# ABD-Türkiye Vergi Planlaması ve Gelir Transferi

# ABD-Türkiye Vergi Planlaması ve Gelir Transferi

## 1\. Vergi Yükümlülükleri

### Türkiye’de Kurulacak Şirketin Vergileri ve Beyanları

Türkiye’de şirket kurduğunuzda tabi olacağınız başlıca vergiler ve bunların oranları ile beyan periyotları şöyle özetlenebilir:

* **Kurumlar Vergisi:** Şirket kârları üzerinden alınır. 2023 itibariyle genel kurumlar vergisi oranı %25’tir. Beyanı yıllık olarak yapılır; takip eden yılın Nisan ayı sonuna kadar yıllık kurumlar vergisi beyannamesi verilir ve vergi ödenir. Ayrıca üçer aylık dönemlerde *geçici vergi* beyannamesi ile karın %25’i oranında peşin vergi ödenir; bu tutarlar yıl sonunda hesaplanan vergiden mahsup edilir.
    
* **Katma Değer Vergisi (KDV):** Mal ve hizmet teslimlerinden alınan dolaylı vergidir. Yönetim danışmanlığı hizmetleri genel itibariyle KDV’ye tabidir. 2023 Temmuz itibariyle genel KDV oranı %18’den **%20**’ye yükseltilmiştir. KDV beyannamesi aylık verilir; ilgili ayı takip eden ayın 28’ine kadar beyanname verilip aynı tarihe kadar ödeme yapılır. *(Not: Türkiye’de yurtdışına verilen ve yurt dışında faydalanılan danışmanlık hizmetleri “hizmet ihracı” kapsamında ise KDV oranı %0 (istisna) uygulanabilir. Bu şart, hizmetin Türkiye’de yararlanılmamış olmasını gerektirir.)*
    
* **Muhtasar (Stopaj) Vergisi:** Şirket, yaptığı bazı ödemeler üzerinden vergi kesintisi (stopaj) yapıp devlete beyanda bulunmakla yükümlüdür. Örneğin çalışanların ücretlerinden gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi, serbest meslek ödemeleri veya kira ödemeleri üzerinden stopaj gibi. Bu kesintiler *Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi (MUHSGK)* ile bildirilir. **Eğer çalışan sayınız 10’dan az ise** üç aylık dönemler halinde, **10 veya daha fazla ise** aylık olarak beyan edilir. Aylık beyanname, takip eden ayın 26’sına kadar verilir ve ödeme aynı süre içinde yapılır.
    
* **Sosyal Güvenlik Primleri:** Şirket çalışan çalıştırırsa SGK primlerini hesaplayıp her ay SGK’ya bildirmek ve ödemek zorundadır. MUHSGK beyannamesi ile prim bildirimi de entegre şekilde yapılır; takip eden ayın 26. günü SGK bildirgesi verilerek aynı ayın son iş gününe kadar prim ödemesi yapılır.
    
* **Damga Vergisi:** Belirli sözleşmeler, kağıtlar ve maaş bordroları gibi belgeler üzerinden alınan vergidir. Örneğin şirketinizde yapılan iş sözleşmeleri, kira kontratları veya maaş bordroları damga vergisine tabidir. Beyannamesi, ilgili belgenin imzalandığı/oluştuğu ayı takip eden ayın 26’sına kadar verilir ve ödeme yapılır. (Aylık bordrolara ait damga vergisi tutarları da genellikle muhtasar beyannamede beyan edilir.)
    

Yukarıdaki vergiler dışında, faaliyet alanınıza göre Özel Tüketim Vergisi, Konaklama Vergisi gibi sektörel vergiler genelde **yönetim danışmanlığı** işi için söz konusu değildir. Ancak şirketinize ait araç varsa Motorlu Taşıtlar Vergisi, belediyeye ödenen çevre-temizlik vergisi gibi diğer yükümlülükler olabileceğini de unutmayın. Tüm beyanların zamanında yapılması, aksi halde usulsüzlük cezaları çıkabileceğini hatırlatalım.

### ABD’de Elde Edilen Kazançların Türkiye’de Vergilendirilmesi

Şirket ortakları olarak Türkiye’de yerleşik olduğunuz için **tam mükellef** statüsündesiniz. Türk mevzuatına göre tam mükellef gerçek kişiler, dünyanın her yerindeki kazançlarını Türkiye’de beyan etmek zorundadır. Dolayısıyla ABD’de elde edeceğiniz kazançlar da (hangi ülkede vergilendirilmiş olursa olsun) Türkiye’de ilgili beyannameye dahil edilir. Ancak, **Türkiye-ABD Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması** sayesinde aynı kazanç hem ABD’de hem Türkiye’de iki kez vergilendirilmez. Anlaşmanın getirdiği başlıca avantajlar ve uygulamalar şunlardır:

* **Yabancı Verginin Mahsup Edilmesi:** ABD’de kazancınız üzerinden ödediğiniz gelir veya kurumlar vergisi tutarı, Türkiye’de aynı kazanç üzerinden hesaplanan vergiye mahsup edilebilir (düşülebilir). Bu, Türkiye’de beyanname verirken ABD’de ödediğiniz vergiyi belgeleyerek, Türkiye’de ödenecek vergiden indirmek anlamına gelir. Mahsup sonrası, eğer ABD’de ödediğiniz vergi, Türkiye’de o gelir için hesaplanan vergiden yüksekse, Türkiye’de ilave vergi ödemezsiniz. Örneğin Türkiye’de ticari kazançlar için gelir vergisi oranı %15–%40 aralığında (kademeli) olup, ABD’de ödediğiniz vergi bu aralığa denk ya da daha yüksek ise Türkiye’de fark çıkmaz. ABD’deki vergi daha düşükse, sadece aradaki farkı Türkiye’ye ödemeniz yeterli olur.
    
* **Tekrarlanan Vergilendirmenin Önlenmesi:** Çifte vergilendirme anlaşması, hangi gelir unsurunun hangi ülkede vergileneceğine dair kurallar içerir. Genel olarak bir ülkedeki **işletme kazancı**, diğer ülkede **kalıcı işyeri** (permanent establishment) olmadığı sürece sadece kaynak ülkede vergilenir. Örneğin, Türkiye’deki şirketiniz ABD’de bir ofis veya kalıcı faaliyet göstermiyorsa, sadece Türkiye’de vergi ödersiniz; ABD bu iş kazancına genellikle vergi uygulamaz. Benzer şekilde ABD’de kurulu şirketinizin sadece ABD’de elde ettiği kâra Türkiye doğrudan kurumlar vergisi uygulamaz – vergilendirme ABD’de olur. Türkiye’de vergileme, ancak bu kazanç Türkiye’ye transfer edilirken (örneğin temettü olarak dağıtılırken) devreye girer ki o aşamada da anlaşmanın sağladığı muafiyet ve indirimler kullanılabilir (aşağıda açıklanmıştır).
    
* **İndirimli Stopaj Oranları:** Anlaşma, iki ülke arasındaki temettü (kâr payı), faiz ve lisans geliri gibi ödemelerde stopaj vergisi oranlarını düşürür. Örneğin ABD’de yabancı ortaklara dağıtılan temettüler normalde %30 stopaja tabidir. Türkiye-ABD anlaşması sayesinde bu oran %15 veya %20’ye indirilebilmektedir. **Bir Türk şirketi ABD’deki şirketin en az %10-25 hissesine sahipse** ABD, dağıtılan kârın en fazla %15’ini stopaj olarak kesebilir; diğer durumlarda azami %20 stopaj uygulanır (anlaşma ile sağlanan indirim). Bu sayede kâr transferi sırasında daha az vergi kesintisi olur. Benzer şekilde faiz ve royalty ödemelerinde de karşılıklı olarak indirimli stopaj oranları belirlenmiştir.
    
* **Çifte Vergiden Muaf Karlar:** Türk kurumlar vergisi kanunu, yabancı iştirakten elde edilen kâr paylarına belli şartlarla istisna tanımaktadır. Eğer Türkiye’deki şirketiniz, ABD’de kuracağınız şirketin sermayesinin en az %10’una sahip olur ve bu payı en az 1 yıl elinde tutarsa, ABD’deki şirketten elde edeceği iştirak kazancı (temettü) Türkiye’de kurumlar vergisinden **%100 istisna** olabilir. Bu istisna için ayrıca, ABD’deki şirketin o kârı en az %15 oranında gelir/kurumlar vergisine tabi tutmuş olması ve kazancın ilgili yılın kurumlar vergisi beyanname dönemine kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartları aranır. Şartlar sağlanırsa, ABD’de vergilendirilmiş bir kazanç Türkiye’de ikinci kez kurumlar vergisine tabii olmaz. (Not: 2023’te yapılan bir düzenleme ile, eğer Türk şirketiniz ABD firmasının %50’sinden fazlasına sahipse ve kazanç zamanında transfer edilirse, %15 asgari vergi şartı ve 1 yıl elde tutma şartı aranmaksızın istisnanın %50’sinden yararlanma imkanı da getirilmiştir. Ancak tam muafiyet için klasik şartları sağlamak en avantajlısıdır.)
    

**Özetle,** ABD’deki faaliyetlerinizden elde ettiğiniz kazançlar uygun şekilde bildirildiğinde Türkiye’de mükerrer vergilendirmeye tabi olmayacaktır. Anlaşmadan doğan vergi kredisi haklarını kullanarak ve gerektiğinde istisnaları uygulayarak vergi yükünüzü optimize edebilirsiniz. Bu noktada, her iki ülkenin vergi mevzuatında güncel gelişmeleri takip etmek ve planlamayı bu kurallara göre yapmak önemlidir. Gerek Türkiye gerek ABD tarafında uzman bir mali müşavirden destek almak, karmaşık durumlarda en doğru yolu seçmenize yardımcı olacaktır.

## 2\. Gelir Transferi (ABD’den Türkiye’ye Kazanç Aktarımı)

ABD’de kuracağınız şirkette elde edilen gelirleri Türkiye’ye aktarırken hem yasal prosedürlere uymalı hem de vergisel avantajları doğru şekilde kullanmalısınız. Aşağıda, kâr transferini gerçekleştirmenin yöntemleri ve bu süreçte dikkat etmeniz gereken konular sıralanmıştır:

### Gelir Aktarım Yöntemleri ve Vergisel Sonuçları

* **Temettü (Kâr Payı) Dağıtımı:** En klasik yöntem, ABD’deki şirketin kârını ortaklarına temettü olarak dağıtmasıdır. Eğer Türkiye’de ayrı bir şirketiniz varsa, ABD şirketinin ortağı bu Türk şirket olabilir ya da bireysel olarak siz ortaklar olabilirsiniz. **Vergisel açıdan:**
    
    * *ABD tarafında,* dağıtılan kâr üzerinden Amerikan vergi dairesi stopaj vergisi kesecektir. Anlaşma sayesinde bu **stopaj %15-20 bandına düşebiliyor** (yukarıda belirtildiği gibi). Örneğin, ABD’deki şirketiniz bir yıl sonunda 100 birim kâr dağıtırsa, ABD vergi dairesi anlaşma koşullarına göre en fazla 15 birim vergi kesebilir (aksi halde %30 olacaktı). Bu stopaj, ABD’nin vergisi olarak kesilir.
        
    * *Türkiye tarafında,* eğer temettü alan Türkiye’deki taraf bir şirket ise yukarıda bahsedilen **yurtdışı iştirak kazancı istisnası** devreye girebilir ve bu gelir üzerinden Türkiye’de kurumlar vergisi ödenmeyebilir. Şartlar sağlanmadığı takdirde (örneğin Türk şirketi, ABD şirketinin %10’undan azına sahipse) veya temettü alan kişi **gerçek kişi** ise, alınan kâr payı Türkiye’de beyana tabidir. Türk gerçek kişiler yurt dışından elde ettikleri temettü gelirlerini yıllık gelir vergisi beyannamesi ile bildirir. Türkiye’de beyan sınırını aşan tutarlarda beyanname verilir ve yurtdışı kaynaklı temettü gelirinin vergisi hesaplanır. Ancak, anlaşma uyarınca ABD’de kesilen stopaj bu vergiden mahsup edilecektir. Örneğin, şahıs olarak 100 birim temettünün 15 birimi ABD’de kesildiyse, Türkiye’de bu gelire diyelim ki 20 birim vergi hesaplandıysa, bunun 15 birimi ABD’de ödendiği için burada sadece kalan 5 birimi ödersiniz. Eğer Türkiye’de hesaplanan vergi de 15 birim ise ek ödeme çıkmaz.
        
* **Hizmet Bedeli/Fatura Karşılığı Transfer:** Alternatif bir yöntem, Türkiye’deki şirketinizin ABD’deki şirkete danışmanlık, yönetim hizmeti, pazar araştırması vb. hizmetler faturası kesmesi olabilir. (eğer gerçekten hizmet veriliyor ise )Örneğin ABD’deki şirket, Türkiye’deki şirkete bir proje için danışmanlık ücreti öder. Bu durumda:
    
    * *ABD şirketi,* bu ödemeyi gider yazabilir; ABD açısından bu tutar kârdan düşeceği için orada kâr vergisini azaltır. Genelde ABD, yurt dışına yapılan hizmet ödemelerinde (eğer hizmet ABD dışında verildiyse) stopaj uygulamaz; dolayısıyla doğrudan banka havalesiyle bu ücreti gönderebilirsiniz. (Yine de ABD'deki muhasebeciniz, ödemenin transfer fiyatlandırması kurallarına uygun ve makul bir bedel olmasına dikkat edecektir.)
        
    * *Türkiye şirketi,* bu faturaya istinaden gelir elde etmiş olur. Gelen tutar Türkiye’de şirket kazancına dahil edilip %25 kurumlar vergisine tabi olacaktır (ancak aynı tutar ABD’de gider yazıldığı için toplamda çifte vergilendirme oluşmaz; vergi iki ülke arasında paylaşıldığı gibi düşünülebilir). Eğer bu hizmet Türkiye’den yurt dışına verilen bir danışmanlık ise, *KDV muafiyeti* de mümkün olabilir (hizmet ihracı kapsamında, şartları taşıyorsa %0 KDV). Bu yöntemle kâr transferi, **“hizmet bedeli”** adı altında gerçekleştiğinden, temettü dağıtımından farklı olarak Türkiye’de kurumlar vergisi aşamasında vergilendirilir ancak daha sonra ayrıca temettü stopajı gerektirmez. Dikkat edilmesi gereken, bu işlemlerin **emsallere uygun fiyatlarla (transfer fiyatlandırması kurallarına göre)** yapılması ve gerçek bir hizmetin karşılığı olmasıdır; vergi otoriteleri grup içi bu tür işlemlerde düşük veya yüksek fiyatlamayı örtülü kazanç aktarımı sayabilir. Bu nedenle, yapılan anlaşmaların ve faturaların ticari gerekçelere dayalı olması ve belgelendirilmesi önemlidir.
        
* **Diğer Yöntemler:** ABD’deki şirketten Türkiye’ye gelir getirmek için borç verme (ödünç para), sermaye artırımı yoluyla fon aktarımı, yönetici maaşı ödeme gibi yöntemler de teorik olarak mümkündür. Örneğin, ortaklara maaş/ücret ödenmesi durumunda, ABD’deki şirket bunu gider yazar; Türkiye’deki ortak ise bu ücreti gelir vergisi beyannamesinde ücret geliri olarak beyan eder (çifte vergiyi önleme anlaşması uyarınca yine ABD’de kesilen vergileri mahsup ederek). Ancak yüksek tutarlı ücret ödemeleri, Türkiye’de üst dilim gelir vergisine (%40’a varan) tabi olabileceğinden toplam vergi yükü açısından pek avantajlı olmayabilir. Keza, borç verme yöntemi de transfer fiyatlandırması ve örtülü sermaye hükümlerine takılabilir, dolayısıyla dikkatle planlanmalıdır. En sık kullanılan ve temiz yöntem, yukarıda bahsedilen temettü veya faturalandırma yöntemleridir.
    

### Yasal ve Bankacılık Açısından Dikkat Edilecek Hususlar

Gelir transferini yaparken sadece vergi oranlarına değil, aynı zamanda **belgelendirme** ve **yasal prosedürlere** de uymak gerekiyor:

* **Döviz Transferinde Belgelendirme:** Türkiye’ye yurt dışından yüksek tutarlı para transferleri yapıldığında, bankalar ve ilgili otoriteler paranın kaynağını sorabilirler. Özellikle yurtdışı şirketten gelen havalelerde banka, **işlemin niteliğine dair belge** talep edebilir. Bu durumda, **belgelerinizi önceden hazırlayın:** ABD’deki gelirle ilgili faturalar, kontratlar; ABD’de ödediğiniz vergiye dair IRS makbuzları veya beyanname özetleri; temettü dağıtımı yaptıysanız genel kurul kararı ve dağıtım tablosu; paranın size ait şirketten geldiğini gösteren yazışmalar vb. Tüm bu evrak, gelen paranın meşru bir ticari kazanç olduğunu ve ilgili ülkede vergisinin ödendiğini ispatlamaya yarar. Belgelerin gerektiğinde noter tasdiki ve Türkçe tercümeleri veya Türk konsolosluğu onayı ile sunulması gerekebilir. Özellikle vergi mahsubu talep edecekseniz, ABD’de ödediğiniz verginin belgelenmesi ve Türkiye’de Yeminli Mali Müşavir onay süreçlerine dikkat edin.
    
* **Beyanname ve Kayıt Düzeni:** Yurtdışından transfer edilen kazanç, Türkiye’de ilgili şirketin veya kişilerin kayıtlarına doğru şekilde alınmalıdır. Örneğin, Türkiye’deki şirketinize ABD’den “hizmet geliri” adı altında bir ödeme geldiyse, bunun dayanağı faturayı muhasebe kayıtlarınıza gelir olarak işlemeniz ve ilgili KDV istisnasını uygulamanız gerekir. Temettü olarak geldiyse, bu gelirin şirketin yatırım gelirleri olarak veya gerçek kişi ortakların menkul sermaye iradı olarak doğru beyan edilmesi gerekir. **Her yıl Mart ayında** (gerçek kişiler için) veya Nisan ayında (kurumlar için) verilmesi gereken beyannamelerde, yurtdışı kazançların beyan edilip edilmediğini kontrol edin. Anlaşma kapsamında mahsup yapacaksanız, beyannamede ilgili bölümleri doldurarak ABD’de ödediğiniz vergiyi mahsup etmeyi unutmayın. Yanlış veya eksik beyan, ileride ceza ve faiz riski doğurabilir.
    
* **Yasal Sermaye ve Kar Dağıtım Prosedürleri:** Türkiye’de kurduğunuz şirketin sermaye yapısını ve ABD’deki şirketle ilişkisini doğru kurgulamak, ileride vergisel avantajları kullanabilmeniz açısından önemlidir. Örneğin, eğer mümkünse ABD’deki şirkete Türkiye’deki şirketinizi ortak yapmak (veya tam tersi) vergi planlaması açısından faydalı olabilir. Ancak bu karar, her iki ülkenin vergisel avantajları ve idari maliyetleri değerlendirilerek verilmelidir (örneğin ABD’deki şirketin Türk şirketine bağlı bir iştirak olması, Türkiye’de konsolidasyon gerektirmese de ABD’de yabancı sahiplik raporlamaları getirebilir). Kar dağıtımı yaparken, Türkiye’deki şirket açısından da Genel Kurul kararı almak ve yasal yedek akçe ayırma gibi Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uymak gerekir. Benzer şekilde, ABD’deki şirket kâr dağıttığında da ABD mevzuatına uygun onaylar alınmalıdır.
    
* **Bankacılık Kuralları:** Uluslararası para transferlerinde, özellikle Türkiye’de döviz transferlerine ilişkin kısıtlamalar olabileceğini aklınızda bulundurun. Güncel olarak, şirketlerin yurtdışından döviz getirmesine dair bir engel yoktur; hatta ihracat geliri sayılan hizmet dövizlerinin ülkeye getirilmesi teşvik edilir. Ancak, TCMB’nin bazı döviz gelirlerinin belirli bir kısmının Türk Lirası’na çevrilmesi yönünde tebliğleri olabiliyor. Bu nedenle, yüklü miktarda döviz geldiğinde bankanız sizi bilgilendirecektir; gerekirse döviz bozdurma yükümlülüklerini ve buna dair süreleri öğrenin. Ayrıca, transfer sırasında açıklama kısmına **doğru açıklamayı** yazmaya özen gösterin (örneğin “2025/Q4 danışmanlık hizmet bedeli” veya “2025 kar payı transferi” gibi). Bu, ileride olası bir incelemede işlemin ne olduğunun anlaşılmasını kolaylaştırır.
    

Sonuç olarak, **ABD ile Türkiye arasında iş yapan bir danışmanlık firması** olarak kurgu aşamasında vergi ve finansal yapınızı doğru planlamanız kritik önemdedir. Türkiye’de şirket kuruluşunda gereken vergisel yükümlülükleri baştan öğrenip takvimine uygun hareket etmek, ileride ceza riskini önler. ABD’de elde edilen kazançları Türkiye’ye getirirken ise hem iki ülkenin çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasının avantajlarından yararlanarak çifte vergiyi sıfırlamaya/mİnimİze etmeye çalışmalı, hem de yasal belgelendirme ve transfer süreçlerini eksiksiz yerine getirmelisiniz.

Bu konularda güncel uzman danışmanlık almak, şirketinizin her iki ülkede de vergi uyumunu sağlamasına ve avantajlı uygulamalardan yararlanmasına yardımcı olacaktır.

Soru ve Danışmanlık Talepleriniz için bize ulaşabilirsiniz.

info@ozmconsultancy.com

![](https://cdn.hashnode.com/res/hashnode/image/upload/v1752746722359/306dbb36-bd2c-4342-bec7-03142ce5fd45.png align="center")
