Skip to main content

Command Palette

Search for a command to run...

Akreditif ve UCP 600 Rehberi

Akreditif Rehberi

Published
22 min readView as Markdown
Akreditif ve UCP 600 Rehberi
M
I’m Evren ozmen, a CPA based in Istanbul, advising remote workers, freelancers, and international founders on Turkish tax and cross-border structuring. I focus on practical tax strategies around: 100% service export income deduction Tax residency in Turkey Company formation for foreigners Remote work and international income I break down complex tax rules into clear, actionable guidance — without losing the legal and compliance reality behind them. info@ozmconsultancy.com 🇹🇷 Türkiye genelinde; yazılım ve dijital ürün geliştiren şirketler, yurt dışına uzaktan hizmet sunan profesyoneller, Teknopark firmaları, oyun stüdyoları ve mobil uygulama şirketlerine Türkçe ve İngilizce mali ve vergisel danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. 📘 Insights & Publications: https://medium.com/@evrenozmen 📩 For Online Tax Advisory & Accounting Services/Danışmanlık-Mali Müşavirlik Hizmetleri: info@ozmconsultancy.com

1. Akreditifteki Bankalar, Riski ve Dış Ticaretteki Avantajları

Akreditif (LC), ithalatçının (alıcı) bankasının ihracatçıya (satıcı) ödeme garantisi vermesini içerir. İhracaatçı bankaları (advising/confirming/negotiating) ile ithalatçı bankası (issuing) arasındaki bu yapı, taraflara şu avantajları ve riskleri getirir:

  • İhracatçı için güvence: İhracatçı, yükleme ve belgeleri tamamladığında ödeme alacağını bilir. Örneğin, bir dijital ticaret rehberi şöyle açıklar: “Akreditif, Bay A’ya (ihracatçı) ödemeyi alacağı; Bay B’ye (ithalatçı) ise sevkiyatı belgeleriyle kanıtlama imkânını sağlar”​. Böylece, ihracatçı banka güvencesine sahip olur.

  • İthalatçı için kolaylık: İthalatçı, malın sevk edilmiş olduğunu belgeleyen dokümanları alarak ödeme yapar, nakliye ve kalite riskinden kısmen korunur. İthalatçı bankası, mal ve doküman şartlarını sağladıktan sonra ödeme yapmayı garanti eder​​.

  • Bankaların rolü ve ücreti: Emisyon bankası (issuing bank) akreditifi açarak, ödemeyi garanti eder ve bunun karşılığında komisyon alır​. Bankalar genellikle akreditif tutarının belli bir yüzdesi oranında ücret talep eder​. Ayrıca banka, akreditif açmadan önce ithalatçıdan nakit veya menkul kıymet rehin alarak kredilendirme yapar​.

  • Riski paylaşma: Onaylayan (confirming) bankanın devreye girmesi durumunda, ihracatçı bankası da ödeme garantisi verir. Bu durumda, onaylayan banka, asıl emisyon bankasının veya ithalatçının ödememesi riskini üstlenir​. Bu, özellikle siyasi veya ekonomik riskli ülke bankalarıyla işlemde ihracatçı için avantajdır, ancak onaylayan bankanın kredi riski artar.

  • Dış ticarette avantaj: Akreditif, bankaların garantörü olduğu bir ödeme yöntemi olduğu için güven sağlar, böylece yeni veya uzak pazarlarda mal satışı teşvik edilir​. Uluslararası standartlara (ICC UCP 600) göre tanımlandığından, bankalar arası uygulama birliği sağlar​.

Riskler: Bankalar açısından en temel risk, belgelerdeki sahtecilik veya uyumsuzluk durumudur. Bankalar, yalnızca sunulan belgelere bakarak işlem yaptığı için (belge esaslılık), gerçekte sevkiyatın yapılıp yapılmadığını denetleyemezler​​. Yanlış veya sahte belge tespiti onların ödemeyi geri alma şansını zorlaştırır. Ayrıca, onaylama yapan bankalar, ihracatçıya ödeme yapıp ithalatçı bankadan geri tahsil edememe riskiyle karşılaşır. Buna karşın, akreditif kullanan taraflar, ödemelerini düzenli belgeler karşılığında alarak karşılıklı güven ve dış ticaret hacmi avantajı kazanır.

2. Akreditifli Ödeme

Akreditifli ödeme, ithalatçının bankasının ihracatçıya ödeme yapmayı garanti ettiği bir yöntemdir. ABD Ticaret Bakanlığına göre: “Akreditif, yabancı alıcının bankasının, ihracatçı malları sevk ettiğinde ve gerekli evrakı ibraz ettiğinde ödeme yapmasını içeren sözleşmesel bir taahhüttür”​. Bu süreç şunları içerir:

  • Tedarik ve akreditif açılması: İthalatçı ve ihracatçı arasında bir satış sözleşmesi yapılır. İthalatçı, kendi bankasına akreditif açılması talimatını verir. Banka, sözleşme şartlarını taşıyan bir akreditif düzenler ve ihracatçının bankasına iletir​. İhracatçının bankası (advising bank), akreditifi teyit eder ve ihracatçıya bildirir.

  • Mal sevkiyatı ve belge hazırlığı: İhracatçı, sözleşme ve akreditif şartlarına uygun şekilde malları gönderir. Sevkiyatla birlikte konşimento, ticari fatura, sigorta poliçesi, menşe şahadetnamesi gibi gerekli tüm belgeleri hazırlar.

  • Belge sunumu ve inceleme: İhracatçı, belirtilen belgeleri kendi bankasına (nominated/confirming bank) sunar. Bu banka, belgelerin akreditif şartlarına uygunluğunu kontrol eder. Uygunluk halinde belgeleri ithalatçının emisyon bankasına gönderir​​.

  • Ödeme: Emisyon bankası, belgeleri kontrol edip onaylarsa, ihracatçının bankasına ödeme yapar. İhracatçının bankası da ihracatçıya ödeme yapar. Sonrasında emisyon bankası, bu tutarı ithalatçıdan tahsil eder ve belgeleri ithalatçıya teslim eder​. İhracatçı, bu sayede zamanında ve güvenilir şekilde ödeme alır; ithalatçı ise belgelerle malı ithal eder.

Bu yöntemde banka, malın fiilen tesliminden ziyade belgelerin uygunluğuna bakar. Örneğin, bir uzman rehbere göre, akreditif belgeleri “detaylı ve hataya açık” olup, belgeler eksiksiz sunulmazsa ödeme gecikebilir​​. Akreditifli ödeme, taraflara finansman kolaylığı ve ödemede güven sağlar, ancak doğru dokümantasyon ve zamanlamaya dikkat etmeyi gerektirir.

3. ICC – UCP 600 Kuralları

Uluslararası Ticaret Odası (ICC) tarafından hazırlanan UCP 600 (Uniform Customs and Practice for Documentary Credits), akreditiflerle ilgili en güncel standartlar bütünüdür. Temel özellikleri şunlardır:

  • Hedef: UCP 600, akreditif işlemlerini standardize ederek uluslararası ticarette şeffaflık ve öngörülebilirlik sağlamayı amaçlar. Yaklaşık 175 ülkede kullanılmakta ve yılda 1 trilyon USD’lik ticareti düzenlemektedir​. Kurallar, tarafların sözleşmelerinde açıkça belirtildiği takdirde bağlayıcı hale gelir​.

  • Maddeler ve kapsam: UCP 600, toplam 39 maddeden oluşur​. İçeriğinde tanımlar, tarafların yükümlülükleri, belge inceleme kuralları (Madde 14-17) ve aksaklık prosedürleri yer alır​​. Örneğin, Madde 14 ve devamındaki hükümler, sunulan belgelerin incelenmesi ve uyumlu olması zorunluluğunu tanımlar.

  • Uygulama: UCP 600, herhangi bir yasal zorunluluk olmaksızın, taraflarca akreditife dahil edildiğinde geçerlilik kazanır​. Bir akreditifte “subject to UCP 600” ibaresi varsa, işlem bu kurallara tabi olur. Kurallar, bir nevi akreditif “elkitabı” gibidir ve standart dış işlemleri azaltır.

  • Katkılar ve yenilikler: UCP 600, bir önceki versiyon UCP 500’e göre daha kısa ve anlaşılır hükümlere sahiptir​. Belgelerde uyum (strict compliance) esas iken, önemsiz hatalar esnetilebilir hale gelmiştir​. Ayrıca elektronik akreditif işlemlerinin düzenlemesi için 2019’da eUCP ek standardı getirilmiştir (eUCP 2.0).

Bu kurallar, standart akreditif kullanımını teşvik ederek dolandırıcılık riskini azaltmayı ve banka, satıcı, alıcı gibi tüm tarafların rolünü netleştirmeyi hedefler​.

4. Akreditife Katılan Taraflar ve Aralarındaki İlişkiler

Bir akreditif işlemi genellikle aşağıdaki tarafları içerir:

  • Lehdar (Beneficiary): Malları satan ihracatçı şirket. Ödeme yapıldığında alacaklıdır.

  • Düzenleyen/Emisyon Bankası (Issuing Bank): İthalatçının talebiyle akreditifi açan banka. Lehdara ödeme yapacağına dair kesin taahhüt verir. İthalatçıdan ödemenin geri tahsil edileceği kişidir​.

  • Aviz Bankası (Advising Bank): Lehdarın bankasıdır. Emisyon bankasının açtığı akreditifi lehdara iletir, doğruluğunu teyit eder. İstenirse akreditifi onaylayarak kendi ödeme güvencesini de ekler (teyit bankası olarak işlev görür)​.

  • Teyit Bankası (Confirming Bank): Aviz bankası genellikle teyit bankası görevini üstlenir. Teyit, ihracatçı adına ek ödeme güvencesi verir. Emisyon bankası iflas etse bile teyit bankası alacaklıya ödeme yapmayı garanti eder​​

  • Müşterek Bankalar: Lehdarın bankası bazen doğrudan ödeme yapmaz; bir müzakere bankası (negotating bank) veya ödeyici banka (paying bank) aracılığıyla ödeme yapabilir. Müzakere bankası, belgeleri inceleyip uygun görürse lehdara ödeme yapar ve belgeleri emisyon bankasına iletir. İhraççı (Avroç) bankası ise bu durumda belgeleri alır ve ödeme alır.

  • Lehime Taraflar Arası İlişki: İthalatçı ile ihracatçı arasındaki satış sözleşmesi, akreditif şartlarını belirler. Taraflar bankalar arası hiyerarşiyi uzaktan yönetir: İthalatçı emisyon bankasına sipariş verir, emisyon bankası aviz bankası ve gerektiğinde teyit bankası aracılığıyla ihracatçıya ödeme garantisi sunar. İhracatçı malları sevk eder ve belgeleri bankaya ibraz eder; bu belgeler karşılığında ödeme yapılır.

Özetle, akreditifte herkes kendi rolünde hareket eder: İthalatçı malı almak için akreditif açtırır, emisyon bankası ödemeyi garanti eder, aviz/teyit bankası akreditifi iletir ve teyit ederse ek garanti koyar, ihracatçı malları gönderir ve belgeleri sunar. Bu karmaşık zincir, karşılıklı güven ve belgelerle ödeme prensibi üzerine kuruludur​.

5. Akreditif Şartlı Ödemedir; Koşulları Neler Olabilir?

Akreditif şartlı bir ödeme taahhüdüdür: Banka, ihracatçıya ancak akreditifte belirtilen tüm koşullar (senetler) yerine geldiğinde ödeme yapar. Bu koşullar tipik olarak şu unsurları kapsar:

  • Belgelerin tamlığı ve uyumu: Konşimento, fatura, sigorta poliçesi, menşe sertifikası, paketleme listesi vb. belgeler tam ve akreditifte belirtilen şekil/formatta olmalıdır. UCP 600’e göre belgeler “mutlak uyum” ilkesine göre değerlendirilir; küçük hata bile ödeme redine neden olabilir​. Örneğin, tarih uyumsuzluğu, eksik imza, farklı isim gibi basit hatalar bile sorun çıkarabilir.

  • Yükleme/Zaman Çizelgesi: Akreditifte belirtilen son yükleme tarihi ve süreye uyulmalıdır. Mallar zamanında sevk edilmezse banka ödeme yapmayabilir. “En geç navlun tarihi” veya “gemiye yükleme süresi” gibi maddelere dikkat edilmelidir.

  • Taşıma Şartları: INCOTERMS bazen akreditifte yer almaz, ancak taşıma belgeleri (örneğin Deniz Konşimentosu, CMR, AWB) doğru hazırlanmalı, sevkiyat şekline ve varış yerine uygun olmalıdır.

  • Sigorta Şartları: Eğer akreditifte sigorta poliçesi isteniyorsa, bu poliçe şartlara uygun şekilde düzenlenmeli (örneğin CIF mal bedelinin %110’u kadar) ve zamanında sunulmalıdır.

  • Ödeme Koşulları: Akreditif vadesi, sight (görünürde) ya da vadeli (usance) olabilir. Eğer vadeli ise vade dilimi ve faiz koşulları açıkça belirtilmelidir. Bu koşullar ihraç ve ithal tarafının anlaştığı şekilde ayarlanmalıdır.

  • Özel Koşullar: Bazı akreditiflerde montaj belgeleri, muayene raporları, spesifik sertifikalar (örneğin kalite, menşe sertifikası) isteyebilir. Bu özel şartlar dikkatle izlenmelidir.

Özetle, akreditif tamamen belgelerin şartlarına bağlıdır. “Akreditif şartlı havaledir” denmesinin nedeni budur: Banka, akreditife uygun belgesel şartlar gerçekleşinceye kadar ödeme yapmaz. UCP 600’ün vurguladığı gibi, bankalar yalnızca belgeleri inceleyip uygunluk bulursa ödeme yapar​. Bu koşullara uyulmaması durumunda ya ödeme yapılmaz ya da geçici kabul (rezerv konularak ödeme) yoluna gidilebilir.

6. Akreditif ve UCP 600’ın İlişkilendirilmesi

Akreditif işlemlerinde ICC’nin UCP 600 kuralları, taraflarca gönüllü olarak kontrata dahil edilerek uygulanır. Bu ilişki şöyle özetlenebilir:

  • Dâhil etme: Bir akreditifte genellikle “subject to UCP 600” ibaresi bulunur. Bu, akreditifin UCP 600 hükümlerine tabi olduğunu gösterir. UCP 600, yasalar gibi zorunlu değildir; ancak taraflar kabul ederse akreditif metnini bu kurallara göre yorumlamak zorundadırlar​.

  • Standart kılavuz: UCP 600, bankalar ve taraflar arasında bir tür uluslararası “beyaz kitap”tır. Örneğin, belgelerin nasıl düzenleneceği (Madde 14-17), ödeme yükümlülükleri (Madde 8), emisyon bankasının sorumlulukları (Madde 14 ve 15) gibi konular açıklıdır. Ek olarak, ISBP 745 gibi ICC yayınları belgelerin nasıl yorumlanacağına dair örnek pratikler sunar.

  • Uyum süreci: Akreditifte bir hüküm UCP’ye aykırı ise, genelde akreditifteki hüküm esas alınır. Ancak uygulamada çoğunlukla UCP 600 kapsamına giren akreditiflerde bankalar UCP’l .

  • Referans: Örneğin, Trade Finance Global rehberinde belirtildiği gibi, UCP 600 kuralları dünya genelinde akreditiflerin en başarılı düzenlemesi sayılır​. Bir akreditifte UCP 600 referansı olmadıkça, bu kurallar otomatik olarak geçerli olmaz; taraflar kasıtlıca bu düzenlemeyi seçmelidir​.

Sonuç olarak, akreditiflerin yorum ve uygulamasında UCP 600 kilit rol oynar. Akreditif sözleşmesi bu kuralları içerdiğinde, belgelere bakma, uyumsuzlukları yönetme ve bankacılık sorumlulukları UCP standartlarına göre yürütülür.

7. Akreditifte Yanlış Anladıklarımız ve Doğru Anladıklarımız

Akreditif düzenlemeleri oldukça teknik olduğundan, taraflar arasında sıkça kafa karışıklığına yol açan noktalar vardır. Önemli bazı hususlar:

  • “Malların kalitesi” vs. “Belgeler”: Akreditifte banka, malın kalitesine veya miktarına değil, sunulan belgelerin şartlara uygunluğuna bakar. Pek çok kişi, iyi mal gelmezse ödemeyi engelleyebileceklerini düşünür; ancak UCP 600 uyarınca banka belgelere bakar​. Bu belge esaslılık, bazen uygulamada anlaşmazlık yaratır.

  • “Late shipment” (geç sevk): Akreditifte son yükleme tarihi geçtikten sonra banka ödeme yapmayabilir. Tarafların, “latest shipment date” ibaresine dikkat etmesi gerekir. Çoğu kişi, ödeme taahhüdünün soyut bir süreyle kalkacağını unutur.

  • Adres ve unvan tutarsızlıkları: Bazı durumlarda alıcı/ satıcı isimlerindeki küçük farklılıklar veya adres farklılıkları belge uyumsuzluğu sayılır. UCP 600 gevşekliğe izin verse bile, bankalar titiz davranabilir.

  • Kısmi sevkiyat ve transshipment: Akreditifte kısmi yükleme veya aktarmaya izin verilip verilmediği net olmalıdır. Yanlış anlaşılma durumunda mallar zamanında gönderilse bile banka “diğer belgeler şartları karşılamıyor” diyebilir.

  • Yabancı dil ve tercüme hataları: Belgeler farklı dillerdeyse, doğru terim kullanılmalı ve gerekirse onaylanmış çeviri sunulmalıdır. Yanlış tercüme akreditifin reddine neden olabilir.

Bu ve benzeri detaylar her akreditif işlemi öncesi açıkça görülmeli, gerekirse taraflarca yazılı olarak teyit edilmelidir. Rehberlerde önerildiği gibi, belge şartlarının eksiksiz yerine getirilmesi için kontrollü ve profesyonel inceleme şarttır​.

8. İhracat Akreditifinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

İhracatçı (lehdar) gözüyle bir akreditif alındığında şu noktalar önem taşır:

  • Banka güvenilirliği: Akreditifi açan bankanın (issuing bank) itibarı ve finansal gücü sorgulanmalıdır. Güvenilir bir banka olması, ihracatçının ödemesini güvence altına alır.

  • Miktar ve para birimi: Akreditifte belirtilen tutar ve para birimi, satış sözleşmesiyle uyumlu olmalı, kur dalgalanmalarına göre esneklik düşünülmelidir.

  • Ödeme koşulları: Görüntülü (sight) mi, vadeli mi (usance)? Vadeli ise vade miktarı net olmalı, anlaşmaya uygun şekilde belirlenmelidir.

  • Belge talepleri: Zorunlu belgeler listesi akreditifte verilir. İhracatçı, bu belgeleri eksiksiz ve zamanında temin edebilmeli. Söz gelimi konşimento, fatura, sigorta, menşe belgeleri isteniyorsa bu belgelerin formatı ve içeriği titizlikle kontrol edilir​.

  • Gönderim şartları: Sevkiyat tipi (denizyolu, havayolu, karayolu vb.), yükleme tarihi, liman/varış noktası, aktarma (transshipment) ve kısmi sevk (partial shipment) izinleri net olmalı. İhracatçının lojistik planına uygun olmayan kısıtlamalar varsa akreditifin değişmesi talep edilmelidir​.

  • Sigorta ve vergi koşulları: Eğer sigorta poliçesi isteniyorsa, mal değeri üzerinde gerekli teminat tutarı sağlanmalı, poliçe kapsamı doğru yapılmalı. Gümrük belgesi veya vergi beyannamesi gerekiyorsa önceden hazırlık yapılmalıdır.

  • Maliyet ve komisyonlar: Bankalar arası komisyon ve masraflar akreditifte belirtilebilir. Kimin hangi masrafları ödeyeceği net değilse, taraflar anlaşmalıdır. Sık görülen sorun, beklenmeyen banka ücretlerinin satıcıya yansıtılmasıdır.

  • Değişiklik talebi: Akreditifte hata veya eksiklik varsa, ihracatçı bankası aracılığıyla değiştirilmesi talep edilebilir. Bu süreçte süre kaybına dikkat edilmeli.

Genel olarak ihracatçı, akreditif metnini sözleşme şartlarıyla birebir karşılaştırmalı ve mümkünse banka yetkilileriyle netleştirmelidir. Örneğin, bir ihracat kontrol listesinde önerildiği üzere, ihracatçı şu soruları sorabilir: “Akreditifi veren banka bana uygun mu? İsim ve adres bilgiler doğru mu? Ödeme koşulları beklediğim gibi mi? Lojistik açıdan uygun son tarih ve limanlar girilmiş mi? Tüm gereken belgeleri temin edebilecek miyim?”​. Bu kontroller, işlem riskini minimize eder.

9. Akreditifte Rezerv Nedir?

Akreditifte rezerv, bankanın belge sunumu sırasında tespit ettiği bir uyumsuzluk veya belirsizlik nedeniyle geçici rezerv koyarak ödeme yapması demektir. Yani ödeme “şartlı” gerçekleşir; banka bazı bilgileri kesinleştirmeyi veya düzeltmeyi talep edebilir. Örneğin; faturada miktar ile diğer belgelerdeki miktar farklıysa, banka farkı aydınlatana kadar rezerv koyabilir. Böylece ihracatçıya ödemenin tamamını hemen vermeyip, potansiyel bir uyuşmazlığı not eder. Rezerv konulması, genellikle ileride alınacak ilave bilgi veya düzeltme taahhüdüdür. UCP 600 bağlamında belgeler tam uyumlu değilse, banka ya reddetmeli ya da “şikayetli (with reservation)” ödeme yapmalıdır. Bu, her zaman ideal bir durum olmayıp, taraflar arasındaki yükümlülükleri karıştırabilir.

10. Akreditifte Rezervli Belgelerin Akıbeti

Rezerv koyulan belgelerin akıbeti durumun ciddiyetine göre farklılaşır:

  • Banka, rezervin düzeltilmesini bekler; ihracatçıdan ek belge veya açıklama talep eder. Eğer uyumsuzluk giderilirse, ödeme tam olarak yapılır.

  • Eğer rezerv geçersiz bulunursa veya ihracatçı gereken evrakı tamamlayamazsa, ödeme reddedilebilir. İhracatçı alacağının tamamını alamayabilir; eksik ödeme veya hiç ödeme riski ortaya çıkar.

  • Bankalar arası sorumluluk karmaşıklaşabilir: Örneğin, teslimat ihalesi (negotiting) bankası rezerv koyduysa, emisyon bankası belgeleri kabul edene kadar nihai ödeme yapmayabilir. Rezerv sonrasında anlaşma sağlanamazsa, nihai sonuç dava veya müzakereye kalabilir.

  • Rezervli ödeme, bankaların ileride masraf taleplerine yol açabilir. Örneğin, ihracatçıya ödemenin bir kısmı rezerv nedeniyle geciktirilmişse, ihracatçı banka faiz veya komisyon talep edebilir.

Özetle, rezervli belgeler ekstra belirsizlik getirir ve akreditif sürecini uzatır. Bu yüzden ihracatçı ve bankalar, “rezerv konmaksızın” temiz ödeme için belgelere önce tam uyum sağlamayı hedeflerler.

11. Akreditifte Bulunan Rezerv ve Bankaların Sorumlulukları

Bir banka, akreditifte rezerv (uyumsuzluk) tespit ettiğinde şu sorumluluklar doğar:

  • Rezervin bildirilmesi: Lehtar veya müzakere bankasına, rezerv koyduğuna dair resmi bildirimde bulunmalıdır. UCP 600 Madde 29, koşulları sağlar. İhracatçıya da durumu açıklamalıdır.

  • Çözüm için işbirliği: İhraççı bu rezervi gidermek için gerekli düzeltmeleri yapar (fatura tadili, ek belge). Banka bu süreci kolaylaştırmalı, hangi bilgilerin eksik olduğunu net biçimde iletmelidir.

  • Ödeme yükümlülüğü: Banka, rezerv kaldırılmadan ödeme yapmak zorunda değildir. Ancak rezervli bir ödeme yapılmışsa (tahsis edilen tutarla ödenmişse), banka ödemeyi tamamlayabilir veya geri talep edebilir.

  • Mükerrer sorumluluklar: Özellikle teyit bankası, rezerv sürecinde kendine düşen kontrolleri dikkatlice yapar. UCP 600 Madde 8 gereği teyit bankası, belgeler uygunken ihracatçıya ödeme yapmak zorundadır​; rezerv varken sorumluluğu belirsizleşir.

  • Dava ve şikâyet riski: Yanlış belge kabulünden dolayı üçüncü taraf zarar gördüyse, banka itibarını korumak zorunda kalabilir. Örneğin, sahte belgeyi fark edemeyip ödeme yaparsa hukuki sorumluluk doğabilir.

Bankalar, rezerv yoluyla riskten kaçınmaya çalışır fakat süreci uzatır ve ilave iddiaları gündeme getirir. Net belge uyumu sağlanması bankaların sorumluluğunu azaltır.

12. Gözden Kaçan Rezervler Sonrası Bankaların Riskleri

Bir bankanın üzerine düşen rezerv kontrolünü yanlışlıkla atlaması veya gözden kaçırması şu riskleri doğurur:

  • Ödeme yaptırımı: Banka, aslında eksik veya hatalı belgeye rağmen ödeme yapmışsa, ileride bu ödeme iptal edilebilir. Bu durumda banka, ödediği tutarı ihracatçıdan tahsil edemeyebilir, zarara uğrayabilir.

  • İade talebi: Eğer emisyon bankası ihracatçının bir belgesini reddederken aviz bankası (ya da teyit bankası) ödemeyi gerçekleştirmişse, emisyon bankası ödemeyi geri isteyebilir. Bu durumda aviz bankası ihracatçıya karşı yükümlülük doğurur ve zor durumda kalabilir.

  • Sigorta ve kredilendirme sorunları: Banka, reserve takılmayan sahte belge sebebiyle var olmayan malın karşılığında ödeme yapmışsa, sigorta şirketinden veya alıcıdan ödeme alamaz. Banka bu açık pozisyonla kalır.

  • Hukuki sorumluluk: Düzensizlikten dolayı üçüncü kişi veya kurum zarar görürse, banka itibar kaybedebilir. Uluslararası hukukta bankaların sorumluluğu sınırlı olsa da (autonomy principle), ağır ihmal durumunda sorumlu tutulabilir.

Özetle, rezervleri görmezden gelmek bankaya ciddi finansal ve hukuki risk getirir. Titiz doküman kontrolü bankaları bu riske karşı korur.

13. Akreditifte Teyid, Teyid İşleminin Bankalara Getirdiği Yükümlülük

Teyidli akreditif, ihracatçının bankasının (genellikle aviz bankası) de ödeme garantisi verdiği bir tiptir. Teyid işleminin bankalara yüklediği sorumluluklar şunlardır:

  • Ek ödememe garantisi: Teyit bankası, ihracatçı adına emisyon bankasına ek taahhüt verir. Yani belgelere uygunlukta, emisyon bankası ödemese bile teyit bankası ihracatçıya ödeme yapmayı yüklenir​. ICC UCP 600 Madde 8’de belirtildiği gibi teyit bankası, belgeler uygunsa ihracatçıdan belge takdimi sonrasında ödeme yapmalıdır​.

  • Kredi riski: Teyit bankası, emisyon bankasının ve ithalatçının kredi riskini üstlenir. Ülke veya banka riski yüksekse bu önemli bir sorumluluktur. Teyid bankası döviz kuru riski ve karşı tarafa ödeyememe riskini dikkate alır​.

  • Faaliyet zorluğu: Teorik olarak teyit bankası hemen ödeme yapmalıdır; ancak pratikte emisyon bankasının temerrüdünü önce teyit etme eğilimi vardır​. Bu süreçte ihracatçı gecikme riskiyle karşılaşabilir.

  • Teyit ücreti: Bu ek garantinin bedeli genellikle ihracatçıdan veya ithalatçıdan alınır. Yüksek tutarlı akreditiflerde teyit için ek komisyonlar söz konusu olur. Bu da taraflar arası anlaşmayı etkileyebilir.

  • Amendman sorumluluğu: Teyit bankası sadece ilk akreditifi teyit etmiş olabilir; sonraki değişiklikleri otomatik olarak teyit etme zorunluluğu yoktur. Yeni düzenlemeler için yeniden teyit talebi gelebilir.

Özetle, teyit bankasının yükümlülüğü, ihracatçıyı ödemede tamamen bağımsız şekilde güvence altına almaktır. Bu, banka için yüksek risk ve titiz belge kontrolü gerektirir. İhracatçı bu sayede güvenle satış yaparken, teyit bankası da işlemden komisyon alarak risk primini fiyatlar.

14. Açılıştan İtibaren Akreditifin Geçirdiği Aşamalar

Akreditif süreci tipik olarak şu aşamaları içerir:

  1. Satış Sözleşmesi ve Talep: Alıcı ve satıcı, satış sözleşmesini imzalar. Alıcı, sözleşmeye uygun akreditif açtırmak için bankasına başvurur. Banka, akreditif metnini hazırlar ve onay için alıcıya (applicant) gönderir​.

  2. Akreditifin Açılması: Alıcının bankası (issuing bank), satış şartlarını içeren akreditifi düzenler. Bu akreditif, satıcının bankasına (advising bank) SWIFT mesajlarıyla iletilir​. Aviz bankası, akreditifi alır, doğrular ve satıcıya bildirir. (Teyit varsa aynı zamanda teyit bankası da devreye girer.)

  3. Sevkiyat: Satıcı, malları sözleşme ve akreditif koşullarına göre yükler. Nakliye sırasında konşimento (Bill of Lading), ticari fatura, paketleme listesi gibi belgeleri edinir.

  4. Belge Düzenleme ve Sunum: Satıcı, istenen belgeleri bankasına sunar. Bu banka (advising/negotiating bank), belgeleri inceleyip uygun görürse ödeme için emisyon bankasına iletir​.

  5. Ödeme ve Teslim: Emisyon bankası belgeleri inceler (UCP 600 “strict compliance” prensibiyle) ve belgeler uygunsa ödemenin talimatını verir. Ödeme, ihracatçı bankası aracılığıyla satıcıya ulaşır​. Aynı zamanda, emisyon bankası ithalatçıdan ödemeyi tahsil eder ve taşıma belgelerini ithalatçıya verir. Böylece ithalatçı malları gümrükten çekebilir.

Bu aşamalar boyunca, belgelerin tam ve zamanında hazırlanması kritik öneme sahiptir. Bir rehbere göre süreç adım adım özetlenir: “İhracatçı malları sevk eder ve belgeleri bankasına teslim eder​; ihracatçının bankası belgeleri kontrol edip ithalatçı bankasına iletir​; ithalatçı bankası belgeleri onaylayınca ihracatçı bankasına ödeme gönderir​” şeklinde özetlenebilir. Her aşama, doğru iletişim ve uyumlu doküman akışı gerektirir.

15. Akreditif Belgeleri, İncelenmesi ve Sonuçları

Akreditif aşamasında talep edilen belgeler, genellikle şunlardır: konşimento, ticari fatura, paketleme listesi, sigorta poliçesi, menşe (sertifika of origin), muayene sertifikası, vs. Bankalar bu belgeleri UCP 600 kurallarına göre değerlendirir. İnceleme sürecine dair önemli noktalar:

  • Belgelerin çeşitliliği: Gereken belgeler akreditifte açıkça listelenir. Eksik belge sunumu ödeme engeller. Ayrıca sunulan belgeler birbirleriyle tutarlı olmalıdır (fatura ile konşimento tutarı, miktarı, paketleme verileri aynı olmalı). Bir ticaret rehberi, sunulan belgeler arasındaki tutarlılığa özellikle dikkat edilmesi gerektiğini vurgular​.

  • Belge uyumu: Bankalar belge metinlerinin akreditifteki şartlarla birebir uyuşmasını ister. Tarihler, isimler, miktarlar, imza vs. her şey tam olmalıdır. UCP 600’e göre strict compliance kuralı gereği, küçük bir hata bile belgeleri red gerekçesi yapabilir​. Ancak pratikte çok önemsiz hatalar (örneğin yazım farkı) hafifletilebilir.

  • Belge kontrolü: İhracatçının bankası (advising/negotiating) belgeleri ilk inceleyen organdır. Belgelerde eksiklik varsa ihracatçıdan düzeltme talep edilir​. Onaylanırsa belgeler emisyon bankasına gönderilir. Emisyon bankası son kontrolü yapar ve ya ödeme yapar ya da ret cevabı gönderir. Ticaret Bakanlığı rehberi, doküman hatalarının ödeme gecikmesine ve ek ücretlere yol açtığına dikkat çeker​.

  • Sonuç: Belgeler onaylandığında ihracatçı ödemenin tamamını alır. Eksik veya hatalı belge varsa banka ödemeyi reddedebilir veya rezerv koyarak yarı ödeme yapabilir. Ödeme reddi durumunda taraflar akreditif şartlarını tartışıp düzeltme veya dava yoluna gidebilir. Belgelerde hata çıkması, ihale yapma veya tahkim süreçlerini tetikleyebilir.

Özetle, akreditif belgeleri titizlikle hazırlanmalı ve incelenmelidir. İhracatçının başarılı bir sonuç alabilmesi için belgelerin zamanında banka kurallarına uygun olarak sunulması şarttır. Tüm belge gereklilikleri karşılanmadığında, işlem beklenmedik gecikme veya maliyetler doğurabilir​.

16. Teyid İşleminin Bankalara Getirdiği Yük ve Akreditifteki Riskler

(Onaylayıcı bankaların yükümlülükleri 13. maddede ele alındığından burada teyide ilişkin temel riskler tekrar özetlenmiştir.)

  • Çifte yükümlülük: Teyit bankası, emisyon bankasının ödeyememesi halinde bile ihracatçıya ödeme yapacağı için, büyük bir ödeme yükümlülüğü üstlenir​. Bu, onlara “anında ödeme garantisi” getirir. Ancak bu garantiyi yerine getirmek teyit bankasına finansal baskı getirir.

  • Kredi riski ve masraflar: Teyit bankası, diğer bankaların kredi ve ülke riskini üstlenir. Ayrıca ilave komisyon karşılığında bu riski fiyatlar. Yüksek tutarlı işlemlerde teyit ücreti de önemli bir mali yük olur.

  • Operasyonel gecikme: Kurallara göre teyit bankası belgeleri uygun bulursa hemen ödemelidir​. Gerçekte, çoğu teyit bankası ödemeyi emisyon bankasının gerçekten temerrüde düştüğünü teyit edene kadar geciktirebilir. Bu gecikme ihracatçıda belirsizlik yaratır ve nakit akışını etkiler.

  • Masraf ve sigorta: Teyit bankası ödeme yaptıktan sonra emisyon bankasından geri ödemeyi bekler. Bu bekleyişte döviz kuru veya faiz değişiklikleri olursa bankanın maliyeti artabilir.

  • Sonuçta riskler: Tüm taraflar açısından akreditifteki riskler devam eder: Sahtecilik, belge uyumsuzluğu, alıcı iflası gibi riskler, teyit olsa bile tamamen ortadan kalkmaz. UCP 600 hala nihai ödemeyi belge esaslı kılar​. Teyit işlemi, yalnızca ihraççı açısından bir teminat katmanı ekler.

Özetle, teyit bankası ihracatçıya güçlü bir ödeme güvencesi sağlarken, kendi bankacılık işlemleri ve kaynakları açısından ek bir yükümlülük getirir. Teyid işlemi bir yandan uluslararası riskleri azaltırken, onaylayıcı bankalar için de ek sorumluluk anlamına gelir.

17. Sahte Evrak Sunulması Durumunda Bankaların Riski ve UCP 600 Hükümleri

Akreditifte sahte belge veya dolandırıcılık riski, tüm taraflar için ciddi sonuçlar doğurur. Bu duruma dair temel noktalar:

  • Otonomi prensibi: UCP 600, akreditif taahhüdünün belge esaslı olduğunu kabul eder. Yani banka “şu mallar doğru geldi” demek yerine “gönderilen belgeler şartlara uygunsa öder”. Dolayısıyla belgelerin sahte olduğu sonradan ortaya çıksa bile, öncelikle sunulan belgelere göre ödeme yapma yükümlülüğü vardır​. Banka, belge dışındaki bilgi ve belgeler hakkında sorumlu tutulmaz (autonomy principle).

  • Sahtecilik istisnası: Ancak uluslararası teamül ve bazı hükümlere göre, belgeler “açıkça ve bariz şekilde sahte” ise, banka ödemeyi reddedebilir. UCP 600’ün 3. maddesi bu noktayı düzenler. Yani sahtecilik kesin görülürse ödememe hakkı doğabilir. Fakat bu hak çok dar yorumlanır, çünkü belge esaslılık prensibinden sapma anlamına gelir.

  • Banka riski: Sahte evrak tespiti zor olabilir. Bankalar, belgeleri kontrol ederken sahteciliği kaçırabilir ve ödemeyi yapabilir. Örneğin Vesttoo vakasında, yatırımcılara sunulan yaklaşık 4 milyar USD’lik sahte akreditif Çinli bir bankadan çıkmış gibi gösterilmişti​. Banka (gerçekte bu bankanın bilgisi dışı) milyonlarca dolar ödenmiş, dolandırıcılık ancak sonradan farkedilebilmişti.

  • UCP 600 hükümleri: UCP 600’ün 38. maddesi belgelerdeki farklılıkları düzenlerken, açık sahtecilik durumunda kabul etmeme hakkı tanır. Yani büsbütün uydurma belge varsa banka makul şüpheyle ödemeyi durdurur. Bunun ötesinde, hükümler sahtecilikle mücadeleyi iş dünyasına bırakmıştır. Bankalar genelde normal belgelerin uyumuna odaklanır, sahtecilik tespiti için ek denetim veya garantiler ister.

  • Yasal sonuçlar: Sahte evrak yüzünden bir ödeme yapıldıysa, banka bu ödemeyi geri alma, sigorta şirketinden veya iflas etmemişse karşı taraftan tahsil etme girişiminde bulunur. Hukuken karmaşık süreçler doğar; taraflar arasında tahkim kararları gerekebilir.

Kısacası, sahte belge ciddi risk oluşturur. Bankaların UCP 600 kapsamında belgeleri inceleyip uygunluğunu sağlama görevleri vardır, ancak belge dışı sahteciliği önlemeleri sınırlıdır. Gerçek bir vakada görüldüğü gibi, milyarlarca dolarlık sahte akreditifler tespit edilmiş ve bankalar yasal yollara başvurmuştur​. Bu tür olaylar, sistemdeki zaafları ve bankaların gözden kaçırma riskini gözler önüne serer.

18. Akreditiflerle İlgili Yaşanmış Gerçek Vakalar ve Çıkarılacak Sonuçlar

Uluslararası ticarette akreditifle ilgili pek çok örnek olay yaşanmıştır; bunlar genellikle belge sahteciliği veya banka kusuru üzerine odaklanır. Örneğin:

  • Vesttoo Skandalı (2023): İsrailli insurtech Vesttoo üzerinden $4 milyar tutarında Sahte Akreditif kullanıldığı iddiası büyük yankı uyandırdı​. İddialara göre, kurumsal yatırımcılara sunulan re-sigorta programları için Çinli bir bankadan gelmiş gibi gösterilen akreditifler tamamen uydurmaydı. Sorun fark edilince, sahteci yatırımcılar ve onları aracılık eden kurumlar iflas etti. Bu olay, bankaların da sahtecilikten nasıl etkilendiğini gösterdi.

  • China Construction Bank Dava (2024): Yukarıdaki olayın devamı niteliğinde Clear Blue Insurance adlı reasürans şirketi, Çin İnşaat Bankası aleyhine dava açtı​. İddia, Vesttoo için teminat olarak sunulan $3,36 milyar değerindeki standby akreditiflerin sahte çıkması yönünde. Eğer banka bu akreditifleri gerçekten çıkardıysa sorumludur; aksi halde yatırımcılar sahtekarlığa ortak olmuş demektir. Clear Blue, uğradığı büyük zararı telafi etmek istiyor.

  • Hukuki Uyuşmazlıklar: Örneğin ABD’de bir davada, belge görünürde uygun olduğu halde malların hiç teslim edilmediği tespit edilmişti. Yüksek mahkeme, UCP 500 (önceki akreditif kuralları) dönemine atıfta bulunarak, bankanın belgeye bakma yükümlülüğünün dışına çıktığı gerekçesiyle dava açılabileceğini belirtmişti. Bu tür kararlar, dolandırıcılık istisnasının sınırlarını tartışır hale getirdi.

Bu ve benzeri vakalar, akreditif sisteminin kusursuz olmadığını gösteriyor. Çıkarılacak dersler şunlardır: Belgelerin bağımsızlığına (autonomy principle) tam güvenilmeli, ancak sahtecilik riskine karşı ek önlemler düşünülmeli. Bankalar daha sıkı müşteri değerlendirmesi ve belge doğrulama yapmalı; ihracatçılar da güvenilir ödeme alabilmek için mümkünse teyitli akreditif veya ek finansman garantileri kullanmalıdır. Tüm taraflar, UCP 600’ün sağladığı çerçeveye rağmen, iş dünyasının karışıklıklarına açık olduklarını unutmamalıdır.

19. Akreditif Analizi ve İhracatçılar İçin Check-List

İhracatçılar, bir akreditifi kabul etmeden önce kapsamlı bir kontrol (check-list) yapmalıdır. Önemli maddeler:

  • Banka ve taraf bilgileri: Emisyon bankasının itibarı; alıcı (applicant) ve satıcı (beneficiary) ad ve adreslerinin doğru yazıldığından emin olun​. Aviz/teyit bankası bilgisi kontrol edilmeli.

  • Miktar ve para birimi: Akreditifteki tutar ve döviz, sözleşmeyle uyumlu mu? Örneğin, TL yerine USD belirtilmişse veya miktar değişmişse dikkat.

  • Ödeme şekli ve vade: Görüntülü mü yoksa vadeli mi akreditif? Vadesi ve faiz şartları teslim-öden teslim (D/P) veya vesaik mukabili mi? Lehdarın nakit akışını etkiler.

  • Yükleme tarihi ve sevkiyat: Son sevkiyat tarihi uygun mu? Bu tarihten sonra yola çıkılacak mallar banka tarafından reddedilir. Varış yeri ve sevkiyat limanı doğru mu? Kısmi veya aktarmalı sevkiyat gerekli ise akreditif bunu açıkça izin vermeli​.

  • Belgeler:

    • Ticari fatura (invoice) alıcının adını taşıyor mu; akreditifteki numara yazılı mı​?

    • Konşimento tam set mi? Örneğin, “clean” konşimento isteniyorsa hiçbir ibare olmamalı; temize çekilmiş düzeltme varsa sorun çıkar​.

    • Sigorta poliçesi gönderilecekse, mal bedelinin en az %110’unu kapsıyor mu? Yükleme tarihinden önce düzenlenmiş olmalı​.

    • Menşe veya kalite sertifikaları gerekiyorsa doğru kurum tarafından düzenlenmeli.

  • Ücret ve komisyonlar: Bankaların kimden ücret alacağı, masraflar (negociations, SWIFT, vb.) belirtilmiş mi? Örneğin “all charges outside issuing bank’s country” ifadesi, satıcıya ek masraf çıkarabilir.

  • Çelişen hükümler: Akreditifte tutarsız ifadeler var mı? Örneğin hem “evrak mukabili öde” hem de “peşin ödeme” gibi çelişkiler kontrol edilmeli. Böyle bir durumda hangi hükmün geçerli olduğu net değilse, bankaya doğrulatılmalı.

  • Amendman ihtiyacı: Eğer düzeltme yapılması gerekiyorsa (isim yazım hatası, eksik bilgi vb.), hemen alıcı ile görüşüp akreditifte değişiklik yapılmasını sağlamalı.

Bu liste, ihracatçının akreditif şartlarını tam yerine getirebilmesi için izlenecek temel adımları içerir. Kaynaklardan derlenen bir kontrol listesi de benzer maddeler içerir​. Akreditifi kabul etmeden önce bu kontrolleri yapmak, ödeme riskini büyük ölçüde azaltır.

20. Akreditif İşlemlerinde Görülen Yaygın Sorunlar

Akreditif işlemlerinde sık karşılaşılan problemler şunlardır:

  • Belge uyumsuzlukları: En yaygın sorun, belgelerin akreditif şartlarıyla tam uyuşmamasıdır. Tarih, isim, miktar gibi küçük farklılıklar ödeme redine yol açar. Ticaret Bakanlığı uyarısına göre akreditif belgeleri “detaylı ve hatalara açık” olduğundan, eksik belge sunmak ek ücretlere ve gecikmelere neden olur​.

  • Geç gönderim: Malların sözleşmedeki son yükleme tarihinden sonra gönderilmesi. Bankalar bu durumda belgeleri reddeder ve ödeme yapılmaz.

  • Partial shipment sorunları: Kısmi sevkiyat gerektiğinde akreditif bunu açıkça izin vermeyebilir. Örneğin ihracatçının bir bölümünü göndermesi gerekse de, akreditifte “partial shipment not allowed” yazıyorsa mallar geri çevrilebilir.

  • Masraf anlaşmazlıkları: Banka komisyonları veya masrafların kimin tarafından ödeneceği net değilse tartışma çıkabilir. Beklenmedik yüksek banka masrafları ihracatçının karını azaltır.

  • Yanlış doküman tercümesi: Belgelerin yabancı dilde olması halinde hatalı tercüme ya da onaysız çeviri kullanımı sorun oluşturur.

  • Uzun vade riskleri: Vadeli akreditiflerde dolar, euro gibi para birimlerinde yüksek seviyede kur oynaklığı varsa, ödeme zamanına kadar kur riski artar.

  • İletişim hataları: Bankalar arası iletişimde SWIFT mesaj hatası veya eksik bilgi, akreditifin yanlış yorumlanmasına sebep olabilir.

  • Ödeme reddi durumları: Bankalar belgeler uygun olsa da yükleme hatasını alıcı tarafın hatası sanarak (örneğin farklı bir INCOTERM taşıması) ödemeyi durdurabilir. Bu tür anlaşmazlıklar sonucu tahkim gerekebilir.

Kısacası, akreditif işlemlerinde belgeler, tarih ve taraf bilgileri hatasız olmalıdır. Ticaret kurumları, akreditifin en güvenli ödeme yöntemi olduğunu belirtse de, “detaylı belgelerin hataya açık” doğası nedeniyle dikkatli olunmasını öğütler​. Yanlış yapmamak için her adımın kontrolü şarttır.

21. Akreditifteki Riskler

Akreditif kullanımı taraflara önemli avantajlar sunsa da, bazı riskler de içermektedir:

  • Alıcının (ithalatçı) riski: Mal girişi gerçekleştikten sonra belgeleri teslim alıp ödemeyi yapacağına dair yükümlülüğü vardır. Eğer mallar beklenenden farklı kalitede ise alıcı, akreditif hükmü gereği banka ödemeyi garantilediğinden ve mal karşılığında belge aldığından, artık malı iade edemez ya da ücretsiz elden çıkartamaz. Ürün riski daha çok satış sözleşmesine bağlıdır, akreditif malın bedelini garanti eder.

  • Satıcının (ihracatçı) riski: Lehdar, belgeleri doğru düzenleyemezse ödeme alamama riskiyle karşılaşır. Ayrıca, emisyon bankası veya ithalatçı iflas ederse (örneğin teyitli değilse) ödeme yapılıp yapılmayacağı belirsizleşir. Teyitli akreditif kullanmayan ihracatçılar, bankanın ödeme yapamaması durumunda zorluk yaşar.

  • Bankaların riski: Emisyon bankası, müşteri (ithalatçı) kredisi riskini üstlenir; ithalatçı ödemezse banka ödemek zorunda kalır. Teyit bankası, emisyon bankasının temerrüdünü yüklenir. Müzakere bankası ise ihracatçıya ödediği halde emisyon bankasından tahsilat yapamayabilir. Tüm bankalar için en önemli risk, sahtecilik ve belge uyumsuzluklarıdır​. Belgelerin sahte çıkması halinde ödemenin iptali zordur.

  • Piyasa ve döviz riski: Uzun vadeli akreditiflerde döviz kuru dalgalanmaları ihracatçı veya ithalatçı lehine/alehine olabilir. Ayrıca, banka politikalarında veya ülke risklerinde ani değişiklikler (ambargo, siyasi kriz) ek risk faktörüdür.

  • Faiz ve komisyon yükü: Banka ücretleri ve masraflar beklenenden yüksek olabilir, özellikle anlaşmalarda net değillerse ihracatçının maliyeti artar.

UCP 600 ve ticaret otoriteleri, bu risklere karşı çeşitli önlemler önerir. Örneğin, en güvenli kullanım için ithalatçı bankasının kredi değerliliği kontrol edilmelidir​. Diğer yandan teyit veya poliçe gibi ek garantiler riski azaltır. Dolayısıyla, ticaret literatürü genelde “yüksek riskli veya yeni ilişkilerde akreditif kullanın, ancak masrafları ve şartları iyi değerlendirin” tavsiyesi verir​.

Detaylı Bilgi ve Akreditif Danışmanlık Hizmeti Almak için Bize Ulaşın

info@ozmconsultancy.com

More from this blog

E

Evren Özmen CPA | Turkey Tax Advisor for Remote Workers, Digital Nomads & Foreign Companies

3278 posts

--Özmen Mali Müşavirlik-- www.ozmconsultancy.com-- info@ozmconsultancy.com-- 0 216 352 29 61