Lüksemburg Vergi Avantajları ve Oturum İzni
Lüksemburg Vergi Avantajları ve Oturum İzni

Lüksemburg
Vergi Oranları: Lüksemburg, AB içinde kurumlar vergisi oranı yaklaşık %25 seviyesinde olan (2024’de %24,94, 2025’de %23,5’e inmesi planlanıyor) bir ülkedir. Standart kurumlar vergisi %17 olup buna eklenen belediye vergisi (%6,75, başkent Lüksemburg için) ve dayanışma katkısıyla efektif oran hesaplanır. Ancak bu “manşet” oranlar yanıltıcı olabilmektedir; büyük çokuluslu şirketler özel vergi anlaşmaları ile %1’in altına düşen efektif vergiler ödeyebilmişlerdir (2014’de ortaya çıkan LuxLeaks belgeleri, Amazon, Apple, FedEx gibi şirketlere sunulan ayrıcalıkları gözler önüne sermiştir).

Bireysel gelir vergisi Lüksemburg’da progresiftir ve en yüksek dilimde yaklaşık %42 oranındadır (yüksek gelirliler için %42’ye ek %7 dayanışma vergisi ile efektif ~%45). Lüksemburg’un dikkat çeken bir yönü, kişisel servet vergisinin olmayışıdır – 2006’dan bu yana gerçek kişilerden servet vergisi alınmamaktadır. Benzer şekilde bireyler için bir miras vergisi yalnızca Lüksemburg mukimi değilseniz veya Lüksemburg’daki malvarlıkları için sınırlı uygulanır; özellikle birinci dereceden akrabalar arasında veraset vergisi ya hiç yoktur ya da çok düşüktür.

Şirketler için ise net servet vergisi bulunmaktadır (%0,5 oranında, finans sektöründe %0,05) ancak bu genellikle vergi planlamasıyla minimize edilebilir. Temettü vergisi konusunda, Lüksemburg mukimi şirketlerin dağıttığı kar payları normalde %15 stopaja tabidir; ancak AB ana-ortaklık direktifi veya çifte vergilendirme anlaşmaları sayesinde çoğu uluslararası durumda temettüler vergisiz veya düşük stopajla ödenebilir.
Uygulama Kolaylığı: Lüksemburg, iş kurma ve yürütme bakımından oldukça gelişmiş bir altyapı sunar. Şirket kurma işlemleri hızlı olup (birkaç gün içinde kurulabilir, raf şirket seçenekleri dahi bulunur), yabancı yatırımcılar için dil engeli yoktur (ülkede İngilizce, Fransızca, Almanca yaygın kullanılır). Özellikle holding, finans ve fon yönetimi alanlarında Lüksemburg uzmanlaşmıştır.
Örneğin, dünya çapında yatırım fonu sektöründe ABD’den sonra ikinci büyük merkez Lüksemburg’dur; 2,5 trilyon € üzerinde fon varlığı bu ülkede yönetilmektedir. Şirket türleri açısından LLC (S.à r.l.) veya Anonim Şirket (S.A.) gibi çeşitli yapılar mevcuttur ve her biri esnek vergi ve gizlilik avantajları sunabilir. Lüksemburg’da asgari bir pay sahibi ve yönetici yeterlidir, bunların yabancı uyruklu olmasında sakınca yoktur. Ülke, yüksek yaşam kalitesi ile de tanındığından yabancı profesyonellerin ve varlıklı kişilerin ikamet etmekten çekinmediği bir lokasyondur. Bürokrasi AB ortalamasına göre hafiftir; şirket kuruluşu için sermaye şartı (S.à r.l. için €12.000) ve noter işlemleri dışında engel bulunmaz.
Hükümet, dijital platformlar üzerinden işlem imkanı ve çok dilli resmi hizmetlerle yatırımcı dostu bir ortam sağlamaktadır.

Lüksemburg Vergi Avantajları: Lüksemburg’un vergi rejimi birçok özel avantaj barındırır. İlk olarak, teritoryal vergi sistemi unsurlarına sahiptir: Lüksemburg mukimi olmayan kişi ve kurumlar, sadece Lüksemburg kaynaklı gelirleri üzerinden vergi öder, yabancı kaynaklı gelirler çoğunlukla vergiden muaftır. Bu, Lüksemburg’u holding ve finansman şirketleri için çok çekici kılar; zira yabancı iştiraklerden elde edilen temettüler, gelirler büyük ölçüde vergisiz tutulabilir. Nitekim, Lüksemburg pek çok çokuluslu şirketin faiz ve royalty akışlarını vergiden muaf tutarak yapılandırdığı bir merkez olmuştur: Ülkede faiz ve royalty ödemelerinden stopaj vergisi alınmaması sayesinde şirketler kârlarını buradan geçerken vergiye uğratmadan transfer edebilirler.
Ayrıca özel amaçlı finansman şirketleri (ör. tahvil ihraç eden SPV’ler) Lüksemburg’da vergi muafiyetleriyle faaliyet gösterebilmektedir. Lüksemburg, katılım muafiyeti (participation exemption) ile belirli koşulları sağlayan iştirak satış kazançlarını ve temettüleri vergiden istisna tutar. Fikri mülkiyet gelirlerinde 2008-2016 arasında geçerli olan %80 muafiyetli patent kutusu rejimi, OECD baskısıyla kaldırılmış olsa da 2018’de daha sınırlı yeni bir IP kutu rejimi (%80 muafiyetle efektif %5,2 vergi) yürürlüğe konmuştur. Fon endüstrisi için Lüksemburg tam bir cennettir: Örneğin, özel yatırım fonları yıllık sadece %0,01’lik net aktif değer vergisi ödeyerek devasa portföyleri yönetebilmektedir. Aile servet yönetim şirketi (SPF) gibi araçlar, uygun kullanımda, gelir ve temettü vergilerinden muaf şekilde varlık yönetimine izin verir (sadece küçük bir sermaye vergisi ödenir). Lüksemburg’un çifte vergiyi önleme anlaşmaları 80’den fazla ülkeyi kapsamaktadır ve ülke AB Ana-Ortaklık ve Faiz-Royalti direktiflerine dahildir. Bu sayede Lüksemburg’da kurulmuş bir holding, AB içindeki iştiraklerinden aldığı temettü ve faizleri stopajsız alabilir ve onları yine stopajsız şekilde üçüncü ülkelere yönlendirebilir.
Sonuç olarak Lüksemburg, karmaşık ancak yasal vergi planlamalarına izin veren esnek yapısıyla Avrupa’nın en gözde vergi planlama merkezlerinden biri olmuştur.
Finansal Gizlilik ve Uyum: Lüksemburg tarihi boyunca finansal gizlilik geleneğine sahip olsa da, 2015 itibarıyla AB’nin tasarruf bilgilerinin otomatik paylaşımı direktifi kapsamında yabancı mukimlere ait banka hesap bilgilerini paylaşmaya başlamıştır. Bankacılık gizliliği (numaralı hesaplar vb.) büyük ölçüde sona ermiş, ancak hala ulusal yasalar “profesyonel gizlilik” hükümleriyle banka müşteri mahremiyetini korur niteliktedir.
Örneğin 2023 yılı, Lüksemburg’un bankacılık gizliliğinin sonunun 10. yılı olarak anılmıştır ve bu dönemde ülke finansal şeffaflıkta önemli mesafe kaydetmiştir. Öte yandan şirket gizliliği konusunda Lüksemburg hâlen avantajlı kabul edilebilir: Şirketlerin gerçek lehdar sahiplerini gösteren sicil, AB gereği oluşturulmuş ancak 2022’de Avrupa Adalet Divanı’nın kararıyla kamu erişimine kapatılmıştır. Dolayısıyla, Lüksemburg’da bir şirketin arkasındaki hissedarlar kamuya açık değildir (yalnız yerel otoritelere beyan edilir).
Bunun yanında, Lüksemburg hamiline hisse senedi (bearer shares) kullanımına izin veren az sayıdaki ülkeden biridir ve bu da anonimlik sağlar. Uluslararası baskılar nedeniyle Lüksemburg, vergi politikalarında ve mali düzenlemelerinde reformlar yapmıştır; özellikle LuxLeaks sonrasında AB’nin Daha Fazla Vergi Şeffaflığı inisiyatifleri benimsenmiştir.
FATF ve OECD tarafından yapılan değerlendirmelerde Lüksemburg, yüksek uyum gösteren bir ülke olup kara listede bulunmamaktadır. Bununla birlikte, 2019 FATF raporu Lüksemburg’u “yoğun finansal faaliyet nedeniyle risk altında” görmüş ve ülke o tarihten bu yana AML/CFT (kara para ve terör finansmanı) rejimini güçlendirmiştir. Sonuç olarak, Lüksemburg vergi cenneti algısını silmeye çalışsa da vergi rekabeti ile uluslararası uyum arasında hassas bir denge gözetmektedir
Lüksemburg Şirket Kuruluşu ve Vergilendirme Konusunda Danışmanlık Hizmeti Almak için Bize Ulaşabilirsiniz.
info@ozmconsultancy.com






