Skip to main content

Command Palette

Search for a command to run...

Yapay Zekâ ile Hazırlanan Reklamlara Yeni Dönem (2026): AI Avatarlar, Influencer'lar, Sahte Yorumlar ve E-Ticareti Değiştirecek Yeni Kurallar

Yapay Zekâ ile Hazırlanan Reklamlara Yeni Dönem (2026): AI Avatarlar, Influencer'lar, Sahte Yorumlar ve E-Ticareti Değiştirecek Yeni Kurallar

Updated
21 min readView as Markdown
Yapay Zekâ ile Hazırlanan Reklamlara Yeni Dönem (2026): AI Avatarlar, Influencer'lar, Sahte Yorumlar ve E-Ticareti Değiştirecek Yeni Kurallar
M
I’m Evren ozmen, a CPA based in Istanbul, advising remote workers, freelancers, and international founders on Turkish tax and cross-border structuring. I focus on practical tax strategies around: 100% service export income deduction Tax residency in Turkey Company formation for foreigners Remote work and international income I break down complex tax rules into clear, actionable guidance — without losing the legal and compliance reality behind them. info@ozmconsultancy.com 🇹🇷 Türkiye genelinde; yazılım ve dijital ürün geliştiren şirketler, yurt dışına uzaktan hizmet sunan profesyoneller, Teknopark firmaları, oyun stüdyoları ve mobil uygulama şirketlerine Türkçe ve İngilizce mali ve vergisel danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. 📘 Insights & Publications: https://medium.com/@evrenozmen 📩 For Online Tax Advisory & Accounting Services/Danışmanlık-Mali Müşavirlik Hizmetleri: info@ozmconsultancy.com

Yapay Zekâ ile Hazırlanan Reklamlara Yeni Dönem (2026): AI Avatarlar, Influencer'lar, Sahte Yorumlar ve E-Ticareti Değiştirecek Yeni Kurallar

1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecek yeni yönetmelik; yapay zekâ ile oluşturulan reklamları, influencer pazarlamasını, tüketici yorumlarını ve dijital reklamcılığı kökten değiştirecek. Peki şirketler, e-ticaret siteleri ve içerik üreticileri artık nelere dikkat etmek zorunda?

Yapay zekâ artık yalnızca teknoloji şirketlerinin kullandığı bir araç değil.

Bugün küçük bir butik mağaza bile ürün açıklamalarını ChatGPT ile hazırlıyor. Emlak danışmanları AI avatarlarla video çekiyor. Doktorlar sosyal medyada yapay zekâ destekli içerikler üretiyor. Hukuk büroları ve mali müşavirlik ofisleri dakikalar içinde reklam metinleri oluşturabiliyor.

Birkaç yıl önce saatler süren reklam hazırlama süreçleri artık birkaç dakika içinde tamamlanabiliyor.

Ancak teknolojinin gelişmesi beraberinde önemli bir soruyu da gündeme getirdi:

Tüketici, gördüğü içeriğin gerçek mi yoksa yapay zekâ tarafından oluşturulduğunu biliyor mu?

İşte Ticaret Bakanlığı'nın yayımladığı yeni yönetmelik tam olarak bu soruya cevap vermeyi amaçlıyor.

1 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikle birlikte, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği önemli ölçüde güncellendi. Düzenleme 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecek ve özellikle dijital pazarlama dünyasını yakından ilgilendirecek.

Bu yazıda yeni düzenlemeyi yalnızca özetlemeyeceğiz.

Aynı zamanda;

  • Yapay zekâ ile hazırlanan reklamların hangi durumlarda serbest olduğunu,

  • Hangi uygulamaların yasaklandığını,

  • ChatGPT, Midjourney, HeyGen ve benzeri araçların nasıl kullanılabileceğini,

  • E-ticaret sitelerini bekleyen yeni yükümlülükleri,

  • İşletmelerin 1 Ağustos'a kadar neler yapması gerektiğini

örneklerle birlikte inceleyeceğiz.


Yeni Yönetmelik Neden Çıkarıldı?

Son üç yıl içerisinde üretken yapay zekâ (Generative AI) hayatın hemen her alanına girdi.

Bugün;

  • ChatGPT reklam metni yazıyor.

  • Claude blog hazırlıyor.

  • Gemini kampanya oluşturuyor.

  • Midjourney ürün görselleri üretiyor.

  • DALL·E reklam afişi hazırlıyor.

  • HeyGen ve Synthesia gerçek insanlardan ayırt edilmesi zor dijital sunucular oluşturuyor.

  • ElevenLabs ise neredeyse kusursuz insan sesi üretebiliyor.

Bu gelişmeler pazarlama maliyetlerini düşürürken yeni riskleri de beraberinde getirdi.

Örneğin;

Bir tüketici Instagram'da gördüğü kişinin gerçekten doktor olduğunu mu düşünüyor?

Yoksa o kişi tamamen yapay zekâ ile oluşturulmuş bir karakter mi?

Bir influencer gerçekten ürünü kullandı mı?

Yoksa yalnızca AI tarafından hazırlanmış bir video mu yayınlandı?

Bir ürün hakkında yapılan yüzlerce olumlu yorum gerçek müşterilere mi ait?

Yoksa yapay zekâ tarafından birkaç dakika içerisinde mi üretildi?

İşte yönetmelik bu belirsizlikleri azaltmayı hedefliyor.

Amaç yapay zekâyı yasaklamak değil.

Amaç, tüketicinin aldatılmasını önlemek.


Kimleri İlgilendiriyor?

İlk bakışta düzenleme yalnızca büyük reklam ajanslarını ilgilendiriyormuş gibi görünebilir.

Oysa kapsam çok daha geniş.

Aşağıdaki kişi ve işletmelerin tamamı yeni kurallardan etkilenebilir.

E-Ticaret Şirketleri

  • Trendyol satıcıları

  • Hepsiburada mağazaları

  • Amazon Türkiye satıcıları

  • Shopify mağazaları

  • WooCommerce kullanan işletmeler

Hizmet Sektörü

  • Doktorlar

  • Diş klinikleri

  • Estetik merkezleri

  • Psikologlar

  • Avukatlar

  • Mali müşavirler

  • Danışmanlık şirketleri

İçerik Üreten İşletmeler

  • Reklam ajansları

  • Dijital pazarlama ajansları

  • Influencer ajansları

  • Sosyal medya yöneticileri

Teknoloji Şirketleri

  • Yazılım şirketleri

  • SaaS girişimleri

  • AI girişimleri

  • Mobil uygulama geliştiricileri

Kısacası internet üzerinden reklam yapan hemen herkes yeni düzenlemeden etkilenebilir.


Yapay Zekâ Kullanmak Yasaklandı mı?

Hayır.

Yönetmelik kesinlikle böyle bir yasak getirmiyor.

Tam tersine;

şirketlerin yapay zekâ kullanabileceği kabul ediliyor.

Ancak tüketicinin yanıltılmaması gerekiyor.

Yeni eklenen hükme göre;

Reklamlarda yapay zekâ veya başka bir yazılım kullanılması ya da yapay zekâ ile oluşturulan ve insandan ayırt edilmesi güç dijital karakterlerin yer alması halinde bu durumun açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir şekilde belirtilmesi gerekiyor.

Bu düzenleme oldukça önemli.

Çünkü artık reklamın hazırlanış biçimi de hukuki denetime tabi hale geliyor.


ChatGPT ile Yazılan Reklam Metinleri Yasak mı?

Hayır.

Bugün birçok işletme;

  • reklam metinlerini,

  • ürün açıklamalarını,

  • sosyal medya içeriklerini,

  • e-posta kampanyalarını

ChatGPT veya benzeri yapay zekâ araçlarıyla hazırlıyor.

Yönetmelik bunu yasaklamıyor.

Ancak içerik tüketiciyi yanıltıyorsa veya gerçeğe aykırı izlenim oluşturuyorsa farklı değerlendirme yapılabilir.

Başka bir ifadeyle sorun yapay zekâ kullanılması değil;

yapay zekâ kullanılarak tüketicinin aldatılmasıdır.


AI Avatarlar Reklam Dünyasını Nasıl Değiştiriyor?

Son iki yılda en hızlı büyüyen alanlardan biri AI avatar teknolojileri oldu.

Artık şirketler;

  • profesyonel sunucu kiralamadan,

  • stüdyo kurmadan,

  • kamera kullanmadan,

birkaç dakika içerisinde reklam filmi hazırlayabiliyor.

HeyGen, Synthesia ve benzeri platformlar sayesinde oluşturulan avatarlar birçok zaman gerçek insanlardan ayırt edilemiyor.

Tam da bu nedenle yönetmelik yeni bir şeffaflık yükümlülüğü getiriyor.

Tüketicinin, izlediği kişinin gerçek mi yoksa yapay zekâ ürünü mü olduğunu anlayabilmesi gerekiyor.


Gerçek Bir Kişinin Dijital Kopyası Artık Daha Riskli

Belki de yönetmeliğin en önemli maddelerinden biri burada.

Gerçek bir kişinin;

  • sesi,

  • görüntüsü,

  • mimikleri,

  • konuşma tarzı,

yapay zekâ ile kopyalanarak sanki ürünü gerçekten kullanmış gibi gösterilmesi yasaklandı.

Bu düzenleme özellikle "deepfake" teknolojilerine karşı getirildi.

Örneğin;

Bir sporcunun dijital kopyası oluşturulup;

"Ben bu vitamini her gün kullanıyorum."

şeklinde reklam hazırlanması ciddi hukuki risk doğurabilir.

Aynı durum doktorlar, oyuncular, sanatçılar, akademisyenler ve diğer tanınmış kişiler açısından da geçerlidir.


İlk Bakışta Masum Görünen Bir Reklam Nasıl Sorunlu Hale Gelebilir?

Şöyle düşünelim.

Bir estetik kliniği Instagram'da son derece gerçekçi görünen bir doktor videosu yayınlıyor.

Videoda doktor;

"Bu yöntemi tüm hastalarıma öneriyorum."

diyor.

Ancak videodaki kişi gerçekte hiç konuşmadı.

Ses yapay zekâ tarafından üretildi.

Görüntü yapay zekâ tarafından oluşturuldu.

Yönetmeliğin getirdiği yeni yaklaşım tam da bu tür senaryoları hedefliyor.

Çünkü tüketici reklamı izlediğinde gerçek bir doktorun tavsiyesini dinlediğini zannedebilir.

İşte mevzuatın önlemek istediği durum budur.


Bölüm 2: Influencer Reklamları, Sahte Yorumlar ve "Yeşil" Reklamlara Yeni Kurallar

İlk bölümde yapay zekâ ile hazırlanan reklamlar ve AI avatarlara getirilen yeni kuralları inceledik.

Ancak yeni yönetmeliğin en az yapay zekâ kadar önemli üç konusu daha bulunuyor:

  • Influencer (sosyal medya etkileyicisi) reklamları,

  • İnternet sitelerindeki tüketici yorumları,

  • Çevresel (green) pazarlama iddiaları.

Aslında Ticaret Bakanlığı'nın en önemli hedeflerinden biri, tüketicinin internette gördüğü bilgilere yeniden güvenebilmesini sağlamak.

Bugün internette gördüğümüz;

  • "Bu ürünü kesinlikle tavsiye ediyorum."

  • "Türkiye'nin en çevreci markası."

  • "5.000 müşteriden tam puan aldı."

  • "Bu ürün karbon nötr."

gibi ifadelerin gerçekten doğru olup olmadığı çoğu zaman bilinmiyor.

Yeni yönetmelik tam da bu alanlarda önemli değişiklikler getiriyor.


Influencer Reklamlarında Yeni Dönem Başlıyor

Bugün Türkiye'de milyonlarca kişi satın alma kararını sosyal medya üzerinden veriyor.

Instagram'da bir ürün tavsiye ediliyor.

YouTube'da detaylı inceleme yapılıyor.

TikTok'ta kısa bir video milyonlarca kişiye ulaşıyor.

LinkedIn'de bir yazılım tavsiye ediliyor.

Ancak tüketici çoğu zaman şu sorunun cevabını bilmiyor:

Bu paylaşım gerçekten kişisel bir tavsiye mi, yoksa ücret karşılığı yapılmış bir reklam mı?

İşte yeni yönetmelik bu ayrımı daha görünür hale getiriyor.


Kimler "Sosyal Medya Etkileyicisi" Sayılıyor?

Yönetmelik yalnızca milyonlarca takipçisi bulunan fenomenleri kapsamıyor.

Yeni tanıma göre;

Sosyal medya üzerinden herhangi bir menfaat karşılığında bir mal veya hizmetin tanıtımını yapan gerçek veya tüzel kişiler sosyal medya etkileyicisi olarak değerlendiriliyor.

Dolayısıyla;

  • 3 milyon takipçili YouTuber,

  • 500 bin takipçili Instagram fenomeni,

  • 25 bin takipçili doktor,

  • 8 bin takipçili diş hekimi,

  • 2 bin takipçili mali müşavir,

  • LinkedIn üzerinden sponsorlu paylaşım yapan danışman,

aynı kurallara tabi olabilir.

Takipçi sayısından çok, ticari amaç ve karşılık alınması önemlidir.


Hangi Durumlarda Paylaşım Reklam Sayılıyor?

Birçok kişi reklam denildiğinde yalnızca para alındığını düşünüyor.

Oysa yönetmelik çok daha geniş düşünüyor.

Aşağıdaki durumların tamamı reklam kapsamında değerlendirilebilir.

Örnek 1

Bir kozmetik markası size ücretsiz ürün gönderiyor.

Siz de Instagram'da ürünü övüyorsunuz.

Bu reklamdır.


Örnek 2

Bir restoran sizi ücretsiz ağırlıyor.

Karşılığında hikâye paylaşmanızı istiyor.

Bu reklamdır.


Örnek 3

Bir yazılım şirketi size ücretsiz üyelik veriyor.

Siz LinkedIn'de sistemi tavsiye ediyorsunuz.

Bu da reklamdır.


Örnek 4

Bir otomobil markası test sürüşüne davet ediyor.

Karşılığında YouTube videosu çekiyorsunuz.

Bu da reklamdır.


Artık "Reklam" veya "Tanıtım" Yazılması Zorunlu

Yönetmelik burada oldukça net.

Paylaşımın reklam olduğu açıkça belirtilmek zorunda.

Yalnızca küçük bir hashtag kullanılması yeterli olmayabilir.

Yönetmelikte örnek olarak;

  • Reklam

  • Tanıtım

  • "@Marka tarafından sağlandı."

  • "Ürünleri gönderdiği için @Marka'ya teşekkürler."

şeklindeki açıklamalara yer veriliyor.

Bu açıklamanın;

  • kolay okunabilir,

  • ilk bakışta görülebilir,

  • başka yazılar arasında kaybolmamış

olması gerekiyor.


Reklam İbaresi En Alta Gizlenemeyecek

Eskiden bazı içerik üreticileri;

"...daha fazla"

butonunun altına küçük puntolarla reklam açıklaması ekliyordu.

Yeni yönetmelik bunu önlemeyi amaçlıyor.

Reklam ibaresi;

  • ekranı kaydırmadan görülebilmeli,

  • diğer etiketlerden ayrılmalı,

  • ilk anda dikkat çekmeli,

  • her paylaşımda tekrar bulunmalı.

Örneğin bir kampanya üç ayrı hikâyeden oluşuyorsa, yalnızca ilk hikâyeye reklam yazılması yeterli olmayabilir.


Sesli Yayınlarda da Reklam Açıklaması Zorunlu

Podcast yayınları,

X Spaces,

sesli odalar,

canlı yayınlar...

Artık yalnızca görsel içerikler değil.

Sadece ses kullanılan reklamlarda da yayının başında reklam olduğu açıkça belirtilmek zorunda.


İnternet Sitelerindeki Yorumlar Artık Daha Sıkı Denetlenecek

Belki de e-ticaret şirketlerini en fazla etkileyecek düzenleme burada.

Bugün birçok internet sitesinde;

⭐⭐⭐⭐⭐

"Harika ürün."

"Mükemmel kalite."

"Herkese tavsiye ederim."

şeklinde binlerce yorum bulunuyor.

Peki bunların gerçekten ürünü satın alan kişiler tarafından yazıldığı nasıl doğrulanıyor?

Yeni yönetmelik bu soruya cevap verilmesini istiyor.


Artık Herkes Yorum Yazamayacak

Yeni düzenlemeye göre;

yalnızca ilgili ürünü veya hizmeti satın alan tüketicilerin değerlendirme yapmasına izin verilecek.

Bu oldukça önemli.

Örneğin;

Bir restoran hakkında hiç gitmeyen bir kişinin yorum yapması,

Bir e-ticaret sitesinde ürünü satın almayan kişinin puan vermesi,

doğrudan yönetmelik açısından sorun oluşturabilir.


Doğrulanamayan Yorumlar Yayınlanamayacak

Bir işletme,

"Biz internette gördük, beğendik, sitemize ekledik."

diyemeyecek.

Satın alma süreci doğrulanamıyorsa ilgili değerlendirme yayımlanamayacak.

Bu özellikle;

  • e-ticaret sitelerini,

  • marketplace satıcılarını,

  • hizmet platformlarını

yakından ilgilendiriyor.


Sadece Olumlu Yorumları Yayınlamak Yeterli Değil

Bir başka önemli değişiklik ise tarafsızlık.

Bazı işletmeler;

  • kötü yorumları siliyor,

  • iyi yorumları öne çıkarıyor,

  • düşük puanları göstermiyor.

Yeni yönetmelik tüketici değerlendirmelerinin olumlu veya olumsuz ayrımı yapılmaksızın, objektif kriterlere göre yayımlanmasını öngörüyor.


Sahte Yorum Satın Almak Açıkça Yasaklandı

Son yıllarda sosyal medyada ve çeşitli platformlarda;

  • 100 yorum

  • 500 beş yıldız

  • Google Maps puanı artırma

  • Trendyol yorum paketi

gibi hizmetlerin satıldığı görülüyor.

Yeni yönetmelik bu uygulamalara doğrudan müdahale ediyor.

Artık;

  • sahte değerlendirme yaptırılması,

  • değerlendirme satın alınması,

  • ürün satmak amacıyla gerçeğe aykırı yorum oluşturulması

yasaklandı.

Bu yalnızca yorumu yazan kişiyi değil;

işletmeyi ve hizmet sağlayan ajansı da ilgilendirebilir.


"Çevre Dostu" Demek Artık Eskisi Kadar Kolay Değil

Son yıllarda pazarlamada en çok kullanılan ifadelerden bazıları şunlar oldu:

  • Yeşil ürün

  • Eco

  • Çevre dostu

  • Karbon nötr

  • Doğaya zarar vermez

  • %100 sürdürülebilir

Ancak bu ifadelerin önemli bir kısmı hiçbir bilimsel veriye dayanmıyordu.

Uluslararası literatürde buna greenwashing (yeşil aklama) deniliyor.


Greenwashing Nedir?

Greenwashing;

bir ürünün veya hizmetin gerçekte olduğundan daha çevreci gösterilmesi anlamına gelir.

Örneğin;

Bir plastik ambalajın üzerine yalnızca yeşil yaprak resmi koyarak çevre dostu algısı oluşturmak,

veya hiçbir belge olmadan "karbon nötr" demek,

greenwashing örneği olabilir.


Artık Çevresel İddiaların İspatlanması Gerekiyor

Yeni yönetmeliğe göre;

çevresel beyanların;

  • yetkili kurumlar,

  • üniversiteler,

  • akredite kuruluşlar

tarafından desteklenmesi gerekiyor.

Yani yalnızca reklam ajansının hazırladığı bir slogan yeterli olmayacak.

İddianın arkasında somut veri bulunması gerekecek.


Belirsiz İfadeler Risk Oluşturabilir

Örneğin;

  • "Dünyanın en çevreci ürünü"

  • "Doğaya dost"

  • "Sıfır çevresel etki"

gibi genel ifadelerin açıklamasız kullanılması artık daha riskli hale geliyor.

Şirketlerin bu tür pazarlama söylemlerini yeniden gözden geçirmelerinde fayda bulunuyor.


Bölüm 3: İndirim Kampanyaları, Hedefli Reklamcılık ve Yapay Zekâ Çağında İşletmelerin Dikkat Etmesi Gerekenler

İlk iki bölümde;

  • yapay zekâ ile oluşturulan reklamları,

  • influencer pazarlamasını,

  • tüketici yorumlarını,

  • çevresel (greenwashing) iddiaları

inceledik.

Ancak yeni yönetmelik bunlarla sınırlı değil.

Özellikle e-ticaret yapan şirketleri doğrudan ilgilendiren iki önemli değişiklik daha bulunuyor:

  • İndirim kampanyaları

  • Hedefli (kişiselleştirilmiş) reklamlar

Bu iki konu, özellikle internetten satış yapan işletmeler açısından ciddi önem taşıyor.


Artık İndirim Hesaplaması Nasıl Yapılacak?

Muhtemelen hepimiz şu tür kampanyalarla karşılaşmışızdır.

5.999 TL

2.999 TL

%50 İNDİRİM

Peki gerçekten %50 indirim mi yapıldı?

Yoksa ürün önce birkaç günlüğüne 5.999 TL'ye çıkarılıp ardından eski fiyatına mı döndürüldü?

İşte Ticaret Bakanlığı tam da bu uygulamaları önlemeyi hedefliyor.


Yeni "10 Gün" Kuralı

Yeni düzenlemeye göre;

bir ürün indirime girdiğinde esas alınacak fiyat;

indirimin başladığı tarihten önceki 10 gün içerisinde uygulanan en düşük fiyat olacak.

Bu değişiklik tüketici açısından oldukça önemli.

Çünkü artık işletmelerin kısa süreli fiyat artırıp ardından yüksek indirim yapmış gibi görünmeleri çok daha zor hale geliyor.


Örnek

Bir televizyonun fiyat geçmişi şöyle olsun.

Tarih Satış Fiyatı
1 Temmuz 38.000 TL
3 Temmuz 37.500 TL
6 Temmuz 36.900 TL
9 Temmuz 41.000 TL
11 Temmuz İndirim Başlıyor

İşletme;

"41.000 TL yerine 34.900 TL"

şeklinde reklam yapmak istese bile esas alınacak fiyat 41.000 TL olmayabilir.

Yönetmelik gereği son on gün içerisindeki en düşük fiyat dikkate alınacaktır.

Bu nedenle fiyat geçmişinin doğru tutulması artık her zamankinden daha önemli hale geliyor.


Hizmet Sektöründe Kural Biraz Farklı

Ürünlerde "son 10 gün" uygulanırken;

hizmetlerde (örneğin eğitim, otel, bakım, danışmanlık gibi) farklı bir yöntem benimsenmiştir.

Bu durumda indirimli fiyattan bir önce uygulanan fiyat esas alınacaktır.

Dolayısıyla hizmet sunan işletmelerin kampanya planlarını buna göre hazırlamaları gerekir.


Aynı Ürün Her Platformda Farklı Fiyatla Satılabilir mi?

Evet.

Yeni yönetmelik önemli bir açıklık getiriyor.

Bir ürün;

  • şirketin kendi internet sitesinde,

  • Trendyol'da,

  • Hepsiburada'da,

  • Amazon Türkiye'de

farklı fiyatlarla satılabilir.

Ancak burada önemli olan nokta şudur:

İndirim hesabı yapılırken yalnızca ilgili satış kanalındaki fiyat geçmişi dikkate alınacaktır.

Örneğin şirket kendi internet sitesinde fiyatı hiç değiştirmemiş olabilir.

Ancak Trendyol mağazasında farklı bir kampanya uygulanmış olabilir.

Bir platformdaki fiyat, diğer platform için referans olarak kullanılamaz.


Sadakat Programları Devam Edebilecek

Bugün birçok marka;

  • puan sistemi,

  • üyelik indirimi,

  • premium üyelik,

  • sadakat kartı,

  • özel müşteri kulübü

uyguluyor.

Yönetmelik bu sistemleri yasaklamıyor.

Ancak tüketicilerin bu avantajlara kolay ulaşabilmesi ve uygulamanın açık şekilde sunulması gerekiyor.


Hedefli Reklamcılık İlk Defa Açık Şekilde Düzenlendi

Belki de yönetmeliğin en dikkat çekici yeniliklerinden biri bu.

Artık "hedefli reklamcılık" ilk kez açık bir şekilde tanımlanıyor.

Peki hedefli reklam nedir?

En basit anlatımla;

internette yaptığınız davranışlara göre size özel reklam gösterilmesidir.


Günlük Hayattan Bir Örnek

Dün Google'da;

"Koşu ayakkabısı"

aradınız.

Bugün Instagram'a girdiniz.

Karşınıza üç farklı spor ayakkabı reklamı çıktı.

Tesadüf mü?

Hayır.

Bu, hedefli reklamcılığın en bilinen örneklerinden biridir.


Hangi Veriler Kullanılıyor?

Şirketler hedefli reklam gösterirken çoğu zaman;

  • ziyaret edilen sayfalar,

  • önceki alışverişler,

  • ilgi alanları,

  • yaş grubu,

  • şehir,

  • cihaz bilgisi,

  • konum verileri,

  • internet davranışları

gibi bilgileri analiz ediyor.

Yönetmelik artık bu sürecin daha şeffaf yürütülmesini istiyor.


Kullanıcı Reklamı Neden Gördüğünü Bilmelidir

Yeni düzenlemeye göre;

kişiye özel reklam gösteriliyorsa;

  • hangi kriterlerin kullanıldığı,

  • reklamın neden gösterildiği,

  • bu tercihlerin nasıl değiştirilebileceği

kullanıcının kolayca ulaşabileceği şekilde açıklanmalıdır.

Bu düzenleme özellikle;

  • e-ticaret platformlarını,

  • büyük dijital platformları,

  • mobil uygulamaları,

  • reklam teknolojisi şirketlerini

yakından ilgilendiriyor.


Çocuklara Yönelik Hedefli Reklamlara Sınırlama

Yönetmelik çocuklara ilişkin özel bir koruma da getiriyor.

Eğer tüketicinin çocuk olduğu biliniyor veya makul şekilde anlaşılabiliyorsa;

kişisel verilere dayalı profilleme yapılarak hedefli reklam gösterilemeyecek.

Bu özellikle;

  • çocuk uygulamaları,

  • oyun platformları,

  • eğitim uygulamaları

bakımından önem taşıyor.


Yapay Zekâ Kullanan İşletmeler İçin Gerçek Hayattan Örnekler

Mevzuatı anlamanın en kolay yolu örneklerdir.

Aşağıdaki senaryolar, yeni düzenlemenin pratikte nasıl uygulanabileceğini göstermektedir.

Örnek 1

Bir diş kliniği, HeyGen ile oluşturduğu AI doktor avatarını Instagram reklamlarında kullanıyor.

Değerlendirme:

Kullanım tek başına yasak değildir. Ancak reklamın yapay zekâ desteğiyle oluşturulduğu konusunda tüketiciyi yanıltmayacak bir yaklaşım benimsenmelidir.


Örnek 2

Bir emlak danışmanı, hiç gitmediği projeyi AI ile hazırlanmış görüntüler eşliğinde "Ben gezdim, çok beğendim." diyerek tanıtıyor.

Değerlendirme:

Gerçeğe aykırı deneyim aktarımı ciddi hukuki risk oluşturabilir.


Örnek 3

Bir e-ticaret sitesi ChatGPT ile ürün açıklamaları hazırlıyor.

Değerlendirme:

İçerik doğru olduğu sürece yapay zekâ kullanılması tek başına sorun oluşturmaz.


Örnek 4

Bir kozmetik markası internette 5.000 sahte yorum satın alıyor.

Değerlendirme:

Yeni yönetmelik kapsamında açık şekilde riskli bir uygulamadır.


Örnek 5

Bir influencer ücretsiz telefon aldıktan sonra hiçbir açıklama yapmadan inceleme videosu yayınlıyor.

Değerlendirme:

Menfaat karşılığı yapılan paylaşımın reklam niteliği taşıdığı açıkça belirtilmelidir.


Örnek 6

Bir şirket "Karbon nötr üretim yapıyoruz." diyor.

Ancak bunu destekleyen herhangi bir rapor bulunmuyor.

Değerlendirme:

Bu tür çevresel iddiaların belgeyle desteklenmesi gerekmektedir.


Şirketler 1 Ağustos 2026'dan Önce Ne Yapmalı?

Yönetmeliğin yürürlüğe girmesine kadar şirketlerin mevcut reklam süreçlerini gözden geçirmeleri faydalı olacaktır.

Aşağıdaki kontrol listesi başlangıç için yol gösterici olabilir.

Kontrol Sorusu Durum
AI avatar kullanılan reklamlar tespit edildi mi?
Influencer sözleşmeleri güncellendi mi?
Reklam açıklamaları standart hale getirildi mi?
Tüketici yorumlarının doğrulama sistemi incelendi mi?
İndirim hesaplama süreçleri kontrol edildi mi?
Çevresel iddialar belgeyle destekleniyor mu?
Hedefli reklam süreçleri KVKK ve yeni yönetmelik açısından gözden geçirildi mi?
Reklam ajansı ile sorumluluk paylaşımı yeniden değerlendirildi mi?

Yeni düzenleme yalnızca pazarlama departmanlarını değil; hukuk, uyum (compliance), bilgi teknolojileri ve yönetim ekiplerini de ilgilendiriyor.


Bölüm 4: Sık Sorulan Sorular, Uygulamadaki Gri Alanlar ve Şirketler İçin Yol Haritası

İlk üç bölümde yeni yönetmeliğin temel değişikliklerini ayrıntılı olarak inceledik.

Ancak uygulamada şirketlerin aklına gelecek sorular bunlarla sınırlı değil.

Özellikle yapay zekâ kullanımının hızla yaygınlaşması nedeniyle birçok konuda henüz yeni uygulamalar oluşmaya başladı.

Aşağıda işletmelerden en sık gelmesini beklediğimiz soruları ve yönetmelik ışığında değerlendirmelerimizi bulabilirsiniz.


Sık Sorulan Sorular (SSS)

1. ChatGPT ile reklam metni hazırlamak yasak mı?

Hayır.

ChatGPT, Gemini, Claude veya benzeri üretken yapay zekâ araçları kullanılarak reklam metni hazırlanması tek başına yasak değildir.

Ancak hazırlanan içerik;

  • yanıltıcı olmamalı,

  • gerçeğe aykırı bilgi içermemeli,

  • tüketiciyi aldatmamalıdır.


2. AI ile oluşturulan ürün fotoğrafları kullanılabilir mi?

Evet.

Ancak görsel;

ürünün gerçekte sahip olmadığı özellikleri varmış gibi göstermemelidir.

Örneğin;

küçük bir ürünün olduğundan büyük,

plastik bir ürünün metal,

sıradan bir kumaşın deri gibi gösterilmesi farklı hukuki değerlendirmelere yol açabilir.


3. Midjourney ile hazırlanan reklam görselleri serbest mi?

Kural olarak evet.

Önemli olan;

görselin tüketiciyi yanıltmaması ve ürün hakkında yanlış izlenim oluşturmamasıdır.


4. AI sunucu (avatar) kullanılabilir mi?

Yönetmelik bunu yasaklamıyor.

Ancak tüketicinin;

karşısındaki karakterin yapay zekâ ürünü olduğunu anlayabilmesi önem taşıyor.


5. Şirket CEO'sunun dijital ikizi oluşturulabilir mi?

Şirket kendi yöneticisinin izniyle dijital ikiz oluşturabilir.

Ancak gerçek kişinin hiç söylemediği sözleri söylemiş gibi gösteren reklamlar farklı hukuki riskler doğurabilir.


6. Ünlü kişilerin AI kopyaları kullanılabilir mi?

Yeni yönetmelik özellikle bu konuya dikkat çekiyor.

Gerçek bir kişinin AI ile oluşturulan dijital kopyasının ürünü gerçekten kullanmış veya tavsiye etmiş gibi gösterilmesi yasaktır.


7. LinkedIn paylaşımları da kapsamda mı?

Evet.

LinkedIn de sosyal medya platformlarından biridir.

Eğer ticari tanıtım yapılıyorsa ve bunun karşılığında menfaat sağlanıyorsa yönetmelik uygulanabilir.


8. Doktorlar ve avukatlar da etkileniyor mu?

Evet.

Meslek ayrımı bulunmamaktadır.

Reklam yapan bütün işletmeler düzenlemeyi dikkate almalıdır.

Bunun yanında sağlık ve avukatlık mevzuatındaki özel reklam yasakları ayrıca uygulanmaya devam eder.


9. Küçük işletmeler için istisna var mı?

Hayır.

Yönetmelik belirli bir ciro veya çalışan sayısı sınırı getirmemektedir.


10. Influencer ücretsiz ürün aldıysa bu reklam sayılır mı?

Evet.

Yönetmelik ücretsiz ürün sağlanmasını da menfaat kapsamında değerlendiriyor.


11. Sadece indirim kuponu verilmesi de reklam ilişkisi oluşturabilir mi?

Şirket tarafından sağlanan avantajın niteliğine göre evet.

Ücretsiz veya indirimli ürün ve hizmet sağlanması yönetmelikte açıkça sayılan örnekler arasındadır.


12. AI ile hazırlanmış müşteri yorumları kullanılabilir mi?

Hayır.

Gerçek tüketici deneyimini yansıtmayan değerlendirmeler önemli hukuki risk oluşturabilir.


13. Google yorumu satın almak güvenli mi?

Hayır.

Yeni düzenleme bu tür uygulamalara karşı oldukça net hükümler getiriyor.


14. Amazon yorumları satın almak mümkün mü?

Teknik olarak mümkün olabilir.

Ancak hukuken önemli riskler doğurabilir.


15. "Çevre dostu" demek yasak mı?

Hayır.

Fakat bu iddianın somut şekilde desteklenebilmesi gerekir.


16. "Karbon nötr" ifadesi kullanılabilir mi?

Bilimsel ve teknik dayanak bulunuyorsa kullanılabilir.

Aksi halde yanıltıcı reklam tartışmaları gündeme gelebilir.


17. AI ile hazırlanan videoların tamamına açıklama eklemek gerekir mi?

Şirketlerin her kampanyayı kendi özellikleri çerçevesinde değerlendirmeleri ve yeni yönetmelik hükümlerine uygun hareket etmeleri önemlidir.


18. Bu düzenleme yalnızca sosyal medyayı mı kapsıyor?

Hayır.

İnternet siteleri,

mobil uygulamalar,

e-ticaret platformları,

dijital reklamlar,

video içerikleri,

sesli yayınlar,

çok daha geniş bir alanı kapsayabilir.


19. Yönetmelik ne zaman yürürlüğe giriyor?

Yeni düzenleme 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.


20. Şirketler bugünden hazırlık yapmalı mı?

Kesinlikle evet.

Çünkü;

  • reklam arşivlerinin incelenmesi,

  • influencer sözleşmelerinin güncellenmesi,

  • ajans süreçlerinin gözden geçirilmesi,

  • e-ticaret altyapısının kontrol edilmesi

zaman alabilecek çalışmalardır.


Yönetim Kurullarına ve Şirket Sahiplerine Öneriler

Yeni yönetmelik yalnızca pazarlama departmanlarını ilgilendirmiyor.

Aslında;

  • yönetim kurulu,

  • hukuk departmanı,

  • uyum (compliance) ekipleri,

  • bilgi işlem,

  • insan kaynakları,

  • satış ekipleri

ortak hareket etmek zorunda.

Çünkü artık bir reklam kampanyasının hazırlanması;

yalnızca yaratıcı fikir üretmekten ibaret değil.

Aynı zamanda hukuki risklerin de yönetilmesini gerektiriyor.


Reklam Ajansları İçin Yeni Bir Dönem Başlıyor

Dijital reklam ajanslarının da çalışma biçimi değişebilir.

Artık;

  • AI kullanım politikaları,

  • influencer sözleşmeleri,

  • yorum yönetimi,

  • çevresel iddiaların doğrulanması,

  • reklam onay süreçleri

çok daha sistematik hale gelmek zorunda.

Bu nedenle birçok işletmenin önümüzdeki dönemde reklam ajanslarından yalnızca tasarım değil;

mevzuata uygunluk (advertising compliance) konusunda da destek istemesi beklenebilir.


Sonuç

Üretken yapay zekâ, reklam sektörünü geri dönüşü olmayacak şekilde değiştirdi.

Bugün tek bir kişi;

ChatGPT ile metin,

Midjourney ile görsel,

HeyGen ile video,

ElevenLabs ile ses,

Canva AI ile tasarım hazırlayabiliyor.

Bu teknolojiler şirketler için büyük fırsatlar sunuyor.

Ancak aynı zamanda tüketicinin yanıltılması riskini de artırıyor.

Ticaret Bakanlığı'nın yayımladığı bu yönetmelik, yapay zekâyı yasaklayan bir düzenleme değil; şeffaflığı ve dürüst ticari iletişimi güçlendirmeyi amaçlayan bir düzenleme niteliğinde.

Özellikle e-ticaret şirketleri, dijital pazarlama ajansları, sosyal medya yöneticileri, içerik üreticileri ve yapay zekâyı pazarlama süreçlerinde kullanan işletmelerin, 1 Ağustos 2026 tarihinden önce mevcut uygulamalarını gözden geçirmeleri önem taşıyor.

Unutulmamalıdır ki reklam hukuku, kişisel verilerin korunması, fikrî mülkiyet, tüketici hukuku ve sektöre özel düzenlemeler çoğu zaman birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle yeni kampanyalar planlanırken yalnızca yaratıcı fikirler değil, hukuki uyum da sürecin ayrılmaz bir parçası olmalıdır.


Özet: 1 Ağustos 2026 Öncesi İşletmeler İçin 10 Maddelik Kontrol Listesi

✅ Yapay zekâ kullanılan reklam kampanyalarını tespit edin.

✅ AI avatar ve dijital karakter kullanılan içerikleri gözden geçirin.

✅ Influencer sözleşmelerinizi güncelleyin.

✅ Reklam açıklamalarının görünürlüğünü kontrol edin.

✅ Ürün değerlendirme ve yorum sisteminizi denetleyin.

✅ Çevresel iddialarınızı belgeyle destekleyin.

✅ İndirim kampanyalarının fiyat geçmişini doğrulayın.

✅ Hedefli reklam süreçlerinizi gözden geçirin.

✅ Pazarlama ekibinize yeni yönetmelik hakkında eğitim verin.

✅ Reklam kampanyalarını yayımlamadan önce hukuki uygunluk kontrolü oluşturun.

Doğru planlanan reklam kampanyaları yalnızca daha fazla satış sağlamaz; aynı zamanda şirketinizi idari yaptırımlar, tüketici uyuşmazlıkları ve itibar kaybı risklerine karşı da korur.

Reklam Compliance Süreçlerinizi Gözden Geçirdiniz mi?

1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecek yeni düzenleme, yalnızca pazarlama ekiplerini değil; hukuk, uyum (compliance), bilgi teknolojileri ve yönetim ekiplerini de yakından ilgilendiriyor.

Özellikle aşağıdaki alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin mevcut süreçlerini gözden geçirmelerinde fayda bulunmaktadır:

  • Yapay zekâ destekli reklam ve pazarlama faaliyetleri

  • AI avatar ve dijital karakter kullanımı

  • Influencer iş birlikleri ve reklam sözleşmeleri

  • E-ticaret ve ürün değerlendirme (yorum) sistemleri

  • İndirim kampanyaları ve fiyatlandırma süreçleri

  • Çevresel beyanlar (green claims) ve sürdürülebilirlik iletişimi

  • Hedefli reklamcılık ve dijital pazarlama uygulamaları

OZM Consultancy olarak, şirketlere yeni düzenlemeye uyum sürecinde Reklam Compliance İncelemesi hizmeti sunuyoruz.

Bu kapsamda;

  • mevcut reklam ve pazarlama süreçlerinin mevzuata uygunluk açısından değerlendirilmesi,

  • reklam metinleri, kampanyalar ve dijital içeriklerin hukuki risk analizinin yapılması,

  • influencer ve reklam ajansı sözleşmelerinin gözden geçirilmesi,

  • şirket içi reklam onay (advertising approval) süreçlerinin oluşturulması,

  • pazarlama ekiplerine yönelik farkındalık ve uyum çalışmaları,

  • yapay zekâ kullanımına ilişkin iç politika ve prosedürlerin hazırlanması

konularında destek sağlıyoruz.

Yeni yönetmelik yürürlüğe girmeden önce şirketinizin reklam ve pazarlama faaliyetlerinin mevcut düzenlemelere uygunluğunu değerlendirmek veya kurumsal bir Advertising Compliance Review planlamak isterseniz bizimle iletişime geçebilirsiniz.

info@ozmconsultancy.com