KKTC'ye Verilen İnşaat ve Mühendislik Hizmetlerinde KDV Var mı? (2026 Özelgesi)
KKTC'ye Verilen İnşaat ve Mühendislik Hizmetlerinde KDV Var mı? (2026 Özelgesi)

KKTC'ye Verilen İnşaat ve Mühendislik Hizmetlerinde KDV Var mı? (2026 Özelgesi)
Yurt dışındaki projelerde çalışan mühendislik, mimarlık ve inşaat firmalarının en sık karşılaştığı sorulardan biri şudur:
Yurt dışındaki bir inşaat projesi için Türkiye'den hizmet veriyorsam KDV hesaplayacak mıyım?
31 Mart 2026 tarihli Muğla Defterdarlığı özelgesi, özellikle KKTC'de gerçekleştirilen inşaat projelerine verilen hizmetler açısından önemli açıklamalar içermektedir.
Özelge, hizmetin nerede ifa edildiği ve hizmetten nerede faydalanıldığı kriterlerinin KDV açısından belirleyici olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.
Olayın Özeti
Türkiye'de faaliyet gösteren bir şirket;
Harita hizmetleri,
Jeolojik etütler,
Mimarlık,
Kıyı erozyonu analizleri,
Deniz tabanı incelemeleri,
Proje hazırlama,
İnşaat danışmanlığı
alanlarında faaliyet göstermektedir.
KKTC'de faaliyet gösteren bir şirket, Girne'de gerçekleştirilecek kıyı koruma ve inşaat projesi kapsamında Türk şirketinden hizmet satın almaktadır.
Proje dört aşamadan oluşmaktadır:
Deniz tabanının incelenmesi ve haritalanması
Teknik projelerin hazırlanması
Gerekli izinlerin alınması
İnşaat faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi
Projede Türkiye'deki alt taşeron firmalar da görev almaktadır.
Şirket, hem kendi düzenleyeceği faturaların hem de alt taşeron faturalarının KDV karşısındaki durumunu Gelir İdaresi'ne sormuştur.
KDV Kanunu Ne Diyor?
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'na göre bir hizmetin KDV'ye tabi olabilmesi için;
hizmetin Türkiye'de yapılması,
veya hizmetten Türkiye'de faydalanılması
şartlarından en az birinin gerçekleşmesi gerekir.
Dolayısıyla hizmet tamamen yurt dışında gerçekleştiriliyor ve sonuçlarından da yalnızca yurt dışında yararlanılıyorsa işlem KDV'nin konusuna girmeyebilir.
Hizmet İhracatı İstisnası ile Karıştırılmamalıdır
Birçok mükellef bu tür işlemleri doğrudan "hizmet ihracatı istisnası" kapsamında değerlendirmektedir.
Oysa bu özelgede Gelir İdaresi farklı bir noktaya dikkat çekmektedir.
Burada konu KDV istisnası değil, işlemin KDV'nin konusuna girip girmediğidir.
Başka bir ifadeyle;
İşlem KDV'den istisna değildir.
İşlem baştan itibaren KDV'nin konusuna girmemektedir.
Bu ayrım uygulamada oldukça önemlidir.
Gelir İdaresi Nasıl Değerlendirdi?
Özelgede şu tespit yapılmıştır:
İnşaat KKTC'de gerçekleştirilmektedir.
Deniz tabanı incelemeleri KKTC'de yapılmaktadır.
Kıyı analizleri KKTC'de yapılmaktadır.
İnşaat faaliyetleri KKTC'de gerçekleştirilmektedir.
Hizmetten yalnızca KKTC'de yararlanılmaktadır.
Bu nedenle;
Şirket tarafından KKTC'deki müşteriye verilen hizmetler KDV'nin konusuna girmemektedir.
Alt Taşeronların Durumu
Projede Türkiye'de bulunan alt taşeron firmalar da görev almaktadır.
Gelir İdaresi burada da önemli bir ayrım yapmaktadır.
Eğer alt taşeron;
hizmeti fiilen KKTC'de yerine getiriyorsa,
hizmetten KKTC'de yararlanılıyorsa,
bu hizmetler de KDV'nin konusuna girmemektedir.
Dolayısıyla alt taşeronun Türkiye'de kurulmuş olması tek başına KDV hesaplanmasını gerektirmez.
Hangi Durumlarda KDV Hesaplanacaktır?
Özelgenin en dikkat çekici kısmı budur.
Gelir İdaresi açıkça belirtmektedir ki;
Alt taşeronların verdiği hizmetlerin Türkiye'de ifa edilen bir kısmı bulunuyorsa, yalnızca Türkiye'de gerçekleştirilen bu hizmetler genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır.
Örneğin;
Türkiye'de hazırlanan teknik raporlar,
Türkiye'de yapılan mühendislik çalışmaları,
Türkiye'de gerçekleştirilen proje çizimleri,
Türkiye'de verilen danışmanlık hizmetleri,
Türkiye'de ifa edilmiş sayılabileceğinden KDV açısından ayrıca değerlendirilmelidir.
Her proje kendi fiili çalışma şekline göre analiz edilmelidir.
Bu Özelge Kimleri İlgilendiriyor?
Bu özelge özellikle;
İnşaat şirketlerini,
Mühendislik firmalarını,
Mimarlık ofislerini,
Harita mühendislerini,
Jeoloji firmalarını,
Deniz yapıları konusunda çalışan şirketleri,
Altyapı müteahhitlerini,
Uluslararası EPC yüklenicilerini,
Yurt dışında proje yöneten danışmanlık şirketlerini
yakından ilgilendirmektedir.
Uygulamada Yapılan En Büyük Hata
Birçok şirket;
"Müşterim yurt dışında olduğu için KDV hesaplamam."
şeklinde hareket etmektedir.
Bu yaklaşım doğru değildir.
Gelir İdaresi;
Hizmet nerede yapıldı?
Hizmetten nerede faydalanıldı?
Projenin fiili yürütüldüğü yer neresi?
Sözleşme neyi düzenliyor?
Çalışanlar fiilen hangi ülkede görev yaptı?
gibi unsurları birlikte değerlendirmektedir.
Dolayısıyla yalnızca faturanın yabancı şirkete düzenlenmesi tek başına KDV uygulanmaması için yeterli değildir.
Sonuç
31 Mart 2026 tarihli Muğla Defterdarlığı özelgesi, uluslararası inşaat ve mühendislik projelerinde önemli bir ilkeyi teyit etmektedir.
Bir hizmet hem yurt dışında ifa ediliyor hem de yalnızca yurt dışında kullanılıyorsa, işlem KDV'nin konusuna girmeyebilir.
Ancak hizmetin herhangi bir bölümünün Türkiye'de gerçekleştirilmesi durumunda, Türkiye'de ifa edilen bu kısmın KDV açısından ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle uluslararası projelerde sözleşmelerin, iş programlarının ve fiili çalışma modelinin KDV yönünden proje başlamadan önce analiz edilmesi büyük önem taşımaktadır.
OZM Consultancy Yorumu
Uluslararası mühendislik, mimarlık ve inşaat projelerinde KDV analizi yalnızca faturanın kime düzenlendiğine göre yapılamaz. Hizmetin nerede üretildiği, nerede tamamlandığı ve ekonomik faydanın hangi ülkede ortaya çıktığı birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle yurt dışındaki şantiyelerde çalışan Türk firmalarının sözleşme yapıları, taşeron ilişkileri ve faturalama süreçlerinin proje başlamadan önce vergisel açıdan incelenmesi, olası KDV risklerini ve cezalı tarhiyatları önlemek açısından büyük önem taşımaktadır.
Yurt dışında yürüttüğünüz projelerin KDV karşısındaki durumunu değerlendirmek ve doğru vergisel yapıyı oluşturmak için OZM Consultancy ile iletişime geçebilirsiniz.




