Skip to main content

Command Palette

Search for a command to run...

Türkiye’de Oyun Şirketleri İçin Vergilendirme ve Devlet Teşvikleri – Kapsamlı Rehber

Türkiye’de Oyun Şirketleri İçin Vergilendirme ve Devlet Teşvikleri – Kapsamlı Rehber

Updated
36 min read
Türkiye’de Oyun Şirketleri İçin Vergilendirme ve Devlet Teşvikleri – Kapsamlı Rehber
M
I’m Evren ozmen, a CPA based in Istanbul, advising remote workers, freelancers, and international founders on Turkish tax and cross-border structuring. I focus on practical tax strategies around: 100% service export income deduction Tax residency in Turkey Company formation for foreigners Remote work and international income I break down complex tax rules into clear, actionable guidance — without losing the legal and compliance reality behind them. info@ozmconsultancy.com 🇹🇷 Türkiye genelinde; yazılım ve dijital ürün geliştiren şirketler, yurt dışına uzaktan hizmet sunan profesyoneller, Teknopark firmaları, oyun stüdyoları ve mobil uygulama şirketlerine Türkçe ve İngilizce mali ve vergisel danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. 📘 Insights & Publications: https://medium.com/@evrenozmen 📩 For Online Tax Advisory & Accounting Services/Danışmanlık-Mali Müşavirlik Hizmetleri: info@ozmconsultancy.com

Türkiye’de Oyun Şirketleri İçin Vergilendirme ve Devlet Teşvikleri – Kapsamlı Rehber

1. Oyun Şirketleri için Kurumlar Vergisi, KDV ve Gelir Vergisi Yükümlülükleri

Oyun sektöründe faaliyet gösteren şirketler, diğer tüm şirketler gibi kazançları üzerinden Kurumlar Vergisi öderler. 2025 yılı itibarıyla genel kurumlar vergisi oranı %25’tir (finans sektörü için %30). Oyun şirketleri de yıllık net kârları üzerinden bu oranda vergiye tabidir.

Ancak ihracat yapan bilişim şirketlerine 5 puanlık indirim uygulanarak efektif oran %20’ye düşebilmektedir. Özellikle yurt dışına oyun, yazılım satan firmaların kazançlarına %80’e varan istisna tanınması (aşağıda detaylı) sayesinde, efektif vergi oranı %4–5 gibi oldukça düşük seviyelere inebilmektedir.

Kurumlar vergisi beyannamesi her yılın Nisan ayında verilir ve kazançların tamamı üzerinden tek beyan yapılır. Geçici vergi dönemlerinde üç aylık kazançlar üzerinden peşin ödemeler yapılıp yıl sonunda mahsup edilir.

Katma Değer Vergisi (KDV), oyun satışları ve hizmetleri için önemli bir yükümlülüktür. Türkiye içinde kullanıcılara satılan oyun, uygulama veya dijital içerikler genellikle %20 oranında KDV’ye tabidir.

Oyun şirketleri, Türkiye’de gerçekleştirdikleri satışlar için fatura düzenleyip %20 KDV hesaplamak ve beyan ederek ödemek zorundadır. Öte yandan, hizmet ihracı kapsamında değerlendirilebilecek satışlar KDV’den istisna tutulabilir. KDV Kanunu’na göre yurt dışındaki müşteriler için yapılan ve hizmetten yurt dışında faydalanılan hizmetler KDV’den muaftır.

Bu bağlamda, bir Türk oyun şirketinin oyununu yurt dışındaki oyunculara satması veya yabancı bir yayıncıya hizmet sunması durumunda, fatura yurt dışındaki müşteri adına düzenlenir ve bu satış “hizmet ihracı” sayılıyorsa %0 KDV ile işlem yapılabilir.

Örneğin, bir mobil oyun uygulamasının yabancı kullanıcılarca indirilip kullanılması sonucu elde edilen gelir, gerekli koşullar sağlanırsa KDV’ye tabi olmayabilir. Buna karşılık, Türkiye’deki kullanıcılardan elde edilen gelirlerde KDV uygulaması zorunludur.

Dijital platformlar (App Store, Google Play, Steam vb.) Türkiye’deki tüketicilere satış yaparken genellikle KDV’yi fiyatlara dahil ederek tahsil eder ve vergi dairesine iletir; geliştiricilere ödenen paylar ise KDV’siz olarak yurt dışı gelir kabul edilir.

Gelir vergisi açısından ise, şirket ortakları ve çalışanlar bakımından yükümlülükler söz konusudur.

Sermaye şirketi (A.Ş. veya Ltd.) yapısındaki oyun firmaları kurumlar vergisi öder; ortakların kâr payı alması durumunda ayrıca stopaj yoluyla temettü vergisi söz konusudur.

Eğer oyun geliştiricisi kişi, şahıs şirketi olarak faaliyet gösteriyorsa elde ettiği kazanç Gelir Vergisi dilimlerine göre vergilendirilir (yıllık kazanca göre %15–40 arası kademeli oranlar). Şahıs firmaları kurumlar vergisi ödemez, bunun yerine ticari kazançlarını beyan ederek gelir vergisi öderler.

Genç girişimci teşviki kapsamında ilk defa iş kuran ve 29 yaş altı girişimciler, üç yıl boyunca yılda belirli bir tutara (2025 için 330.000 TL) kadar gelir vergisinden muafiyet alabilirler.

Buna ek olarak, oyun şirketleri çalışanlarının ücretlerinden kanunen gelir vergisi stopajı yapıp muhtasar beyanname ile bildirmek zorundadır. Ancak teknolojik geliştirme bölgeleri veya AR-GE merkezlerinde çalışan personelin ücretlerinde gelir vergisi stopaj teşviki olabildiği için (aşağıda detaylı açıkladım) birçok durumda oyun şirketlerinin çalışan maaşlarından vergi kesintisi yükü azalır.

Özetle, oyun şirketleri genel vergi yükümlülükleri bakımından diğer şirketlerle benzer olsa da, bilişim ve ihracat odaklı olmaları nedeniyle özel vergi indirim ve istisnalarından yararlanma imkânına sahiptirler.

Örnek: Türkiye’de kurulu bir oyun geliştirme anonim şirketi, 2025 yılında 2 milyon TL kâr elde ettiğinde normalde 500 bin TL kurumlar vergisi ödeyecektir (%25 oranıyla).

Ancak bu kârın tamamı yurt dışına satılan mobil oyun gelirlerinden geliyorsa, şirket %80 kazanç istisnası uygulayarak kazancın sadece 400 bin TL’lik kısmını beyan edebilir. Ayrıca ihracatçı olduğu için bu kısmına %20 kurumlar vergisi oranı uygulanır. Sonuçta ödeyeceği vergi 400k * %20 = 80 bin TL olur. İstisna olmasaydı 500 bin TL vergi ödeyecekken teşviklerle vergi yükü %84 daha az gerçekleşmiştir.

Benzer şekilde, sadece yurt dışına oyun satan bir şahıs şirketi, genç girişimci ise yıllık 330 bin TL’ye kadar kazançta hiç gelir vergisi ödemez ve üzerindeki kazanç için artan oranlı vergi öder.

2. Mobil Uygulama, Steam, Uygulama İçi Satışlar, Reklam ve Abonelik Gelirlerinin Vergilendirilmesi

Oyun şirketlerinin farklı platform ve yöntemlerle elde ettikleri gelirlerin vergilendirmesi, gelir türüne ve kaynağına göre değişebilmektedir. Mobil uygulama gelirleri (örneğin App Store veya Google Play üzerinden oyun satışı) genellikle uygulama marketleri aracılığıyla elde edildiğinden, Apple/Google gibi platformlar Türkiye’deki satışlarda KDV’yi nihai kullanıcıdan tahsil edip yerel vergiye tabii tutarlar. Geliştiriciye aktarılan pay ise platform komisyonu düşüldükten sonra gelir olarak yurt dışından elde edilir. Bu durumda oyun firması, Apple/Google İrlanda gibi yurt dışı mukimi firmadan hizmet bedeli aldığı için kendi payına KDV uygulamaz (hizmet ihracı sayılır).

Steam gibi uluslararası oyun dağıtım platformlarında da benzer bir yapı vardır: Türk oyun geliştirici, oyununun satışından elde ettiği geliri Steam’den döviz olarak alır ve Steam genellikle ilgili ülkelerin KDV’sini son kullanıcıdan tahsil eder. Geliştirici, Steam’e fatura keserken alıcı yurt dışı olduğu için KDV hesaplamaz. Bu gelirler kurum kazancına dahil edilip kurumlar vergisine tabi tutulurken, yukarıda belirtilen ihracat kazanç istisnalarından yararlanabilir (Steam gelirleri yazılım geliştirme olarak değerlendirilip %80 kurumlar vergisi istisnasına konu olur)

Nitekim Gelir İdaresi’nin özelge kararlarında, uygulama marketleri üzerinden elde edilen abonelik ve satış gelirlerinin yazılım ihracı kapsamında değerlendirildiği örnekler bulunmaktadır; dolayısıyla Teknopark içindeki bir şirkette üretilip satılan mobil oyunların uygulama içi satış gelirleri dahi yazılım geliri sayılıp vergiden muaf tutulabilmektedir.

Uygulama içi satışlar (in-app purchases) da benzer şekilde değerlendirilir. Eğer satış Türkiye’deki kullanıcılara yapılıyorsa %20 KDV içerir ve şirket için yurtiçi gelirdir. Ancak satış platform tarafından yapılıp şirkete pay veriliyorsa, şirket payı yurt dışı hizmet bedeli niteliğinde olabilir. Örneğin, bir mobil oyundaki oyun içi eşya satışından geliştiriciye düşen tutar, Google Play’in İrlanda’daki şirketinden transfer ediliyorsa, geliştirici bunu yurt dışı satışı olarak kabul edebilir. Bu durumda geliştirici kendi gelirinde KDV hesaplamaz ve faturayı yurt dışındaki aracı firma adına keser. Gelir vergisi/kurumlar vergisi açısından ise in-app satış gelirleri ticari kazancın parçasıdır ve genel esaslara göre beyan edilir. Eğer gelirler ağırlıklı yurtdışından geliyorsa, kurumlar vergisi indirimleri (5 puan indirim, %80 istisna gibi) burada da geçerli olacaktır.

Reklam gelirleri, örneğin bir mobil oyunda Google AdMob veya Unity Ads gibi reklam ağlarından kazanılan gelirler, çoğunlukla yurt dışındaki reklam şirketlerinden döviz olarak elde edilir. Bu durumda Türk oyun şirketi, uygulamasında gösterdiği reklamlar karşılığında Google gibi bir yabancı firmadan ödeme almaktadır. Bu hizmet, yabancı firmaya Türkiye’den sunulan bir reklam yayınlama hizmeti olarak yorumlanabilir. Eğer reklamlar ağırlıklı yabancı kullanıcılara yönelikse, bu da bir tür hizmet ihracı sayılabilir ve KDV’siz faturalandırma yapılabilir. Gelir İdaresi, yurt dışı pazara yönelik reklam hizmetleri için Türkiye’de KDV ve stopaj uygulanmayabileceğine dair özelgeler vermiştir. Yani oyununu yurt dışı kullanıcılara ulaştırmak için Facebook/Google gibi kanallarda yurt dışına reklam veren bir firma, bu reklam harcamaları için Türkiye’de KDV2 veya %15 stopaj ödemez (reklam hizmeti yurt dışına verildiği için). Ancak oyun içi reklam geliri elde eden şirket açısından, bu gelirler yazılım ihracı kapsamında değerlendirilmemekte ve normal ticari kazanç sayılmaktadır. Dolayısıyla Google’dan alınan reklam gelirlerinde %80 kurumlar vergisi istisnası uygulanamaz; yalnızca ihracat indirimi (5 puan) varsa genel ihracat geliri olarak %20 oranından yararlanır. Reklam gelirleri de kurum kazancına dahil edilip kurumlar vergisine tabi olacaktır.

Abonelik gelirleri, özellikle oyun şirketlerinin sunduğu premium üyelikler veya oyun içi abonelik modellerinden elde ettiği gelirleri ifade eder. Eğer abonelik satışı doğrudan Türkiye’de yapılıyorsa TL cinsinden KDV’li faturalandırma yapılmalıdır. Ancak pratikte çoğu oyun içi abonelik, App Store/Play Store veya oyun platformları üzerinden gerçekleşir. Bu platformlar aracılığıyla yurt dışından elde edilen abonelik gelirleri, yine yazılım lisans/abonman satışı olarak değerlendirilebilir. Nitekim Gelir İdaresi’nin bazı özelgelerinde, mobil oyunların abonelik gelirlerinin yazılım satışı olduğu ve Teknopark kapsamında elde edilmişse istisna olduğu yönünde değerlendirmeler görülmüştür. Yani bir oyun Teknopark’ta geliştirilmişse ve uygulama içi abonelik geliri elde ediyorsa, bu gelir Teknopark kurumlar vergisi muafiyeti kapsamında olabilmektedir. Teknopark dışında geliştirilip yurt dışına satılan abonelikler de yazılım ihracı sayılıp %80 kurumlar vergisi istisnasından yararlanabilir. Abonelik gelirlerinin sürekliliği, vergisel açıdan her fatura döneminde hizmet ihracı şartlarının sağlanıp sağlanmadığına bakmayı gerektirir; hizmetten yurt dışında yararlanılması koşulu önemlidir. Türkiye’de yerleşik abonelerden elde edilen gelirlerde ise oyun şirketi KDV dahil fatura keser ve bu gelir normal kurum kazancına eklenir.

Özetle: Mobil oyun satışları, Steam gelirleri, oyun içi satışlar, reklam ve abonelik gelirleri gibi farklı kalemlerin vergilendirilmesi temelde şu prensiplere dayanır: Türkiye’deki son kullanıcıya dönük olanlar KDV’li ve yurtiçi kazanç kabul edilir; yabancı kullanıcıya/firmaya yönelik olanlar ise hizmet ihracı sayılıp KDV’den muaf tutulabilir. Platformların kestiği komisyonlar, geliştirici açısından gider kalemidir. Bu komisyonlar için Ticaret Bakanlığı’nın sağladığı destekler (örneğin komisyon iadesi teşviki) de bulunmaktadır (bölüm 4’de ele alınmıştır). Ayrıca Türkiye’deki oyun şirketleri, yabancı platformlara ödedikleri reklam bedelleri için bir dönem %15 stopaj uygulamasıyla karşılaşıyordu; ancak eğer reklam yurt dışı tanıtım amaçlıysa bu stopaj uygulanmamaktadır. Tüm bu gelirlerin neticesinde elde edilen kâr, kurumlar vergisine tabi olur ancak yazılım ihracı veya Teknopark muafiyeti gibi avantajlar bu kârın büyük kısmını vergi dışı bırakabilir.

Örnek: Bir mobil oyun geliştiren şirket düşünelim; oyun içi reklam ve satış gelirlerinden yıl boyunca 5 milyon TL elde etmiş olsun. Bunun %60’ı (3 milyon TL) yabancı kullanıcıların reklam ve satın alımlarından, %40’ı (2 milyon TL) Türkiye içindeki kullanıcılarından geliyor. Yabancı kısımdan gelen 3 milyon TL için şirket, Google/Apple’dan döviz olarak ödeme almış ve hizmet ihracı kapsamında KDV uygulamamıştır. Kalan 2 milyon TL için ise Türkiye’deki kullanıcılara KDV dahil satış yapılmış, bu tutar üzerinden ~305 bin TL KDV devlete beyan edilmiştir. Firmanın giderleri 2 milyon TL olsun. Teknopark dışında faaliyet gösterdiğini varsayalım: Yurt dışı gelir kısmı yazılım ihracı sayıldığı için 3 milyon – ilgili gider payı kazancının %80’i kurum matrahından indirilebilecektir. Diyelim ki toplam 3 milyon gelir – 1.2 milyon gider = 1.8 milyon TL kâr bu kısımdan geldi, bunun %80’i yani 1.44 milyon TL’si istisna edilir; 0.36 milyon TL’si vergi matrahına girer. Türkiye içi satışlardan 2 milyon – 0.8 milyon gider = 1.2 milyon TL kâr elde edildi, bu tam vergiye tabi. Toplam vergiye tabi kazanç 0.36 + 1.2 = 1.56 milyon TL olur. %25 kurumlar vergisi ile 390 bin TL vergi hesaplanır. Eğer şirket ihracatçı indirimine de hak kazanıyorsa, yurt dışı kazanç kısmına %20 oran uygulanıp vergi bir miktar daha düşebilir. Örneğimizde 0.36 milyon TL’ye %20 (diğerine %25) uygulandığında vergi ~378 bin TL’ye düşer. Bu senaryoda şirket, teşvikler sayesinde yaklaşık 200 bin TL daha az vergi ödemiş olacaktır.

3. Teknopark, AR-GE Merkezleri, Serbest Bölgeler: Vergi Avantajları ve Destekler

Türkiye’de teknoloji geliştirme bölgeleri (Teknoparklar), şirketlere önemli vergisel avantajlar sunar. 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında, bir Teknopark içinde faaliyet gösteren oyun şirketleri gerek kurumlar vergisi gerek gelir vergisi açısından muafiyetlerden yararlanabilir. Özellikle yazılım geliştirme ve AR-GE faaliyeti yürüten firmaların, bölgedeki bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar 31.12.2028 tarihine kadar kurumlar vergisinden istisnadır. Yani oyun yazılımı geliştiren bir firma Teknopark bünyesinde yalnızca bu bölgedeki projelerden gelir elde ediyorsa, bu kazançlardan dolayı %0 kurumlar vergisi öder. Bu muafiyet, yönetici şirketlerin kazançlarını da kapsar. Teknopark istisnasının kapsamı, münhasıran bölge içinde üretilen yazılım ve AR-GE’ye dayalı ürünlerin satışından elde edilen kazançlarla sınırlıdır; bölge dışı faaliyetlerden kazanç elde edilirse bunlar ayrı tutulur.

Teknoparklarda sağlanan bir diğer büyük avantaj, personel ücretlerindeki gelir vergisi muafiyetidir. Bölgede çalışan AR-GE, yazılım ve tasarım personelinin bu görevleriyle ilgili ücretleri 31.12.2028’e kadar her türlü vergiden müstesnadır. Yani oyun geliştiren mühendis, tasarımcı gibi personelin maaşlarından gelir vergisi kesilmez; bu teşvik muhtasar beyanname üzerinde hesaplanan vergiden indirilerek uygulanır. Teknopark firmaları, çalışanların gelir vergisini beyanname üzerinden hesaplayıp “istisna” olarak gösterir ve fiilen ödemez. Ayrıca 2022’de yapılan düzenlemeyle, Teknopark bünyesinde vergi istisnası kazancı 1 milyon TL’yi aşan firmalara, bu kazançlarının %2’sini girişim sermayesi fonlarına aktarma şartı getirilmiştir – böylece ekosisteme yatırım teşviki amaçlanmıştır.

KDV muafiyeti de Teknopark avantajları arasındadır. Kanuna göre, bölgede üretilen sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel yazılımlar, internet ve mobil uygulama yazılımları ile askeri yazılımların satışları KDV’den istisna edilmiştir. Yani Teknopark şirketlerinin geliştirdiği oyun yazılımlarının teslimi durumunda KDV hesaplanmayabilir (özellikle yurt dışı müşterilere satışta zaten hizmet ihracı olarak KDV yoktu, Teknopark KDV muafiyeti iç pazara yönelik belirli yazılım türlerini de kapsamaktadır). Örneğin, bir Teknopark şirketi Türkiye’de bir kuruma özel oyun yazılımı lisansı sattığında normalde %20 KDV kesmesi gerekirdi; ancak geliştirilen ürün Teknopark kapsamında bir yazılım ise bu teslim KDV’den müstesna olabilir.

AR-GE Merkezleri (5746 sayılı Kanun kapsamındaki) de oyun şirketleri için cazip teşvikler içerir. Bir şirket, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı bir AR-GE merkezi kurduğunda, AR-GE harcamaları üzerinden “AR-GE indirimi” adıyla ek vergi avantajı kazanır. AR-GE indirimi, merkezde yapılan AR-GE harcamalarının %100’ünün (bazı durumlarda %150’ye kadar) kurum kazancından indirilmesine imkân tanır. Yani şirket, AR-GE’ye harcadığı tutarı mali kârından düşmenin yanı sıra bir o kadar daha indirim konusu yapabilir, böylece vergi matrahı ciddi oranda azalır. Bu uygulamanın süresi 31.12.2028’e kadar uzatılmıştır. Ayrıca AR-GE merkezlerinde çalışan personelin gelir vergisi stopaj teşviki vardır: Doktora dereceli personelin ücretlerinin %95’i, yüksek lisanslıların %90’ı, diğer AR-GE personelinin %80’i gelir vergisinden muaftır (bu vergiler hesaplanıp beyan edilir ancak terkin edilir). 2025’te yapılan değişiklikle, bu teşvik uygulaması aylık brüt asgari ücretin 40 katı maaş tavanına kadar geçerlidir; çok yüksek ücretli personelin yalnızca bu kısma kadarki maaşında teşvik uygulanır. AR-GE merkezi personelinin işveren SGK primi desteği de bulunmaktadır: 5746 sayılı Kanun, AR-GE merkezi ve tasarım merkezi çalışanlarının işveren sigorta primlerinin yarısının 5 yıl süreyle devlet tarafından karşılanmasını öngörür. Ancak AR-GE merkezlerinde bu 5 yıllık süre kişi bazında değil, merkezde çalıştığı sürece geçerli olabilir (teknoparktaki uygulama kişi başına 5 yıl ile sınırlı). Destek personeli (idari, destek işlerinde çalışanlar) sayısının AR-GE personelinin %10’unu geçmemesi kaydıyla, onların ücretleri de gelir vergisi istisnasından yararlanır.

Serbest Bölgeler de (3218 sayılı Kanun kapsamında) oyun şirketlerine bazı avantajlar sunabilir. Serbest Bölgeler, ihracata yönelik üretimi teşvik etmek amacıyla kurulmuş özel alanlardır. Buralarda faaliyet gösteren firmaların, ürettikleri mal ve hizmetlerin en az %85’ini yurt dışına satmaları halinde kazançları kurumlar vergisinden muaf olabilmektedir. Yazılım ve dijital ürün geliştiren şirketler de eğer serbest bölgede faaliyet ruhsatı alırlarsa, ürettikleri oyun yazılımlarını yurt dışına satmak kaydıyla kazançlarına vergi istisnası uygulanabilir. Örneğin, bir serbest bölgede yerleşik oyun firması, geliştirdiği oyunu tamamen ihraç ediyorsa bu satıştan elde ettiği kâra %0 kurumlar vergisi uygulanır. Ayrıca serbest bölgelerde mal ve hizmet teslimleri KDV’den muaftır, gümrük vergisi yoktur ve işlemler damga vergisi gibi harçlardan istisnadır. Bu avantajlar, özellikle fiziksel mal üretiminde belirgin olsa da, yazılım ihracında da operasyonel kolaylık sağlar. Serbest bölgede bulunan şirketlerin çalışanlarına yönelik olarak, 2019’a kadar gelir vergisi muafiyeti imkânı vardı (yazılım, çağrı merkezi gibi hizmet sektörlerinde belirli şartlarla). 2019 sonrasında bu teşvik yeni başvurulara kapanmış olsa da eski hak kazananlar 2025’e dek kullanabildi. Özetle, serbest bölge seçeneği oyun firmaları arasında Teknopark kadar yaygın değil; çünkü Teknoparklar özellikle yazılım sektörüne odaklanmış durumda ve merkezî lokasyonlarda bulunuyorlar. Ancak büyük ölçekli ve ihracata odaklı firmalar için serbest bölge ortamı da değerlendirilebilir.

Teknopark vs. AR-GE Merkezi Karşılaştırması: Teknopark, coğrafi bir bölge bazında vergi muafiyetleri sağlarken, AR-GE merkezi şirket bünyesinde belirli sayıda AR-GE personeliyle her yerde kurulabilir. Teknoparkta %100 vergi muafiyeti (2028’e kadar) ve çalışanlara tam gelir vergisi istisnası varken, AR-GE merkezinde kurumlar vergisi muafiyeti yoktur ancak AR-GE harcamaları için %100-%150 vergi indirimi ve kısmi gelir vergisi-stopaj avantajları vardır. Bir oyun şirketi eğer Teknopark’a girebiliyorsa, doğrudan kazanç muafiyeti nedeniyle genellikle bunu tercih etmektedir. Teknopark dışında kalıp AR-GE merkezi kurmak ise daha çok büyük şirketlerin AR-GE harcamalarını vergiden düşmek istediklerinde kullandıkları bir yöntemdir. Her iki yapıda da SGK prim desteği, damga vergisi istisnası gibi yan avantajlar bulunmaktadır.

Diğer Yapılar: Oyun şirketleri, Tasarım Merkezleri kurarak da (5746 sayılı kanun kapsamında) benzer teşviklerden yararlanabilir. Tasarım merkezi teşvikleri, AR-GE merkezlerine benzer şekilde gelir vergisi stopajı, SGK primi ve tasarım harcamaları için vergi indirimini içerir ve 2028’e kadar uzatılmıştır. Eğer bir oyun şirketinin faaliyeti daha çok oyun tasarımı, animasyon, grafik gibi AR-GE kapsamına girmeyen alanlardaysa, tasarım merkezi olarak onay alıp benzer vergi avantajlarını kullanabilir.

Sonuç olarak, Teknopark, AR-GE merkezi veya serbest bölge gibi yapılar, oyun firmalarının vergi yükünü önemli ölçüde azaltmaktadır. Türkiye, teknopark ve AR-GE teşvikleri sayesinde oyun sektörü şirketlerine neredeyse “vergi cenneti” sayılabilecek imkânlar sunmaktadır. Nitekim başarıya ulaşmış birçok Türk oyun şirketi başlangıçta Teknopark içinde kurulmuş veya bu teşviklerden yararlanmıştır. Bu sayede kazançlarının büyük bölümünü tekrar şirkete yatırım yapabilmiş, hızlı büyüme kaydetmişlerdir.

Tablo: Teknopark vs. AR-GE Merkezi Teşvikleri

Teşvik KapsamıTeknopark İçi ŞirketBakanlık Onaylı AR-GE Merkezi
Kurumlar Vergisi%100 muafiyet (31.12.2028’e kadar) – Sadece bölgedeki AR-GE/yazılım kazançlarına uygulanır.Muafiyet yok; ancak AR-GE harcamaları tutarında %100 ek vergi indirimi (matrah düşülür). Kazanç %80 istisna (yazılım ihracı) + ihracat indirimi varsa efektif vergi çok düşebilir.
Gelir Vergisi Stopajı%100 istisna – AR-GE, yazılım ve destek personeli ücretlerinde 2028 sonuna kadar gelir vergisi alınmaz.Doktora %95, Y.lisans %90, diğer %80 istisna – personele göre değişen oranlarda stopaj teşviki uygulanır. (2025 itibarıyla aylık brüt ücretin 40x asgari ücreti aşan kısmına teşvik yok
SGK İşveren Primi%50 muafiyet – Hazine, AR-GE personelinin işveren priminin yarısını 5 yıl öder. Destek personeli de AR-GE personelinin %10’una kadar dâhil.%50 muafiyet – 5746 sayılı Kanun gereği AR-GE (ve tasarım) personelinin işveren priminin yarısı Hazinece karşılanır (genellikle kişi bazında 5 yıl).
KDVYazılım ve AR-GE proje teslimleri KDV istisnası (2028’e kadar). Yurt dışı satışlar zaten %0 (hizmet ihracı) idi.KDV teşviki doğrudan yok; ancak yurt dışı hizmet satışları genel hüküm gereği %0 KDV (ihracat) uygulanabilir. AR-GE projeleri için yapılan ithal girdiler KDV ve gümrük vergisi istisnalı olabilir (Teknopark ile benzer).
DiğerGümrük vergisi, damga vergisi muafiyeti (AR-GE projelerine dair işlemlerde). Akademik personel çalıştırma kolaylıkları vb.Damga vergisi istisnası (AR-GE projelerine ilişkin sözleşmelerde). Ar-Ge harcama artışına göre ilave vergi indirimi (%50 oranında artan harcama için) imkânı.

4. TÜBİTAK, KOSGEB, Bakanlık Hibeleri ve Teşvik Programları

Türkiye’de oyun sektörü, sadece vergisel teşviklerle değil, aynı zamanda çeşitli kurumlar tarafından sağlanan hibe ve destek programları ile de desteklenmektedir. Bu bölümde TÜBİTAK, KOSGEB, Ticaret Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı gibi kurumlardan oyun şirketlerinin yararlanabileceği başlıca programlar ele alınmıştır.

TÜBİTAK Destekleri: Teknoloji ve yenilik odaklı projeleri destekleyen TÜBİTAK, oyun geliştiren şirketler için de önemli hibe programları sunmaktadır. Özellikle TEYDEB (Teknoloji ve Yenilik Destek Programları) kapsamında iki ana program öne çıkar: 1507 – KOBİ AR-GE Başlangıç Destek Programı ve 1501 – Sanayi AR-GE Destek Programı. TÜBİTAK 1507, KOBİ statüsündeki şirketlerin Ar-Ge projelerine %75’e varan hibe desteği verir. 2024 itibarıyla 1507 programında proje başına bütçe üst sınırı 3.000.000 TL olup destek oranı genel olarak %75’tir (hibe, geri ödemesiz). Bu program özellikle küçük ve orta ölçekli oyun stüdyolarının yeni oyun teknolojileri geliştirme projelerini finanse etmek için uygundur. 1501 programı ise büyük ölçekli şirketler dâhil tüm firmalara açık olup proje bütçesi için üst limit yoktur; destek oranı genellikle %60 civarındadır (firma ölçeğine göre değişebilir). TÜBİTAK, oyun sektörü projelerini öncelikli alanlar listesine almış durumdadır ve TEYDEB çerçevesinde yazılım, dijital oyun, oyun motoru geliştirme gibi konular desteklenmektedir. Örneğin, bir oyun firmasının yeni bir oyun motoru ya da yapay zekâ tabanlı bir oyun geliştirme projesi, TÜBİTAK’a sunularak milyonlarca TL hibe alabilir. TÜBİTAK bu kapsamdaki projelerde personel giderleri, donanım/yazılım alımları, malzeme, danışmanlık, seyahat gibi geniş yelpazedeki masrafları uygun bulmakta ve desteklemektedir. Ayrıca TÜBİTAK desteğiyle yürütülen bir proje, 5746 sayılı AR-GE Kanunu kapsamına girdiğinden, şirket proje süresince AR-GE merkezi olmasa bile vergi teşviklerinden faydalanabilmektedir.

TÜBİTAK’ın bir diğer kritik programı, startup aşamasındaki girişimcilere yönelik 1512 – BİGG (Bireysel Genç Girişimci) Programıdır. Bu program, yenilikçi iş fikri olan girişimcilere şirket kurmaları şartıyla sermaye desteği sağlar. Son yıllarda 1512 programı kapsamında verilen hibe tutarı 450.000 TL’ye çıkarılmıştır (önceki yıllarda 200.000 TL idi). Oyun sektörü de bu programdan önemli fayda sağlamıştır; zira pek çok oyun girişimi, BİGG desteğiyle ilk sermayesini edinip şirketleşmiştir. TÜBİTAK 1512 kapsamında üniversiteler ve kuluçka merkezleri aracılığıyla çağrılar açılmakta, oyun geliştirme projeleri de değerlendirilip fonlanabilmektedir. Örneğin, artırılmış gerçeklik kullanan yenilikçi bir mobil oyun fikri, BİGG desteği alarak ticarileşme imkânı bulabilir. TÜBİTAK ayrıca dönemsel olarak Siparişe Dayalı AR-GE (Sanayi PhD Programı) veya sektörel çağrılar açarak (örneğin “Dijital Oyunlar” başlıklı özel çağrılar) oyun sektörüne özel destekler verebilmektedir.

KOSGEB Destekleri: KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme İdaresi), KOBİ statüsündeki oyun şirketlerine hem kuruluş aşamasında hem de büyüme aşamasında çeşitli destek programları sunar. En dikkat çekici KOSGEB desteği, Girişimcilik Destek Programı kapsamındaki hibeleridir. Bu program Yeni Girişimci Desteği ve İleri Girişimci Desteği olarak ikiye ayrılmıştır. Oyun sektörü, “Bilgi ve İletişim Teknolojileri” kategorisinde orta-yüksek teknoloji alanı olarak değerlendirildiği için genelde İleri Girişimci kategorisine girer. İleri Girişimci Desteği kapsamında, 2025 itibarıyla toplam 375.000 TL’ye kadar hibe alınabilmektedir. Bu hibenin kalemleri; 10.000 TL kuruluş desteği, performansa dayalı 20–40 bin TL, makine-teçhizat alımı için 150.000 TL’ye kadar ve danışmanlık/mentorluk için 10.000 TL’ye kadar şeklinde dağıtılmaktadır. Örneğin, bir oyun stüdyosu kuran girişimci, şirket kuruluş masrafları için 10 bin TL, oyun geliştirme için gereken bilgisayar/donanım alımı için 150 bin TL, belirli ciro hedeflerini tutturursa ekstra 20-40 bin TL ve eğitim danışmanlık için 10 bin TL hibe alabilir. Bu destekten yararlanmak için girişimcinin KOSGEB onaylı eğitimi tamamlamış olması, iş planı sunması ve sektörünün desteklenen listede (oyun yazılımı destekleniyor) olması gerekir. İleri Girişimci Desteği tamamen geri ödemesizdir ve destek oranı %75’tir; eğer alınan makine-teçhizat yerli malı ise +%15 destek oranı eklenir.

KOSGEB’in AR-GE, Ür-Ge ve İnovasyon Programı kapsamında da oyun şirketleri proje bazlı hibe alabilir. Bu program, işletmelerin yeni ürün veya teknoloji geliştirme projelerine genelde 300.000 TL civarında hibe, 700.000 TL’ye kadar faizsiz kredi şeklinde destek sunmaktadır (rakamlar yıldan yıla güncellenir). Oyun geliştirme, yazılım inovasyonu olduğu için bu kapsama girebilir. Örneğin, bulut tabanlı bir oyun platformu geliştiren KOBİ, KOSGEB’e proje sunup AR-GE İnovasyon desteği alabilir. Ayrıca KOSGEB’in Endüstriyel Uygulama Destekleri ve KOBİ TeknoYatırım programları, AR-GE sonucu ortaya çıkan ürünlerin ticarileştirilmesine yönelik destekler sağlar. Oyun şirketleri, eğer özgün bir teknoloji geliştirdilerse bunu ürüne dönüştürürken KOBİ TeknoYatırım desteğine başvurabilir (bu destek yatırım teşvik belgesi benzeri şekilde makine-teçhizat alımına katkı sunar).

KOSGEB’in oyun sektörüne dolaylı yoldan dokunan bir diğer desteği de yurt dışı fuar ve iş gezisi destekleri, nitelikli eleman istihdam desteği gibi genel KOBİ destekleridir. Örneğin, KOSGEB Nitelikli Eleman Desteği ile bir oyun şirketi, yeni istihdam ettiği bilgisayar mühendisi maaşının bir kısmını (belirli bir üst limite kadar, örneğin 50.000 TL) KOSGEB’den geri alabilir. Yurt içi fuar desteği ile oyunla ilgili bir fuara katılım masraflarının 100.000 TL’si kadar kısmı karşılanabilir. Bu tür genel destekler, doğrudan oyun özelinde olmasa da, oyun firmalarının giderlerini azaltmada işe yaramaktadır.

Ticaret Bakanlığı Destekleri (Hizmet İhracatı Teşvikleri): Son yıllarda Ticaret Bakanlığı, özellikle yazılım ve oyun sektörünü hizmet ihracatçısı olarak konumlandırıp çeşitli teşvik mekanizmaları oluşturmuştur. “Türkiye Bilişim Sektörünün Uluslararasılaşması ve E-Turquality (Bilişimin Yıldızları) Programı” kapsamında, oyun geliştiren şirketler de dahil olmak üzere bilişim firmalarına bir dizi destek verilmektedir. Bu destekler 2022’de başlayan ve 2025’te miktarları artırılan kalemler içerir. Başlıca destek unsurları şunlardır:

  • Yurtdışı Birim (ofis) Kira Desteği: Oyun şirketlerinin yurt dışında açtıkları ofislerin kira ve ofis masraflarının %50’si belirli bir üst limite kadar karşılanır (yıllık genelde 120.000 ABD Doları civarı bir üst limit, 5 yıla kadar). Bu sayede örneğin bir Türk oyun firmasının ABD’deki pazarlama ofisinin kira giderinin yarısını devlet öder.

  • Reklam ve Tanıtım Desteği: Yurt dışı pazarlara yönelik yapılan dijital pazarlama, reklam, PR faaliyetlerinin %50-60’ı hibe olarak geri ödenir. 2025 için genel tanıtım harcamalarında yıllık 16 milyon TL’ye kadar destek sağlanmaktadır. Özellikle mobil oyun şirketlerinin Facebook/Google reklamlarına harcadığı bütçelerin yarısını devletten geri alabildiği bir sistem mevcuttur. Bu üst limitler her yıl döviz kuru ve sektör ihtiyaçlarına göre revize edilmektedir.

  • Yurt Dışı Fuar ve Etkinlik Desteği: Oyun şirketlerinin uluslararası oyun fuarlarına (örn. GDC, Gamescom) katılım masrafları (stand ücreti, seyahat, konaklama) %50-70 oranında desteklenir. Bu kapsamda yıllık belli sayıda fuar katılımı için maktu tutarlar belirlenmiştir (örneğin fuar başına 150.000 TL’ye kadar destek).

  • Yurt Dışı Marka Tescil ve Mesai Desteği: Oyun firmasının markasını, oyununun ismini yurt dışında tescil ettirmesi, fikri mülkiyet haklarını koruması için harcadığı danışmanlık ve başvuru masrafları %50 oranında, yıllık 50.000 $’a kadar desteklenir.

  • Personel İstihdam Desteği: Belki de oyun sektörüne en özgün desteklerden biri budur. İhracat yapan oyun/yazılım firmaları, yabancı dil bilen yeni eleman istihdam ederse, bu personelin maaşının %50-60 kadarı devlet tarafından karşılanır. Destek en fazla 2 personel için ve personel başına yıllık ~25.000 $ (yaklaşık 1.37 milyon TL) üst limitlidir. Örneğin, bir oyun stüdyosu global pazara açılmak için İngilizce bilen bir pazarlama uzmanı işe aldığında, bu kişinin brüt ücreti diyelim 20 bin TL/ay ise, bunun 10-12 bin TL’sini devlet karşılar. Bu destek 2 yıl veya 3 yıl süreyle verilebilir.

  • Komisyon Desteği (Dijital Platform Komisyonları): Mobil uygulama veya oyun platformlarının kestiği komisyonların bir kısmı iade edilmektedir. Bakanlık, App Store, Google Play, Steam gibi platformlara ödenen satış komisyonlarının %50’sini geri destek olarak veriyor. 2025 yılı itibarıyla bu kalemde yıllık 16 milyon TL’ye kadar harcama destek kapsamına alınmıştır (örn. bir firma yıl içinde platformlara 20 milyon TL komisyon ödedi, bunun 10 milyona kadarı devletten geri alınabilir). Bu teşvik, oyun geliştiricilerin mağaza komisyon yükünü yarıya indiren çok önemli bir destek unsurudur.

Yukarıdaki desteklerin oranı genelde %50 olmakla birlikte, eğer şirket UR-GE Projesi üyesi ise veya E-Turquality programına seçilmişse bazı kalemlerde %60’a çıkabilir. Tüm bu teşvikler “hibe” şeklindedir, yani şirket önce harcamayı yapar, sonra belgeleyerek Ticaret Bakanlığı’nın sistemine (Destek Yönetim Sistemi – DYS) başvurur ve onay sonrası geri ödeme alır. Oyun sektörü, Türkiye’nin hizmet ihracatı sıralamasında üst sıralarda geldiğinden, bu desteklerden yoğun biçimde yararlanmaktadır. Örneğin, 10 kişilik bir mobil oyun şirketi düşünelim: 2’si istihdam desteği kapsamında, yurtdışına pazarlama için yıllık 1 milyon TL reklam harcadı, 200 bin TL yurtdışı fuar masrafı yaptı, AppStore’a yıl boyunca 3 milyon TL komisyon ödedi. Bu şirket kabaca; 2 personel için 1 milyon TL, reklam için 500 bin TL, fuar için 100 bin TL, komisyon için 1.5 milyon TL destek alarak toplam 3+ milyon TL’yi devlet katkısı olarak geri alabilir. Bu rakamlar ölçeğe göre katlanarak artabilir; büyük oyun şirketleri yıllık milyonlarca dolarlık devlet desteğini bu program sayesinde kasasına koyabilmektedir. Ticaret Bakanlığı ayrıca “Tekno-Hızlandırıcı (Accelerator) Programları” ile oyun girişimlerini yurt dışındaki hızlandırıcı programlara göndermeyi (mentorluk, ofis alanı desteği) ve yurt dışı yatırımcı görüşmelerini de teşvik edebilmektedir.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Destekleri: Oyun sektörüne doğrudan hibe sağlayan başlıca kurumlar TÜBİTAK ve KOSGEB olmakla birlikte, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın bazı programları da sektörü dolaylı olarak destekler. Bunlardan biri, Teknogirişim Sermayesi Desteği idi (5746 sayılı Kanun kapsamındaki). Bu program 2020’lere dek genç girişimcilere 100.000 TL sermaye hibesi veriyordu ve birçok oyun girişimi yararlandı; ancak daha sonra TÜBİTAK 1512 programı ile birleştirildi. Bakanlık ayrıca Cazibe Merkezleri veya Bölgesel Kalkınma Ajansı destekleri ile bazı bölgelerde oyun, yazılım projelerine mali destek verebiliyor. Örneğin bir Doğu Anadolu ilinde oyun geliştirme merkezi kuracak bir şirkete Kalkınma Ajansı %50 hibe verebilir (bunlar dönemsel çağrılarladır). Ayrıca TTGV (Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı) gibi kuruluşlar geçmişte oyun sektörünü de kapsayan AR-GE destek kredileri sunmuştur; güncelde doğrudan hibe pek yoktur.

Özetle, oyun şirketleri için Türkiye’de hibe ve teşvik ekosistemi oldukça çeşitlidir: AR-GE proje bazlı hibeler (TÜBİTAK, KOSGEB), girişimcilik hibeleri (BİGG, KOSGEB), ihracat pazarlama teşvikleri (Ticaret Bakanlığı) ve yatırım destekleri bir arada düşünüldüğünde, doğru başvurularla bir oyun firmasının hem finansman ihtiyacını karşılaması hem de giderlerinin önemli kısmını sübvanse etmesi mümkündür. Bu teşvik programları genellikle birbirini tamamlar niteliktedir – örneğin Teknopark’ta faaliyet gösteren ve TÜBİTAK projesi yürüten bir şirket, aynı anda Ticaret Bakanlığı reklam desteği de alabilir.

Tablo: Oyun Şirketleri için Başlıca Hibe/Teşvik Programları

Kurum & ProgramDestek TürüKapsamı ve Üst Limitler
TÜBİTAK – 1507 KOBİ Ar-Getubitak.gov.trAR-GE Proje Hibe DesteğiKüçük/Orta ölçekli şirketlerin Ar-Ge projelerine %75 hibe. Proje bütçesi en fazla ₺3.000.000, destek tutarı geri ödemesiz. (Oyun yazılımı geliştirme projeleri öncelikli alan kapsamında)
TÜBİTAK – 1501 Sanayi Ar-GeAR-GE Proje Hibe DesteğiOrta-büyük ölçekli şirketler dahil, Ar-Ge projelerine %60–75 hibe. Proje bütçe sınırı yok. (Büyük oyun stüdyolarının teknoloji projeleri için uygun)
TÜBİTAK – 1512 BİGGStart-up Hibe SermayeYenilikçi iş fikri olan girişimcilere ₺450.000 civarı karşılıksız başlangıç sermayesi. Şirket kurulumu şart. (Birçok oyun girişiminin ilk fon kaynağı)
KOSGEB – İleri GirişimciYeni Şirket HibeTeknoloji tabanlı yeni şirketlere ₺375.000’ye kadar hibe. Makine-teçhizat alımı ₺150k, işletme giderleri, performans, danışmanlık vb. kalemleri içerir. (Oyun stüdyosu kuran genç girişimciler faydalanıyor)
KOSGEB – Ar-Ge İnovasyonProje Hibe + KredisiAr-Ge ile ürün geliştirme projesine ~₺300k hibe, ₺500-700k 0-faiz kredi. (Örneğin yeni oyun motoru geliştirme projesi)
Ticaret Bakanlığı – Bilişim İhracat DestekleriPazarlama ve Yurt Dışı Gider HibeYeni İstihdam: 2 personele kadar maaşın %50-60’ı (kişi başı ~₺1,37m/yıl üst limit).
Reklam/Tanıtım: %50-60, yıllık ₺57m’ye kadar harcama için.
Komisyon: Platform kesintilerinin %50’si, yıllık ₺16m harcamaya kadar.
Ofis: Yurt dışı ofis kirası %50, yıllık ~$120k.
Fuar: Stand/seyahat %50-70, fuar başı limitli.
Marka/Patent: Tescil masrafları %50, yıllık $50k.
Sanayi Bakanlığı – Tekno YatırımYatırım Teşvik (Hibe/Kredi)Ar-Ge sonucu ortaya çıkan ürünlerin üretim yatırımları için %30 hibe, kredi faiz desteği vb. (Oyun sektöründe donanım üretimi pek olmadığından sınırlı uygulanır)
Diğer (Kalkınma Ajansları v.b.)Bölgesel Hibe/ÖdülBölgesel proje çağrıları ile oyun ve yazılım projelerine değişken oranlı hibe. (Ör: İstanbul’da yaratıcı endüstriler yarışı ödülleri, Doğu’da teknoloji yatırımı çağrıları)

5. Personel İstihdamında Teşvikler: SGK Prim İndirimi ve Gelir Vergisi Stopaj Destekleri

Oyun şirketlerinin en önemli gider kalemlerinden biri nitelikli personel istihdamıdır. Bu alanda Türkiye’de genel ve sektöre özel birçok teşvik mevcut olup doğru uygulandığında iş gücü maliyetlerini önemli ölçüde azaltabilir.

Sigorta Prim Teşvikleri: Türkiye’de her işletme, çalıştırdığı personel için Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) primlerini (işçi ve işveren payı) öder. Devlet, istihdamı artırmak amacıyla çeşitli prim teşviki programları uygulamaktadır. Genel 5 Puan İndirimi: Tüm düzenli ödemelerini zamanında yapan işverenlere, işveren SGK priminde 5 puanlık indirim (yani %20 yerine %15 ödeme) uygulaması mevcuttur. Bu, tüm sektörleri kapsayan kalıcı bir avantajdır. İlave İstihdam Teşvikleri: Örneğin 4447 sayılı Kanun geçici 19, 21. maddeler gibi düzenlemelerle, işe alınan ek personelin primlerinin belirli süreler devletçe karşılanması sağlanır. Genç, kadın veya mesleki belgesi olan kişilerin ilk 12–18 aylık sigorta primleri İşsizlik Fonu tarafından ödenebilmektedir. Oyun sektörü özelinde olmasa da, 18-29 yaş arası genç yazılım geliştiricilerin istihdamında bu genel teşvik devreye girer ve şirket her personel için aylık 1.500–2.000 TL avantaj sağlar.

Teknopark ve AR-GE Personeli Prim Desteği: Bölüm 3’de bahsedildiği gibi, Teknoparklarda ve 5746 kapsamındaki AR-GE/Tasarım merkezlerinde çalışan AR-GE personelinin işveren SGK priminin %50’si Hazine tarafından karşılanmaktadır. Teknopark için bu destek, kişi bazında 5 yıl süreyle uygulanır; AR-GE merkezinde de benzer şekilde, destekten yararlanılan her bir personel için 5 yıl boyunca işveren priminin yarısı ödenmez. Bu destek “prime esas kazanç üst sınırı” olmaksızın asgari ücret üzerinden hesaplanan tutar kadardır. Örneğin Teknopark’ta görevli bir oyun geliştiricinin aylık brüt ücreti 20.000 TL olsun; bunun yaklaşık 7.500 TL’si işveren SGK prim yüküdür (2025 oranlarıyla). Bu kişinin teşvik kapsamındaki priminin yarısı (3.750 TL) Hazinece karşılanır, işveren sadece kalan 3.750 TL’yi öder. 5 yıl boyunca bu indirim ciddi bir birikim yaratır. Dikkat edilmesi gereken husus, destek personeli sayısının AR-GE personelinin %10’unu aşmamasıdır. Yani 20 Ar-Ge personeli olan bir şirket en fazla 2 kişiyi destek personeli (idari, sekreterya vs.) olarak bu teşvike dahil edebilir.

Gelir Vergisi Stopajı Teşviki: Bu teşvik, özellikle teknoloji geliştirme bölgeleri (Teknoparklar) ile AR-GE ve Tasarım Merkezleri için kritik öneme sahiptir. Normalde işverenler, çalışanlarının ücretinden gelir vergisi kesip (brüt ücretin gelir vergisi dilimlerine göre genelde %15-20’si) devlete yatırırlar. Ancak Teknoparklarda AR-GE ve yazılım personelinin ücretlerinde gelir vergisi stopajı 31.12.2028’e kadar %100 teşvik kapsamındadır. Yani bir oyun yazılımcısının maaşından kesilmesi gereken gelir vergisi, muhtasar beyannamede hesaplanır ama “istisna” olarak gösterilerek devlete ödenmez. Bu sayede çalışan da net ücreti neredeyse brüt maaşı kadar alır (sadece damga vergisi ve SGK işçi kesintisi düşüldükten sonra). AR-GE merkezlerinde ise bu stopaj teşviki oranları eğitim durumuna göre değişir: doktora sahibi personel için verginin %95’i, yüksek lisanslılar için %90’ı, lisans ve altı için %80’i terkin edilir. Örneğin AR-GE merkezindeki bir oyun tasarımcısı mühendis aylık 10.000 TL net ücret alacak şekilde anlaşmış olsun. Normalde bunun brütü ~13.000 TL olup gelir vergisi kesintisi ~1.500 TL’dir. Eğer personel lisans mezunu ise bunun %80’i yani 1.200 TL’si stopaj teşvikiyle devlete ödenmeyecek, sadece 300 TL vergi ödenecektir. Yüksek lisanslı olsaydı 150 TL ödenecek, doktora olsa hiç ödenmeyecekti. Teknopark personeli olsaydı yine hiç ödemeyecekti. Bu teşviklerin amacı, yüksek nitelikli AR-GE elemanlarının maliyetini işveren için düşürmek ve çalışanların daha yüksek net ücret alabilmesini sağlamaktır. Nitekim Teknopark firmaları bu sayede çalışanlarına bir nevi vergi avantajı sunarak daha rekabetçi maaş ödeyebilmektedir.

2025 yılında yapılan bir düzenlemeyle, gelir vergisi stopaj teşviki için üst sınır getirilmiştir. Buna göre, artık teşvik hesaplanırken personelin brüt ücretinin sadece asgari ücretin 40 katına kadarlık kısmı dikkate alınır. 2025’te aylık brüt asgari ücret yaklaşık 15.000 TL olduğuna göre, aylık 600.000 TL üzerinde maaş alan uç bir örnekte, bu tutarı aşan kısım için teşvik uygulanmayacaktır. Pratikte oyun sektöründe böyle astronomik maaşlar pek olmadığından, bu sınırlama çoğu firmayı etkilemez; daha çok çok uluslu şirketlerin üst düzey AR-GE yöneticileri için getirilmiş bir sınırlamadır. Damga vergisi muafiyeti de yine bu ücretlerin 40 asgari ücrete kadarki kısmına uygulanır.

Diğer İstihdam Teşvikleri: Genç ve kadın istihdamını teşvik eden programlar çerçevesinde, oyun şirketleri uygun profilde personel aldığında 12 ay boyunca sigorta primlerinin tamamını devletin ödediği teşviklerden yararlanabilir (İŞKUR’un işe alınacak personelin 3 ay işsiz olması gibi kriterlerle sunduğu 6111, 27103 sayılı teşvikler). Ayrıca İşe İlk Kez Alınanlara Vergi Teşviki (DVKY 2018) gibi belirli süreli programlar da uygulanmıştır; örneğin 2019’da yürürlüğe giren bir düzenleme ile yeni istihdam edilen genç çalışanların gelir vergisi stopajının bir kısmı 2020’ye dek terkin edilmişti. Bu tarz dönemsel teşvikler süreli olduğundan burada ayrıntısına girilmemiştir.

Özetlemek gerekirse, oyun sektöründe personel maliyetlerini düşürmek için: Teknopark veya AR-GE merkezi statüsüyle çalışmak en büyük avantajı sağlar (vergi ve prim muafiyetleri), bunun dışında KOSGEB’in nitelikli eleman desteği gibi hibelere ve genel SGK teşviklerine başvurulabilir. Tüm bu teşvikler bir arada düşünüldüğünde, bir oyun şirketi normalde brüt maaşın %30-40’ı kadar tutan ek maliyetleri neredeyse yarı yarıya azaltabilir. Örneğin Teknopark’ta faaliyet gösteren 10 kişilik bir oyun şirketi, bu 10 AR-GE personelinin maaşlarında gelir vergisi ödemez ve işveren priminin yarısını ödemez; yıllık bazda yüzbinlerce TL şirketin kasasında kalır. Bu da sektördeki firmaların daha fazla personel istihdam edebilmesine, dolayısıyla büyümeye katkı sunmaktadır.

Örnek: 5 yazılımcı çalıştıran bir oyun girişimi düşünelim. Teknopark dışında faaliyet gösteriyor ve teşviklerden yararlanmıyor olsun. Her birinin brüt maaşı 20.000 TL, net ~14.000 TL, işverene aylık toplam maliyeti kişi başı ~26.000 TL (vergiler ve primler dahil) olacaktır. 5 personel için yıllık maliyet ~1.56 milyon TL olur. Eğer aynı şirket Teknopark’ta olsaydı: Brüt maaş aynı kalırken gelir vergisi ödenmeyecek, işveren priminin yarısı ödenmeyecekti. Kişi başı aylık maliyet ~20.000 (brüt) + 3.750 (yarım prim) = 23.750 TL’ye düşecekti. 5 personelin yıllık maliyeti ~1.425 milyon TL olacaktı. Ayrıca %5’lik genel prim teşviki vs. de eklendiğinde belki ~1.35 milyon TL’ye kadar inebilir. Görüldüğü üzere yılda ~200 bin TL tasarruf sağlanıyor, bu da şirketin belki 1-2 kişiyi daha işe alabilecek bütçeyi kazanması demek. İşte bu nedenle, oyun şirketleri için personel teşviklerinden azami derecede faydalanmak rekabet avantajı yaratıyor.

6. Startup’lar, KOBİ’ler ve Büyük Şirketler: Özel Durumlar ve Karşılaştırmalar

Oyun sektörü şirketleri, ölçeklerine ve gelişim aşamalarına göre farklı avantaj ve yükümlülüklere tabi olabilirler. Bu bölümde startup aşamasındaki girişimler, KOBİ statüsündeki firmalar ve büyük ölçekli şirketler için mevcut özel uygulamalar karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır.

Startup’lar (Yeni Girişimler): Yeni kurulmuş ve genellikle küçük çaplı ekiplerle çalışan oyun şirketleri, mevzuatımızda doğrudan “startup” olarak tanımlanmasa da, bazı özel kolaylıklardan yararlanır. Öncelikle, gerçek kişi (şahıs) olarak iş kuran genç girişimciler, üç vergilendirme dönemi boyunca yıllık 330.000 TL (bu tutar her yıl yeniden değerlenir, 2025’de ~330 bin TL) kazanca kadar gelir vergisinden muaftır. Bu, şahıs şirketi olarak başlayan indie geliştiriciler için büyük bir avantaj olabilir – örneğin bir genç oyun geliştirici şahıs firması ilk yıl 380 bin TL kazanç elde ettiyse, bunun 330 bin TL’si için vergi ödemez, kalan 50 bin TL için gelir vergisi öder. Ayrıca genç girişimci kendi Bağ-Kur primini de bir yıl boyunca devlet karşılar (2025’de yaklaşık aylık 7.800 TL prim devletçe ödeniyor). Bu destekler, sermaye şirketi değil şahıs firması olan girişimcileri kapsar. Uygulamada oyun girişimleri hızlı büyüme ve yatırım alma hedefiyle genelde limited veya anonim şirket olarak kuruluyor; bu durumda genç girişimci muafiyeti yerine kurumlar vergisi rejimine tabi oluyorlar.

Startup’lar genellikle ilk yıllarında kâr etmek yerine yatırım alma peşinde olduğundan, vergi muafiyetlerinden çok hibe ve fon destekleri kritik oluyor. Bölüm 4’de bahsedilen TÜBİTAK 1512 BİGG gibi programlar tam da startup aşaması içindir. Ayrıca birçok oyun startup’ı Teknopark kuluçka merkezlerinde yer almayı tercih ediyor. Teknopark kuluçkaları, şirket kurulmamış ekiplerin projelerini yürüttüğü veya yeni kurulmuş ufak şirketlerin düşük kira ile yer aldığı merkezlerdir. Burada henüz ciro olmadığı için vergi avantajı değil ama ücretsiz/indirimli ofis, mentorluk gibi faydalar öne çıkıyor. Yine de Teknopark kuluçkasında şirket kurulduğu anda vergi avantajı başlar. Birçok teknopark, kuluçka şirketlerinden ilk 1-2 yıl kira almayarak destek verir.

Küçük şirketler için muhasebe ve bürokrasi yükü azaltan uygulamalar da mevcut. Basit usul veya mikro işletme muafiyetleri her ne kadar esnaf tarzı işletmelere yönelik olsa da, 2022’de gelen bir yenilikle belirli ciro altındaki yazılım gelirleri için stopaj istisnası vb. düzenlemeler konuşuldu (örneğin YouTuber gelirleri gibi konularda). Ancak bir oyun şirketinin zaten kurum olarak faaliyete geçmesiyle bu konular çok ilgili değil. Yine de, 10 kişiden az çalışanı olan ve 3 milyon TL altı cirosu olan mikro ölçekli şirketler birçok mevzuat yükümlülüğünden muaf tutulabiliyor (örneğin finansal denetim, bağımsız denetçi vs. gerekmez).

KOBİ’ler (Küçük ve Orta Boy İşletmeler): KOBİ tanımı Türkiye’de <250 çalışan ve ≤125 milyon TL ciro şeklindedir. Oyun sektöründe faaliyet gösteren firmaların büyük çoğunluğu KOBİ kapsamındadır. KOBİ olmanın avantajı, KOSGEB desteklerinden ve TÜBİTAK 1507 gibi programlardan yararlanabilmektir. Örneğin, 50 çalışanı olan orta ölçekli bir oyun stüdyosu KOSGEB’in birçok desteğine başvurabilirken, 300 çalışanlı bir büyük oyun şirketi KOSGEB kapsamı dışına çıkar. TÜBİTAK desteklerinde de KOBİ’lere genelde daha yüksek hibe oranı verilir (1507 programı sadece KOBİ’lere yöneliktir, 1501’de ise KOBİ iseniz daha avantajlı koşullar olabilir). Ayrıca Türk Ticaret Kanunu’na göre KOBİ’ler finansal raporlama, denetim gibi konularda görece daha basit yükümlülüklere sahiptir.

KOBİ’lere özgü bir başka mekanizma Vergi İndirimleri olabilir. 2018’de getirilen bir hüküm ile imalat veya ihracat yapan KOBİ’lerin kurumlar vergisi oranı 1 puan indirilebiliyordu. Bu uygulama daha sonra ihracatçı tüm firmalara 1 puan (2023’te 5 puana çıktı) şeklinde genelleşti, ancak özellikle KOBİ’leri hedefleyen teşvikler de zaman zaman gündeme geliyor. Örneğin, AR-GE indirimi dışında ayrıca genel yatırım indirimleri KOBİ’ler için bölgesel teşvik sisteminde mevcut; ama oyun sektörü fiziksel yatırım az yaptığı için çok kullanmıyor.

Büyük Ölçekli Firmalar: Çalışan sayısı, cirosu ve kârı çok yüksek olan oyun şirketleri de Türkiye’de ortaya çıkmaya başladı (örneğin yüzlerce çalışanı olan unicorn seviyesinde firmalar). Bu şirketler Teknopark veya AR-GE merkezi avantajlarını aynı şekilde kullanabilir, ancak bazı ek yükümlülüklerle de karşılaşabilir. Örneğin, Teknopark istisnasından yararlanan ve 1 milyon TL’den fazla kâr eden şirketlere “%2 fon ayırma” şartı getirilmişti (yukarıda bahsedilen girişim sermayesi desteği). Yani çok kârlı bir büyük firma iseniz Teknopark kazancınızın ufak bir kısmını startuplara yatırmak durumunda kalıyorsunuz. Büyük şirketler genelde bağımsız denetime tabi olduğu için finansal raporlarında teşviklerin doğru uygulanması ekstra denetlenir.

2023 yılında yapılan vergi düzenlemeleri, kârlı büyük şirketlerin vergi avantajlarını kısmen sınırlamaya yönelik unsurlar içeriyordu. Örneğin, asgari kurumlar vergisi uygulaması 2025 itibarıyla devreye girecek ve üç yıldan uzun süredir faaliyette olan şirketlerin, teşviklerle vergisi çok düşse dahi, kazançlarının en az %10’u kadar efektif vergi ödemesini gerektirecek. Bu özellikle Teknopark dışında %80 yazılım istisnası kullanan büyük ihracatçı firmaları etkiler (örneğin 10 milyon TL kârının tamamı yazılım ihracı olan bir firma normalde 0.5 milyon vergi öderken, yeni düzenleme ile 1 milyon ödeyecek). Ancak Teknopark firmaları bu uygulamadan muaf tutulmuştur. Yine de büyük ölçekli oyun şirketleri eğer çok düşük vergi ödemeleriyle dikkat çekiyorsa, ileride benzeri düzenlemelerle karşılaşabilir.

Büyük şirketlerin bir avantajı da, yatırım teşvik belgesi alabilmeleridir. Eğer bir oyun şirketi donanım, ekipman, yeni tesis yatırımı yapacaksa, Sanayi Bakanlığı’ndan yatırım teşvik belgesi alarak KDV muafiyeti, gümrük muafiyeti ve vergi indirimi gibi desteklerden yararlanabilir. Örneğin, 50 milyon TL’lik bir oyun geliştirme merkezi inşaatı yapan şirket, 5. Bölge teşviklerinden yararlanıp %70 vergi indirimi, KDV istisnası alabilir. Bu klasik teşvik sistemi, daha çok fabrika/imalat yatırımlarında kullanılsa da, veri merkezi kurma veya benzeri altyapı yatırımlarında oyun sektörüne de uygulanabilir.

Şirket Türüne Göre: Startup’lar genelde limited şirket kurarak başlar (kuruluşu kolay, sermaye ihtiyacı düşük). Büyüdükçe anonim şirkete dönüşebilirler (yatırım almak, hisse yapısı için). Vergisel olarak A.Ş. ve Ltd. arasında kurumlar vergisi açısından fark yoktur. . Ayrıca A.Ş.’ler personeline hisse opsiyonu vs. sunarken vergisel planlama yapabilir (Stopaj muafiyeti getiren 2022 tarihli 7352 sayılı yasa ile 5 yıl şirket hissesi elde tutan personele vergisiz satış imkânı gibi). Bu detaylar, çalışan stok opsiyonları (ESO) gibi konulara giriyor – büyük şirketler bu enstrümanları kullanırken startuplar için kritik olabilir.

Sonuç olarak: Küçük oyun girişimleri basit vergi muafiyetlerinden (genç girişimci istisnası gibi), KOBİ’ler yüksek oranlı devlet hibelerinden, büyük şirketler ise kapsamlı vergi planlaması ve yatırım teşviklerinden faydalanma eğilimindedir. Türkiye’deki ekosistem, bir girişimin fikir aşamasından dünya çapında milyonlar kazanan şirkete dönüşmesine kadar her kademede ayrı bir destek sunmaktadır. Önemli olan, şirketlerin büyüdükçe mevcut statülerinin avantajlarını değerlendirmeleri ve gerekiyorsa Teknopark, AR-GE merkezi gibi statülere geçiş yapmaları, programlara başvurmalarıdır.

Örnek: 3 arkadaşın kurduğu bir oyun startup’ını ele alalım. İlk yıl şahıs şirketi olarak faaliyet gösterdiler ve 200 bin TL gelir elde ettiler; genç girişimci muafiyeti sayesinde bunun için neredeyse hiç vergi ödemediler. Sonra bir melek yatırım aldılar ve bir Ltd. Şti. kurup Teknopark kuluçkasına girdiler. 2. ve 3. yıllarında ciro 2’şer milyon TL oldu; Teknopark’ta oldukları için kurumlar vergisi ödemediler, çalışanlarının vergisini de ödemediler, SGK indirimlerinden yararlandılar. 4. yılda şirket 50 milyon TL değerlemeyle büyük bir yatırım alıp 100 kişiye ulaştı; Teknopark ofisinden çıkarak kendi ofislerine geçtiler ama Bakanlıktan AR-GE merkezi belgesi aldılar. Artık AR-GE indirimi ve stopaj teşvikiyle vergilerini minimuma indirmeye devam ettiler. 5. yılda 100 milyon TL kâra ulaşan bu şirket, yazılım ihracat istisnası (%80) sayesinde sadece 5 milyon TL vergi ödüyordu. 2025’te gelen %10 asgari vergi kuralıyla ödemesi 10 milyon TL’ye çıkacak olsa da, hâlâ efektif vergi oranı %10 gibi oldukça düşük bir düzeyde kalıyordu. Özetle, şirket büyüdükçe teşvik kombinasyonları değişse de, her aşamada devreye giren bir destek mekanizması mevcuttu.

7. Güncel Vergi Düzenlemeleri (2024-2025) ve Yasal Gelişmelerin Etkileri

2024 ve 2025 yılları, Türkiye’de vergi mevzuatı açısından özellikle oyun ve yazılım sektörünü ilgilendiren önemli değişikliklere sahne oldu. Bu bölümde güncel düzenlemeler ve bunların oyun şirketlerine etkileri özetlenmektedir.

Kurumlar Vergisi İstisnaları Artırıldı (2023 Sonu): 28 Aralık 2023’te Resmi Gazete’de yayımlanan 7491 sayılı Kanun ile, daha önce %50 olarak uygulanan yazılım ve hizmet ihracı kazanç istisnası oranı %80’e çıkarıldı. Gelir Vergisi Kanunu md.89 ve Kurumlar Vergisi Kanunu md.10’da yapılan bu değişiklik uyarınca, yurt dışındaki müşterilere Türkiye’den verilen ve yurt dışında faydalanılan yazılım, tasarım, mühendislik, çağrı merkezi vb. hizmetlerden elde edilen kazancın %80’i beyanname üzerinde indirim konusu yapılabiliyor (şartı: kazancın Türkiye’ye getirilmesi şartı ile). Bu oran önceden %50 idi. Dolayısıyla, oyun ihracatı yapan şirketler 2024’ten itibaren bu istisnadan çok daha yüksek oranda yararlanabilmektedir. Fiiliyatta, bir oyun firmasının sağladığı yurtdışı hizmet (örn. yabancı bir yayıncıya oyun geliştirme hizmeti) kazancının sadece %20’si vergiye tabi tutulmakta, %80’i vergiden düşülmektedir. Bu değişiklik sektör için büyük avantaj sağlamıştır; zira 2023’te %50 istisna ile %25 kurumlar vergisi birleşince efektif vergi oranı %12.5 iken, 2024’te %80 istisna ve ihracatçı indirimiyle efektif oran %4–5’e kadar düşebilmektedir.

İhracatçı Şirketlere Kurumlar Vergisi İndirimi (%5 puan): Yine 2023’te (15 Temmuz 2023 tarihli 7456 sayılı Kanun ile), ihracat yapan kurumların münhasıran ihracat kazançlarına uygulanan 1 puanlık kurumlar vergisi indirimi 5 puana çıkarıldı. Bu düzenleme Ekim 2023’ten itibaren beyannamelere yansıdı. Artık 2024 ve sonrasında, ihracat yapan oyun şirketlerinin ihracattan elde ettikleri kazançlar için kurumlar vergisi oranı %20 olarak uygulanmaktadır (genel oran %25 iken). Bu, yazılım ihracı istisnasıyla birlikte kullanıldığında kalan matraha da indirimli oran uygulamayı sağladığı için çifte avantaj sağlamaktadır. Örneğin, 1 milyon TL yurtdışı oyun satışı kazancı olan bir firma 800 bin TL’sini istisna edip 200 bin TL’yi beyan edecek, ona da %20 oran uygulayıp 40k vergi ödeyecektir

Asgari Kurumlar Vergisi (Yerel Matrah Kalkanı): 2024’te Gelir İdaresi’nin duyurduğu ve 2025’ten itibaren uygulanacak bir yenilik de asgari yurtiçi kurumlar vergisi uygulamasıdır. Bu düzenleme, OECD’nin küresel asgari vergi yaklaşımına benzer bir şekilde, Türkiye’de teşviklerle kurumlar vergisi yükü çok düşen şirketlerin en az %10 oranında vergi ödemesini hedefliyor. 2025 yılı itibarıyla, son üç hesap döneminde faaliyette bulunan şirketler, bir çeyrek dönem kazançları üzerinden hesapladıkları vergi, kazancın %10’undan düşükse, aradaki farkı ilave vergi olarak ödeyecekler. Bu uygulama özellikle Teknopark dışında olup %80 yazılım istisnası kullanan veya büyük yatırım indirimleri olan şirketlere etki edecek. İstisnalar: Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nde (Teknopark) elde edilen kazançlara uygulanan tam kurumlar vergisi muafiyeti, asgari vergi kapsamında değerlendirilmiyor – yani Teknopark firmaları bu min. %10 kuralından muaf tutuldu. Ayrıca 3 yıldan genç şirketler için de uygulanmayacağı belirtiliyor. Fakat örneğin Teknopark dışında faaliyet gösteren ve %80 KV istisnası kullanan bir oyun şirketi, normalde %5 efektif vergi ödeyecekken artık %10’a tamamlamak durumunda kalacak. Bu, bazı firmalar için 2025’te vergi yükünü kabaca iki katına çıkarabilir (yine de oldukça düşük bir oran olduğu söylenebilir). Mali müşavirler, oyun ve yazılım şirketlerini şimdiden bu düzenleme konusunda uyarmakta ve bütçelerini revize etmelerini önermektedir.

Teknopark ve AR-GE Teşvik Sürelerinin Uzatılması: Hem Teknopark Kanunu (4691) hem de AR-GE Teşvik Kanunu (5746) kapsamındaki muafiyetlerin süresi, 2021 yılında alınan kararla 31.12.2028’e uzatıldı. Aslında 4691 sayılı kanunun geçici maddeleri 2023’te sona erecekti, aynı şekilde 5746 sayılı kanun da 2023 sonuna kadardı. 3 Şubat 2021’de yürürlüğe giren 7263 sayılı Kanun bu süreleri 5 yıl uzattı. Dolayısıyla 2024 ve 2025 yıllarında Teknopark ve AR-GE merkezi avantajları aynen devam ediyor. Ayrıca 7263 sayılı Kanun ile, tasarım merkezleri teşvikleri de AR-GE merkezleriyle eşitlenmiş, Teknopark şirketlerine dışarıda geçirdikleri süre için %20 artırımlı izin gibi esneklikler getirilmişti. Yine bu kanunla Teknopark kazanç istisnasından yararlananların girişim sermayesi fonlarına kaynak ayırması gibi yükümlülükler eklendi (2022’den itibaren, istisna kazanç 1 milyon TL üzeri ise %2 fon ayırma).

Gelir Vergisi İstisnasına Üst Sınır (40x Brüt Asgari Ücret): 24 Temmuz 2025’te Resmi Gazete’de yayımlanan 7555 sayılı Kanun ile Teknopark ve 5746 kapsamındaki personel teşviklerinde önemli bir değişiklik yapıldı. Buna göre, AR-GE/Tasarım personeli ile Teknopark personelinin gelir vergisi stopaj teşviki, brüt asgari ücretin 40 katına kadar olan maaşlar için uygulanacak; aşan kısım için teşvik uygulanmayacak. Örneğin aylık brüt 600.000 TL’den yüksek maaş alan bir Teknopark yazılımcısı varsa, 600k’ya kadar vergi muaf, üzeri vergiye tabi olacak. Bu düzenleme, olağanüstü yüksek ücretler dışında oyun sektörü çalışanlarını pek etkilemez; daha ziyade finans sektörü veya küresel firmaların çok yüksek maaşlı AR-GE personeli için getirilmiş bir sınırlama olarak görülebilir. Ayrıca aynı kanunla damga vergisi istisnası da 40x asgari ücret sınırı ile sınırlandı.

Dijital Hizmet Vergisi & Yeni E-ticaret Vergileri: Oyun sektörü, küresel dijital ekonominin parçası olduğu için bazı dolaylı vergilerden de etkilenmektedir. 2020’de yürürlüğe giren Dijital Hizmet Vergisi (DHV), Türkiye’de dijital ortamda elde edilen hasılatı belli eşiklerin üzerinde olan şirketlere %7,5 vergi getiriyordu. Bu vergi esasen Google, Apple, Steam gibi büyük platformların Türkiye cirolarına uygulansa da, dolaylı olarak oyun şirketlerine yansımaları olabiliyor (örneğin Steam, bu vergiyi oyun fiyatlarına yansıtarak tüketiciye ödetiyor). 2024 itibarıyla DHV uygulaması devam etmektedir; ancak OECD’nin küresel vergi anlaşmalarıyla ilerde kaldırılması gündeme gelebilir.

2023’te e-ticaret sektörünü düzenleyen yasalar çıktı; bunlardan biri de “satış tutarı üzerinden stopaj” uygulamasıydı. Henüz oyun içi satışları kapsamasa da, ileride dijital ürün satış platformlarına yönelik yeni vergilendirme teknikleri gelebilir. Örneğin, şahıs şirketi olup dijital oyun kodu satanlar için %4 stopajlı ödeme gibi modeller tartışılmaktadır. Şu anda oyun kodu, e-pin satışlarında firmalar %18 KDV’li fatura kesip gelirlerini beyan ediyor; yeni düzenlemelerde pazar yerleri üzerinden satış yapanlara doğrudan stopaj uygulaması planlandığı basına yansıdı (ancak bunlar daha çok e-ticaret siteleri içindi).

E-spor ve Oyuncu Gelirleri: 2024’te sosyal içerik üreticileri ve e-spor oyuncularının gelir vergisi mevzuatına ilişkin düzenlemeler yapıldı. 7417 sayılı Kanun ile getirilen sosyal içerik üretenlerin vergilendirilmesi kapsamında, oyun yayıncıları ile e-sporcuların kazançlarına %15 stopaj ile vergilendirme imkânı getirildi. Belirli ciroya (2025 için 4.3 milyon TL) kadar olan kazançlarda bu istisnai yöntemle vergileme mümkün oldu. Bu durum oyun şirketlerinden ziyade bireysel e-spor oyuncularını ve yayıncıları ilgilendiriyor. Ancak sektör ekosistemi açısından, oyun şirketlerinin sponsor olduğu streamer’ların vergisel durumunun netleşmesi olumlu bir gelişme sayılabilir.

Değerleme ve Muhasebe Standartları: Büyük oyun şirketleri için 2024’teki bir diğer yenilik, yazılım sektöründe aktifleşen gayrimaddi hakların amortisman uygulamaları konusundaki güncellemeler oldu. 2024/1 seri no’lu Kurumlar Vergisi Tebliği’nde, AR-GE projeleri sonucu ortaya çıkan oyun yazılımlarının lisans gelirlerinin istisna hesaplamalarında “nitelikli harcama” oranı yöntemine dair açıklamalar yapıldı. Yani teknoparkta geliştirilen bir oyunun kısmen ticari faaliyet, kısmen lisans geliri içermesi halinde, istisna uygulanacak kazanç kısmının nasıl belirleneceği tarif edildi. Bu tür teknik düzenlemeler, oyun şirketlerinin vergi planlamasını daha öngörülebilir hale getirmektedir.

Sonuç olarak, 2024-2025 döneminde yürürlüğe giren düzenlemeler oyun firmalarına büyük ölçüde olumlu yansımıştır: Yazılım ihracatı kazanç istisnasının %80’e çıkması ve ihracatçı vergi indiriminin 5 puana yükselmesi, Türkiye’yi oyun geliştirme açısından vergi avantajı çok yüksek bir ülke konumuna getirdi. Öte yandan, 2025’teki asgari kurumlar vergisi uygulaması, vergi oranlarını tabanda %10’a çekerek kısmen bir dengeleme getirmektedir (Teknopark muafiyeti korunarak). Teşviklerin 2028’e dek uzatılması, sektörde uzun vadeli yatırım planlarının önünü açmıştır. Devlet destekleri tarafında ise 2025’te Bakanlık destek limitlerinin TL bazında ciddi artırılması (örneğin personel ve komisyon desteklerinin milyon TL seviyelerine çıkarılması) oyun ihracatçılarının operasyonlarını büyütmelerini teşvik etmektedir. Vergi mevzuatındaki değişikliklere uyum sağlamak için oyun şirketlerinin mali danışmanlarıyla yakın çalışması önerilir. Özellikle teşvik ve istisnaların optimal kullanımı, her yıl yapılan yeni düzenlemelerin takibini gerektirir. Sonuçta Türkiye oyun sektörü, vergi ve teşvik politikalarındaki bu güncel iyileştirmeler sayesinde uluslararası arenada rekabetçi bir konumdadır ve 2024-2025 döneminde de bu durum pekişmiştir.

Detaylı bilgi ve mali müşavirlik ve danışmanlık hizmetlerimiz için bize ulaşabilirsiniz.

info@ozmconsultancy.com