İrlanda’da Şirket Kurma Rehberi: Türler, Maliyetler, Vergiler ve Avantajlar
İrlanda’da Şirket Kurma Rehberi: Türler, Maliyetler, Vergiler ve Avantajlar

İrlanda’da Şirket Kurma Rehberi: Türler, Maliyetler, Vergiler ve Avantajlar
İrlanda’da Şirket Türleri ve Kuruluş Süreci
İrlanda’da iş kurmak isteyenler için başlıca işletme yapıları şahıs şirketi (sole trader), ortaklık (partnership) ve limited şirket (LTD) şeklindedir. Girişimcilerin büyük çoğunluğu sınırlı sorumlu bir Private Limited Company (LTD) kurmayı tercih eder. LTD şirketi kurmak için İrlanda Şirket Sicil Ofisi’ne (CRO) kayıt yapılır ve kuruluş Form A1 doldurulur. İrlanda’da LTD şirket kurmak için asgari sermaye şartı yoktur (genellikle 100 € nominal sermaye ile kayıt yapılır).
Yönetim ve Temsil: İrlanda şirketlerinin en az bir şirket sekreteri ve normalde iki direktörü olmalıdır. Ancak LTD şirketler tek bir direktörle kurulabilir; bu durumda direktörden farklı bir sekreter atanması zorunludur. Yasal olarak en az bir şirket direktörünün AB/AEA üyesi bir ülkede ikamet etmesi gereklidir. Türkiye AEA üyesi olmadığından, Türkiye’den bir girişimci İrlanda’da şirket kurarken ya bir AEA mukimi ortak/direktör eklemeli ya da Section 137 teminat bonosu adıyla bilinen 25.000 € tutarında bir teminat mektubu sağlamalıdır. Uygulamada, birçok yabancı girişimci bu şartı karşılamak için danışmanlık şirketleri aracılığıyla yaklaşık 2.600-3.000 € maliyetle iki yıllık bir teminat sigortası satın alır. AEA mukimi bir ortak bulmak da alternatif bir çözümdür.
Kayıt ve Kuruluş Masrafları: İrlanda’da şirket kuruluşu çevrimiçi olarak yapılabilir ve resmi kayıt harcı yaklaşık 50 €’dur. Şirket kuruluşu genellikle 5-10 iş günü içinde tamamlanır. Eğer profesyonel bir aracı/kuruluş acentesi kullanılırsa, belge hazırlığı ve kayıt hizmeti için 300-1000 € arası bir hizmet ücreti de söz konusu olabilir. Ayrıca, İrlanda’da işletme adresi göstermek zorunludur; bu nedenle yabancı girişimciler genellikle yıllık ücretle sanal ofis/hukuki adres hizmeti alırlar (ortalama 300-500 € yıllık). Benzer şekilde, şirket sekreterliği hizmeti de dışarıdan yıllık ~500 € bedelle temin edilebilir.

Kuruluş Sonrası Yükümlülükler: Şirket kurulduktan sonra her yıl yıllık beyannamenin (Annual Return) CRO’ya sunulması ve finansal tabloların iletilmesi gerekir. Her mali yılın bitiminden itibaren 9 ay içinde vergi beyannamesi hazırlanıp Kurumlar Vergisi ödenmelidir. Dolayısıyla, muhasebe ve beyanname işlemleri için genellikle profesyonel destek gerekir. Küçük bir şirketin yıllık muhasebe/mali müşavirlik gideri yaklaşık 4800-6500 € tutabilir. Bu idari maliyetler, şirket kurulduktan sonra düzenli olarak bütçelenmelidir.
Vergiler: Kurumlar Vergisi, KDV ve Diğerleri
İrlanda, düşük kurumlar vergisi oranı (%12,5) ile ünlüdür. İrlanda’da kurumlar vergisi uzun yıllardır ticari kazançlar için %12,5 oranında sabittir. Bu oran, şirketin ticari faaliyetlerinden elde ettiği kârlara uygulanır ve istisnai olarak bazı pasif nitelikli gelirler daha yüksek oranda vergilendirilir. Örneğin İrlanda’da şirketlerin gayrimenkul kira geliri, faiz gibi pasif gelirleri %25 oranında kurumlar vergisine tabi iken, varlık satış kazançları (sermaye kazançları) genellikle %33 oranında vergilendirilir. Standart KDV (VAT) oranı %23’tür (belirli mal/hizmetler için indirimli %13,5, %9 veya %0 uygulanabilir).
Kişisel Gelir Vergisi: Şirket kazançları üzerinden ödenen kurumlar vergisinden sonra, şirketten kendinize maaş ya da temettü olarak ödeme yaparsanız bu gelirler kişisel vergilere konu olur. İrlanda’da ücret geliri iki dilimde vergilenir: yaklaşık 36.800 €’ya kadar %20, aşan kısmı %40 gelir vergisi oranına tabidir. Ayrıca çalışanlar için %4 oranında PRSI (sigorta primi) ve gelir seviyesine göre %0,5–8 arasında değişen USC (evrensel sosyal katkı) kesintileri vardır. Serbest meslek erbabı (şahıs şirketi) olarak faaliyet gösterenler ise gelir vergisini dilimlere göre öder ve ilaveten %4 oranında Class S PRSI primi öderler. İrlanda’da şahıslar için ilk 1.700 € vergi kredisinden yararlanma imkânı vardır.
Türkiye ile Karşılaştırma: Türkiye’de genel kurumlar vergisi oranı %25’tir (2024 itibarıyla, finansal kurumlar için %30). Bu açıdan sektör fark etmeksizin İrlanda’nın %12,5’lik oranı oldukça düşüktür ve şirket karları üzerindeki vergi yükünü yarı yarıya azaltabilir. Ayrıca Türkiye’de dağıtılan kâr paylarına %15 stopaj uygulandığı düşünüldüğünde, İrlanda’da kârın şirket bünyesinde tutulması veya düşük vergili şekilde dağıtılması önemli bir avantajdır (aşağıda “Kâr Dağıtımı ve Stopaj” bölümüne bakınız).
Vergi Avantajları ve Teşvikler

İrlanda’nın vergi sisteminin yabancı girişimciler için cazip olmasını sağlayan birkaç avantaj vardır:
Düşük Kurumlar Vergisi (%12,5): Bu oran, İrlanda’yı yatırımlar için çekici hale getirir ve pek çok uluslararası şirketin merkezini İrlanda’da kurmasına yol açmıştır. Türkiye’de %25 olan kurumlar vergisi düşünüldüğünde, İrlanda şirketiyle global kazançlarınızı daha düşük oranda vergilendirmek mümkündür. Özellikle global ölçekte faaliyet gösteren teknoloji ve hizmet şirketleri, İrlanda üzerinden elde ettikleri kazançlarda ciddi vergi tasarrufu yapabilmektedir.
Çifte Vergilemeyi Önleme Anlaşmaları: İrlanda’nın çok sayıda ülkeyle (Türkiye dahil) kapsamlı vergi anlaşmaları vardır. Bu anlaşmalar sayesinde, İrlanda şirketinizin Türkiye veya diğer ülkelerle yaptığı işlemlerde çifte vergileme riskini azaltabilirsiniz. Örneğin İrlanda’dan Türkiye’ye temettü gelirken hem İrlanda’da hem Türkiye’de vergilenme durumunda, anlaşma hükümleri devreye girer (genellikle kaynak ülkede stopajı sınırlayıp, mukim ülkede mahsup imkânı tanır). Aşağıda detaylı ele alacağımız üzere, İrlanda’dan Türkiye’deki şahıslara ödenen kâr payları genellikle İrlanda’da stopaja tabi olmadan gönderilebilir.
Startup Şirketlere Kurumlar Vergisi Muafiyeti: İrlanda, yeni kurulan küçük şirketlere ilk 3 yıl için kurumlar vergisi indirimi sunmaktadır. Bu teşvikten yararlanabilmek için şirketin yıllık karı belirli bir eşiğin altında olmalı ve istihdam oluşturmalıdır. Muafiyet tutarı, şirketin ödediği işveren sigorta primleri (PRSI) ile bağlantılı olup her bir çalışan için yıllık 5.000 €’ya kadar kurumlar vergisi indirimi sağlanabilir. Örneğin, ilk yıllarında birkaç çalışan istihdam eden bir girişim, ödediği sigorta primlerine denk gelen tutarda kurumlar vergisinden muaf olabilir. Not: Eğer şirketin çalışanı yok veya çok az ise bu indirim sınırlı kalabilir; ancak kâr düşükse zaten vergi yükü de düşük olacaktır. Bu teşvik süresi 3 yıl ile sınırlıdır, sonrasında normal vergi oranı uygulanır.
Ar-Ge ve İnovasyon Teşvikleri: İrlanda, araştırma-geliştirme harcamaları için %25 vergi kredisi gibi teşvikler sunar. Eğer şirketiniz Ar-Ge faaliyeti yapıyorsa, harcamalarınızın dörtte biri kadarını vergiden mahsup edebilirsiniz. Ayrıca yazılım, patent gibi fikrî mülkiyet gelirleri için “Knowledge Development Box” kapsamında %6,25 gibi daha düşük efektif vergi oranı da mümkündür (belirli koşullarla).
KDV ve İhracat Avantajı: İrlanda AB üyesi olduğu için, AB içerisindeki işlemlerde gümrük veya ithalat vergisi engelleriyle karşılaşmazsınız. Global bir yazılım veya e-ticaret işiniz varsa, İrlanda şirketiyle AB çapında KDV One-Stop-Shop sistemine kayıt olarak kolayca KDV beyanı yapabilirsiniz. Ayrıca AB dışına yapılan satışlar KDV’den muaf olabileceğinden, dünya geneline satış yapan şirketler için vergi uyumu daha pratik hale gelebilir.
Start-up’lar için Destek Programları ve Oturum İmkanı

İrlanda, yenilikçi start-up şirketlere hem finansal destekler hem de vize/oturum kolaylıkları sunabilen programlara sahip. Özellikle Türkiye gibi AEA üyesi olmayan ülkelerden girişimciler için iki ana program öne çıkmaktadır:
Start-up Entrepreneur Programme (STEP) – Start-up Girişimci Programı: Yenilikçi ve uluslararası potansiyele sahip bir iş fikri olan girişimciler için tasarlanmıştır. STEP kapsamında, en az 50.000 € sermaye yatırarak İrlanda’da şirket kurmayı taahhüt eden girişimciler, kendileri ve ailelerine 2 yıllık oturum izni alabilirler. Bu oturum izni 2 yıl sonunda işin gidişatına göre 3 yıl daha uzatılabilir ve toplam 5 yıl sonunda sürekli oturum (Long Term Residency) başvurusu mümkün hale gelir. STEP’e kabul için şirketinizin “yüksek potansiyelli start-up” kriterlerini taşıması gerekir: İnovatif bir ürün/hizmet sunmak, uluslararası pazara hitap etmek, 3-4 yıl içinde 10 istihdam veya 1 milyon € ciro potansiyeline sahip olmak gibi şartlar aranır. Ayrıca perakende, yerel hizmet gibi ölçeklenmesi zor alanlar program kapsamına alınmamaktadır. STEP programına başvuru ücreti 350 €’dur ve başvuru sırasında iş planı, finansal kaynak kanıtları, sabıka kaydı vb. belgeler istenir. Eğer iş fikriniz gerçekten global ve büyüme potansiyeli yüksek değilse, bu programdan yararlanma ihtimaliniz düşük olacağından, normal şirket kuruluşu yoluna gidip sadece uzaktan iş yürütmeyi tercih edebilirsiniz (bu durumda oturum izni almadan Türkiye’de kalmaya devam edersiniz).
Immigrant Investor Programme (IIP) – Göçmen Yatırımcı Programı: Çok daha yüksek sermayesi olan yatırımcılar için (en az 1 milyon € yatırım veya belirli koşullarda 2 milyon € net varlık) tasarlanmış bir oturum programıydı. Ancak 15 Şubat 2023 itibarıyla bu program yeni başvuruya kapatılmıştır. Dolayısıyla bireysel büyük yatırımcı değilseniz, oturum açısından pratik seçenek STEP programıdır.
Oturum İzni Olmaksızın İşletme: AEA üyesi olmayan girişimciler, uygun vize olmadan İrlanda’da kalamaz veya çalışamazlar. Yani sadece şirket kurmuş olmanız, ülkede serbestçe yaşama veya çalışma hakkı vermez. Eğer STEP kriterlerine uymuyorsanız ve yatırımcı programı kapalı olduğundan yararlanamıyorsanız, İrlanda’da şirketi uzaktan yönetmeniz gerekecektir. Bu, Türkiye’de ikamet etmeye devam edip İrlanda’daki şirket işlerini online ve gerektiğinde kısa ziyaretlerle yürütmek anlamına gelir. Uzaktan şirket yönetimi mümkündür; ancak bu durumda şirketin günlük işlemleri için İrlanda’da tam zamanlı bulunmadığınızdan profesyonel hizmetlere (muhasebe, sekreterya vb.) daha çok ihtiyaç duyarsınız.
İki Durumun Farkı – Oturum Almak vs Almamak: Özetle, eğer İrlanda’da oturum/çalışma izni alabilirseniz, şirket faaliyetlerinizi bizzat İrlanda’dan yürütüp yerel pazara yakın olabilirsiniz, kendinize şirketten maaş ödeyerek İrlanda’nın yaşam standartlarından yararlanabilirsiniz. Bu durumda İrlanda’nın yüksek yaşam maliyetlerini (maaş, kira vb.) de göze almak gerekir. Eğer oturum alma imkânınız yok veya istemiyorsanız, Türkiye’de ikamet edip İrlanda’daki şirketinizi uzaktan yönetirsiniz. Bu senaryoda İrlanda’da şahsen bulunmadığınız için, şirket kârını Türkiye’ye getirirken vergi planlamasına dikkat etmeniz ve uluslararası banka işlemlerinin zorluklarını yönetmeniz gerekir. Her iki durumda da şirketin vergisel avantajları aynı olsa da, kişisel vergi durumunuz ve iş yapış şekliniz farklı olacaktır (aşağıda “Şirketten Para Çekme” bölümünde değinilmektedir).
Banka Hesabı Açma ve Finansal İşlemler
İrlanda’da şirket kurulduktan sonra şirket adına bir banka hesabı açmak genellikle gerekir. Pratikte banka hesabı açmak, özellikle şirket sahipleri İrlanda’da yerleşik değilse, zorlayıcı olabilmektedir. Pek çok İrlanda bankası, yeni şirket hesapları için yöneticilerin yüz yüze kimlik doğrulamasını talep eder. Uzaktan banka hesabı açmak mümkün olsa da süreç yavaş olabilmekte veya güçlü bir İrlanda bağlantısı (müşteri, ofis, çalışan gibi) istenebilmektedir. Bu nedenle, bazı yabancı girişimciler finansal teknoloji (fintech) çözümlerine yönelmektedir: Örneğin Wise Business veya Revolut Business hesapları, uluslararası ticaret yapan şirketler için IBAN ve çoklu para birimi desteği sunarak geçici bir çözüm olabilir. Ancak uzun vadede vergi ödemeleri, maaşlar vb. için yerel bir banka hesabına ihtiyaç duyabilirsiniz.
Para Transferleri ve Maliyet: İrlanda’da banka hesabı açtıktan sonra, Türkiye’deki operasyonel harcamaları karşılamak için sürekli uluslararası havale yapmanız gerekebilir. Bu da sık sık transfer ücreti ve kur dönüşüm maliyeti anlamına gelir. Bir uzman girişimci, Türkiye’de bir şirket veya irtibat ofisi kurup İrlanda’daki şirketinden bu yerel yapıya toplu para transferleri yaparak günlük harcamaları oradan karşılama yolunun daha verimli olabileceğini belirtmiştir. İrlanda’dan Türkiye’ye her ödeme yapıldığında oluşacak havale masrafı ve kur dalgalanması, uzun vadede önemli bir yük haline gelebilir. Bu sorunu çözmek için Türkiye’de bir şube (irtibat ofisi) açmak mümkün ancak bunun da kendi bürokratik zorlukları vardır (örneğin Ticaret Bakanlığı’na güvence mektupları verme gibi).
Banka Seçimi: İrlanda’nın banka altyapısı Türkiye’ye kıyasla daha eski usul olabilir. Örneğin en büyük bankalardan Bank of Ireland’ın dijital güvenlik ve müşteri hizmetleri konusunda geri kalabildiği, dolandırıcılık işlemlerinde bile geç tepki verdiği, bu yüzden yabancı girişimcilerin mağdur olabildiği rapor edilmiştir. Bu nedenle, banka seçerken AIB, Ulster Bank, Citi gibi uluslararası standartları görece daha iyi olan kurumlar değerlendirilebilir. Yine de beklentileri yönetmek önemlidir: İrlanda’da banka işlemleri Türkiye’deki kadar hızlı ve kullanıcı dostu olmayabilir.
Özetle: İrlanda şirketiniz için bir banka hesabı açmayı planlarken, zaman ve maliyet faktörlerini göz önüne alın. Gerekirse fintech hesaplarla başlamayı, ardından yerel bir hesap açmayı düşünebilirsiniz. Ayrıca Türkiye’de yapacağınız harcamalar için en uygun yöntemi (doğrudan İrlanda hesabından ödeme yapmak, Türkiye’de alt birim kurmak veya kişisel hesaplar üzerinden finanse etmek) belirlemelisiniz. Global bir şirket olduğunuzu varsayarsak, bankacılık işlemlerini verimli yönetmek özellikle önemli olacaktır.
Şirketten Para Çekme: Maaş vs. Temettü
İrlanda’da kurduğunuz şirketten elde edilen kazancı kişisel olarak kullanmanın başlıca iki yolu vardır: Şirketten kendinize maaş ödemek veya kârı temettü (kâr payı) olarak dağıtmak. Her iki yöntemin vergisel sonuçları ve avantaj/dezavantajları farklıdır:
Maaş Ödemek (Ücret Geliri): Şirket sahibi aynı zamanda şirkette çalışan/direktör sıfatıyla kendine maaş ödeyebilir. Bu maaş, şirket açısından gider yazılarak kurumlar vergisini düşürür. Ancak maaş olarak alınan tutar, kişinin gelir vergisine tabi olur. Eğer İrlanda’da ikamet ediyorsanız, maaşınız normal İrlanda gelir vergisi dilimlerine göre vergilendirilir (%20 ve %40 dilimleri, ayrıca PRSI ve USC katkıları) ve işveren olarak şirket de brüt maaş üzerinden işveren PRSI (%8,8–11,05) öder. Eğer Türkiye’de ikamet ediyor ve İrlanda’da oturumunuz yoksa, fiilen İrlanda’da çalışmadığınız için ödediğiniz maaşın İrlanda’da gelir vergisine tabi olmaması mümkün olabilir; ancak bu durumda da Türkiye’de yaşayan bir birey olarak bu ücreti Türkiye gelir vergisine beyan etmeniz gerekebilir. Çifte vergilemeyi önleme anlaşmasına göre, İrlanda’daki bir şirketin direktör ücreti İrlanda’da vergilendirilebilir. Yani Türkiye’de olsanız bile, şirkete yönetim hizmeti veriyorsanız ve bunu ücret olarak alıyorsanız, İrlanda vergi dairesi bunu vergiye tabi tutabilir (bu konu hassastır ve profesyonel vergi danışmanlığı önerilir). Özetle, maaş yoluyla para çekmek, şirket kârını düşürdüğü için İrlanda’da %12,5 kurumlar vergisinden tasarruf sağlar ama parayı alan kişiye anında gelir vergisi yükü yaratır.
Temettü Dağıtımı (Kâr Payı): Şirket yıl sonunda elde ettiği karı hissedarlara temettü olarak dağıtabilir. İrlanda vergi mevzuatına göre şirketler, temettü öderken genellikle %25 oranında stopaj (Dividend Withholding Tax) kesmek durumundadır. Ancak yabancı hissedarlar için önemli istisnalar bulunmaktadır. Eğer temettü alan kişi veya şirket, İrlanda ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması olan bir ülkede mukim ise (örneğin Türkiye’de ise) ve İrlanda şirketi de İrlanda mukimi kişilerce kontrol edilmiyorsa, doğru beyanda bulunmak şartıyla %25’lik temettü stopajından muaf tutulabilir. Bu pratikte şu anlama gelir: İrlanda’daki şirketiniz kârını size temettü olarak ödediğinde, siz Türkiye’de ikamet eden bir kişi olarak gerekli formu şirketinize önceden verirseniz, İrlanda şirketi brüt tutarın tamamını stopaj kesmeden size ödeyebilir. Dar mükellef gerçek kişi kavramı da bunu ifade eder: İrlanda’da tam mukim olmayan (örneğin Türkiye mukimi) kişiye yapılan kâr payı ödemesinde İrlanda stopajı, anlaşma sayesinde sıfırlanabilir veya azaltılabilir.
- Türkiye’de Vergileme: İrlanda şirketinden temettü geliri elde eden Türkiye mukimi bir kişi, bu geliri Türkiye’de beyan etmelidir. Türk Gelir Vergisi Kanunu’na göre yurt dışı kaynaklı temettüler, tutara bağlı olarak gelir vergisine tabi olabilir. Türkiye’de yıllık 150.000 TL’yi aşan yurt dışı temettü gelirleri beyan edilir ve %15 peşin stopaj (İrlanda’da kesilmese bile Türkiye’de yokmuş gibi düşünüp) üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilebilir. Türkiye, tam mükellef gerçek kişilere yurt dışı iştirak kazançları için belirli istisnalar tanımıyor (sadece yurtiçi şirketlerden elde edilen temettünün %50’si istisna). Dolayısıyla İrlanda’dan alınan kâr payı, sanki faiz geliri gibi, Türkiye’de %15–40 gelir vergisi dilimlerine girebilir. Ancak bu noktada İrlanda’da zaten kurumlar vergisi ödenmiş olduğundan, efektif vergi yükünüzü hesaplayıp danışmanlık almak faydalı olacaktır.
Hangi Yöntem Daha Avantajlı? Eğer kısa vadede geçiminizi sağlamak için gelire ihtiyacınız varsa, kendinize makul bir maaş ödemek düzenli gelir sağlayacağı için mantıklıdır. Ancak bu maaşın Türkiye’de veya İrlanda’da gelir vergisine tabi olacağını unutmamalısınız. Eğer gelire hemen ihtiyacınız yoksa ve şirket karını içeride biriktirebiliyorsanız, temettü dağıtmadan, parayı şirket içinde tutarak sadece %12,5 kurumlar vergisi ödeyip geri kalan fonları işinizi büyütmek için kullanabilirsiniz. Bu sayede Türkiye’deki yüksek kişisel vergi yükünü ertelemiş olursunuz. Orta vadede kar payı dağıtırken de İrlanda’da stopajsız şekilde aktarıp, Türkiye’de daha düşük vergi ödeyecek zaman veya yöntem kollanabilir (örneğin Türkiye’de ileride vergi indirimi imkânları veya taşınma durumunuz olursa).
İki Durumun Farkı – Türkiye’de Yaşarken vs İrlanda’ya Yerleşince: Eğer Türkiye’de ikamet etmeye devam ederseniz, şirket kârını temettü yoluyla stopajsız alıp Türkiye’de beyan edersiniz; ya da hiç dağıtmayıp şirketi büyütmeye odaklanırsınız. Türkiye’deki şahsi gelir vergisi yükünüz, aldığınız para miktarına göre değişecektir. Eğer İrlanda’ya yerleşir ve orada vergi mükellefi olursanız, şirket kârını kendinize maaş veya temettü olarak ödediğinizde İrlanda gelir vergisi ve sosyal kesintilerine tabi olursunuz (İrlanda’da belirli bir vergi muafiyeti olmaksızın, yüksek gelirlere %40’a varan vergi uygulanır). Ancak İrlanda mukimi olarak bazı avantajlar da elde edebilirsiniz: Örneğin kendinize ödediğiniz maaş için 1.700 €’luk vergi kredisinden yararlanma, İrlanda’daki harcamalarınızı gider yazarak vergi azaltma vb. Sonuç olarak, Türkiye’de yaşayıp temettüyü düşük vergili alabilmek vergi açısından avantajlı olsa da parayı Türkiye’ye getirince TL’ye çevirme veya Türkiye’de vergileme gibi konular ortaya çıkar. İrlanda’da yaşayıp maaş almak ise size oturum ve yaşam avantajı sağlar ancak vergi olarak o kazanç İrlanda’da daha yüksek oranda vergilenebilir. Kendi nakit ihtiyacınıza ve yaşam planınıza göre en uygun yöntemi seçmelisiniz.
Çalışan İstihdamı ve Personel Maliyetleri
İrlanda’da bir şirket kurup iş büyüdükçe personel çalıştırmayı düşünüyorsanız, işçilik maliyetlerini ve yasal yükümlülükleri dikkate almalısınız. İrlanda’da 2025 yılı itibarıyla saatlik asgari ücret 13,50 € seviyesindedir (2024’te 12,70 € idi). Bu da tam zamanlı bir çalışan için aylık brüt ~2.300 € (yıllık ~28.000 €) asgari ücret anlamına gelir. Nitelikli pozisyonlarda ücretler bunun oldukça üzerinde olacaktır (İrlanda’da ortalama haftalık kazanç 2025 başı itibarıyla 1.000 € civarındadır, yani aylık ortalama ücret ~4.000+ €).
İşveren Maliyetleri: Çalışanlara ödenen brüt maaşlar üzerinden işverenler, PRSI (Pay Related Social Insurance) adı verilen sosyal sigorta primini devlete öder. İşveren PRSI oranı, çalışan maaşının düzeyine göre değişir: Haftalık 441 € üzerindeki ücretlerde %11,05, daha düşük ücretlerde %8,8 oranında uygulanır. Ayrıca 2024’ten itibaren İrlanda otomatik emeklilik katkı sistemi getirmeye hazırlanmaktadır; bu sistem tam uygulandığında işverenlerin de çalışanların emeklilik fonuna küçük bir katkı yapması gerekecektir (henüz kademeli olarak başlayacaktır). İlaveten, işverenler çalışanlar için yasal tatil ücreti, izin hakları, işveren sorumluluk sigortası gibi giderleri de hesaba katmalıdır.
Personel Çalıştırmanın Avantajları: İrlanda hükümeti, istihdam yaratan şirketleri teşvik eder. Örneğin yukarıda bahsedilen 3 yıllık kurumlar vergisi muafiyeti, çalışan başına 5.000 €’ya kadar vergiden düşme imkanı sağlıyor. Bunun yanında, belirli bölgelerde iş kuranlara yerel girişim ofisleri (Local Enterprise Office) aracılığıyla maaş sübvansiyonu veya eğitim desteği verilebiliyor. Yine Enterprise Ireland gibi kurumlar, hızlı büyüme potansiyeli olan start-up’lara yatırım (hibe veya sermaye) yaparak yeni işe alımları destekleyebiliyor. Bu tür destekler genelde süreli ve şartlı oluyor (örneğin verilen hibenin belli sayıda istihdam yaratma taahhüdü karşılığında olması gibi).
Türkiye ile Karşılaştırma: Türkiye’de asgari ücret 2024 itibarıyla aylık net ~11.400 TL (brüt ~17.000 TL) civarında olup, işverene toplam maliyeti SGK primleriyle ~%20-22 daha fazladır. Türk lirasının değeri ve yaşam maliyeti düşük olduğundan, nitelikli bir çalışanı Türkiye’de istihdam etmek İrlanda’ya kıyasla çok daha ekonomiktir. Eğer işiniz global ise ve yazılım, tasarım gibi işleri uzaktan yapabiliyorsanız, İstihdam açısından 2 senaryo değerlendirilebilir: (i) İş gücünü Türkiye’de tutmak: Daha düşük maliyetle ekip kurarsınız, ancak İrlanda şirketi bu ekibe ödeme yaparken hizmet faturası vs. düzenlenmesi gerekir (Türkiye’deki ekip belki ayrı bir Türk şirketi üzerinden çalışabilir). (ii) İş gücünü İrlanda’ya taşımak: Yüksek ücret ve maliyetle belki daha uluslararası bir ekip kurarsınız, bunun karşılığında İrlanda’da fiziksel varlığınız ve operasyonunuz güçlenir (yatırımcı ve müşteri gözünde artı olabilir). Global bir start-up için çoğu zaman kritik ürün geliştirme ekipleri Türkiye gibi daha uygun maliyetli ülkelerde tutulup, İrlanda’da daha küçük bir yönetim/pazarlama ofisi bulundurmak şeklinde hibrit modeller de uygulanmaktadır.
Kâr Dağıtımı ve Stopaj (Dar Mükellef Kişi İçin)
İrlanda şirketiniz kâr ettiğinde ve bu kârı Türkiye’deki şahsınıza veya şirketinize aktarmak istediğinizde, kâr dağıtımındaki vergilendirme önemli bir konudur. Yukarıda temettü stopajından bahsettik; burada özetle tekrar edersek:
İrlanda İç Mevzuatına Göre: Temettü ödemelerinde standart stopaj %25’tir. Yani eğer istisna uygulanmazsa, 100 € temettü dağıtıldığında 25 €’su İrlanda vergi dairesine kesinti olarak gider, 75 € size ulaşır.
Çifte Vergi Anlaşması İstisnası: Türkiye gibi anlaşmalı ülkelerin mukimleri için, temettü alan kişi gerekli deklarasyonu şirkete sunarsa İrlanda bu stopajı uygulamaz. Uygulamada, temettü alacak kişinin Türkiye’de tam mükellef (Türkiye mukimi) olduğunu ve şirketin Türk kontrolünde olduğunu beyan eden bir form doldurulup şirkete verilir. Bu sayede İrlanda şirketi brüt temettüyü %0 kesintiyle ödeyebilir. Dolayısıyla “dar mükellef” olarak Türkiye’de yaşayan bir kişi, İrlanda’daki şirketinden kâr payı aldığında, İrlanda’dan kaynakta kesinti olmadan para çekebilir.
Türkiye’de Vergilendirme: İrlanda’dan kesintisiz gelen bu temettü, Türkiye’de o kişinin yıllık gelir beyanına dahil edilir. 2023 itibarıyla, Türkiye’de yurt dışından elde edilen temettüler için özel bir istisna bulunmadığından, belli bir tutarı aşarsa yıllık beyanname ile beyan edilip dilim üzerinden vergilendirilir. (Türkiye’de şirket kar paylarının yarısı istisna sadece Türkiye içindeki şirketlerden elde edilen kâr payları için geçerlidir). Ancak burada çifte vergileme anlaşması gereği, İrlanda’da zaten ödenmiş vergiler (kurumlar vergisi vs.) ikinci kez dikkate alınmaz; sadece kişi bazında gelir vergisi değerlendirilir. Pratikte, yüksek tutarlı temettüler Türkiye’de en fazla %40’a varan gelir vergisine tabi olabilir, ancak ülke riskleri ve kur farkları da hesaba katılmalıdır.
Dar Mükellef Kişi İçin Özet: Türkiye’de ikamet eden bir girişimci olarak İrlanda şirketinden kâr payı elde ettiğinizde, İrlanda anlaşma sayesinde stopaj almayabilir, fakat Türkiye kendi kurallarına göre vergiyi alacaktır. Yine de, İrlanda’da kurum kazancının düşük oranda (%12,5) vergilendiğini düşünürsek, toplam vergi yükü rekabetçi kalabilir. Örneğin, İrlanda’da 100 birim kar elde ettiniz: 12,5 vergi verip 87,5 kaldı. Bunu dağıttınız, İrlanda stopaj almadı, Türkiye’de diyelim efektif %20 gelir vergisi çıktı (dilimlere göre değişir), 17,5’i vergiye gitti, net elinize 70 kaldı. Toplam vergi yükü ~%30 oluyor. Türkiye’de aynı kar şirkette %25 vergi (25) + dağıtımda %15 stopaj (11,25) = 36,25 vergi, net 63,75 kalıyordu. Bu kabaca hesapla bile İrlanda yapısının vergi açısından avantajı görülüyor. Üstelik kârı dağıtmayıp şirket içinde tutarak daha da az vergi ödeyip (sadece %12,5) global yatırım yapmak da mümkün. Bu sebeple birçok global girişimci, yerleşik olmasalar bile, İrlanda’da şirket kurup kârları düşük vergili ortamda biriktirmeyi tercih ediyor.
Türkiye’de Şirket mi, İrlanda’da Şirket mi, Yoksa Şahıs Şirketi mi?
Girişimciler için en kritik sorulardan biri: İşletmeyi Türkiye’de devam ettirmek mi, İrlanda’da şirketle globalleştirmek mi, yoksa hiç şirket kurmayıp bireysel (şahıs) olarak mı çalışmak daha mantıklı? Bu sorunun cevabı, işinizin niteliğine, büyüme hedeflerinize ve önceliklerinize göre değişir. Aşağıda çeşitli açılardan karşılaştırmalar ve iki durumun farkları verilmiştir:
Vergi Oranları ve Maliyeti: İrlanda’da kurumlar vergisi %12,5 ile Türkiye’nin yarısı kadardır. Eğer işiniz yüksek kârlılık vaat ediyorsa, kârı şirket bünyesinde tutarak vergiden ciddi tasarruf edebilirsiniz. Ancak Türkiye’de şirket kurmanın idari maliyeti düşükken (şirket kuruluşu ve muhasebe hizmetleri TL cinsinden daha ucuz), İrlanda’da kurmanın yıllık idari maliyetleri euro üzerinden yüksek olabilir. İki durumda fark: Türkiye’de şirket kurarsanız vergiler daha yüksek (%25+ stopaj) ama idari gider ve bankacılık işlemleri kolaydır; İrlanda’da kurarsanız vergi düşük ama yıllık giderler (muhasebe, sekreterlik, adres, danışmanlık vb.) yükselebilir. Hangisi avantajlı? Kâr marjınız yüksek ve yeniden yatırım önemliyse, İrlanda’nın vergi avantajı masrafları karşılar. Fakat küçük ölçekli bir işte, kazancınızın önemli bir kısmı idari masraflara gidebilir.
Bürokrasi ve İş Yapma Kolaylığı: İrlanda bürokrasisi genel olarak basit ve şeffaf kabul edilir. Şirket kurma ve yürütme süreçlerinde İngilizce dilinde işlem yapacağınız için uluslararası standartlara yakın bir deneyim yaşayabilirsiniz. Türkiye’de ise bürokratik işlemler zaman zaman daha karmaşık olabilmektedir; ancak siz Türk vatandaşı olarak dil ve mevzuata hakim olduğunuz için kendi ülkenizde iş yapmayı daha rahat bulabilirsiniz. İrlanda’da yabancı olarak prosedürleri öğrenmek, vergi dairesiyle iletişim kurmak başlangıçta ekstra efor gerektirebilir. İki durumda fark: Türkiye’de düzeni bildiğiniz için işleri hızla halledebilirsiniz ama mevzuat değişiklikleri ve yüksek enflasyon gibi riskler var; İrlanda’da istikrarlı bir ortam var ama dışarıdan biri olarak uyum sağlamanız gerekir.
Uluslararası İtibar ve Erişim: Eğer müşterileriniz ve iş ortaklarınız global ise, İrlanda gibi AB ülkelerinde bir şirket adresine sahip olmak onlara güven verebilir. Özellikle Avrupalı veya Amerikalı müşteriler, faturayı İrlanda şirketinden almaya daha sıcak bakabilir (ödemeler için IBAN kolaylığı, AB içinde oluşu vs. nedenlerle). Türkiye’deki bir şirketle global iş yaparken bazen ödemelerde sorunlar (SWIFT transferleri, yaptırım listeleri, para birimi kısıtları) olabiliyor. Ayrıca uluslararası teknoloji yatırımcıları, yerel risklerden kaçınmak adına startup’ların İrlanda, Estonya, Delaware gibi yerlerde kurulmasını tercih edebiliyor. Bu nedenle büyüme hedefiniz global yatırım almak veya yurtdışına satış ise, İrlanda şirketi küresel pazara açılan bir kapı işlevi görebilir. İki durumda fark: İrlanda şirketi size AB pazarında serbest dolaşım, yatırımcılara çekicilik ve profesyonel imaj sağlar; Türkiye şirketi ise yerel pazara odaklı kalır. Hangisi avantajlı? Global vizyonlu bir girişimde İrlanda öne çıkar; eğer işiniz daha çok Türkiye’de veya bölgeselde kalacaksa buna gerek olmayabilir.
Yasal ve Hukuki Boyut: İrlanda’da şirket kurmak demek, firmanızın İrlanda hukukuna tabi olması demektir. Bu da ortaklar arası anlaşmalar, yatırımcı sözleşmeleri vs. gibi konularda İrlanda mevzuatının geçerli olacağı anlamına gelir. Yabancı hukuk sistemiyle çalışmak gerektiğinde, her sözleşme ve uyuşmazlık durumunda İrlanda’lı avukat tutma ihtiyacınız doğabilir. Bir girişimci deneyimine göre, İrlanda’da her seferinde hissedar sözleşmeleri hazırlamak için yüksek danışmanlık ücretleri ödemek gerektiği vurgulanmıştır. Türkiye’de kendi şirketiniz olursa, Türk Ticaret Kanunu ve alışık olduğunuz hukuk sistemi içinde hareket edersiniz. İki durumda fark: Yabancı bir hukuk sisteminde profesyonel hizmet maliyeti daha yüksek ve süreçler size yabancı olabilir; Türkiye’de ise hukuki işlemler daha tanıdık ancak uluslararası anlaşmazlıklarda yabancı karşı taraflar Türkiye hukukunu tercih etmeyebilir. Hangisi avantajlı? Eğer kilit paydaşlarınız (ortak, yatırımcı vb.) yabancıysa İrlanda hukukunu tarafsız bir zemin olarak görmek isteyebilirler; ama tamamen yerel bir iş ise Türkiye’de kalmak daha pratik.
Operasyonel ve Finansal Strateji (İki Şirketli Model): Bazı durumlarda “en iyisi her iki tarafta da şirket sahibi olmak” şeklinde bir çözüm düşünülebilir. Örneğin teknoloji alanında bazı girişimler, Türkiye’de bir Ar-Ge/operasyon şirketi ve İrlanda’da bir ana şirket kurarak yapılandırma yapıyorlar. Bu modelde Türk şirketi, İrlanda’daki ana şirkete hizmet faturası kesiyor; İrlanda şirketi global müşterilerden ödemeleri alıp Türkiye’deki şirkete finansman sağlıyor. Avantajı, Türkiye’de düşük maliyetle ekip çalıştırırken İrlanda’da düşük vergiyle kârı konsolide etmek ve gerektiğinde yatırımcıların İrlanda şirketine ortak olmasını sağlamak. Dezavantajı ise çift şirket demek, iki ülkede de muhasebe, raporlama ve uyum yükü demek. Ayrıca Türk ve İrlanda şirketleri arası transfer fiyatlandırması, yasal uyum gibi konular dikkatli yönetilmezse vergi riskleri doğabilir. İki durumda fark: Bu ikili model, tek bir ülkede şirket sahibi olmaya göre yönetmesi daha karmaşık ama potansiyel olarak stratejik bir hamledir. Küçük ölçekli bir girişim için iki şirket kurmak gereksiz masraf ve iş yükü olabilir; ancak büyüme aşamasında “holdinge dönüşmek” adına kullanılabilir. Her iki tarafta şirket sahibi olmak avantajlı olabilir de olmayabilir de – şirketinizin büyüklüğü, getireceği ek vergi avantajı ve yatırım planlarına göre karar verilmelidir.
Hangisi Seçilmeli?
Tüm bu faktörler göz önüne alındığında, “hangi seçeneğin avantajlı olduğu” sorusu, sizin önceliklerinize ve iş modelinize bağlıdır. Genel bir kural olarak:
Eğer işiniz küçük ölçekte ve daha ziyade serbest/bağımsız nitelikteyse (örn. tek başına yazılım danışmanlığı, freelance hizmet vb.) ve kazancınızı düzenli olarak kişisel harcama için kullanacaksanız, İrlanda’da şirket kurmak muhtemelen gereksiz yere maliyetli olacaktır. Bu durumda ya Türkiye’de şahıs şirketi olarak devam etmek ya da Türkiye’de bir limited şirket kurmak daha mantıklı olabilir. Türkiye’de gelir vergisi dilimleri yüksek olsa da, belirli istisnalar (şahıs şirketleri için genç girişimci teşviki, yazılım ihracatı istisnası vb.) ile vergi yükünüzü azaltma şansınız da vardır. Ayrıca tek ülkede işlemler daha sade olacaktır.
Eğer işiniz hızla büyüyen bir start-up ve uluslararası pazara odaklıysa, orta vadede yabancı yatırım çekmeyi veya yurt dışında yaşamayı planlıyorsanız, İrlanda’da şirket kurmak güçlü bir seçenek haline gelir. Vergi avantajı, uluslararası saygınlık, AB pazarı erişimi gibi getirileri, katlanacağınız maliyetlere ağır basabilir. Özellikle kârı şirkette tutup yeniden işinize yatıracaksanız, %12,5 vergi sayesinde çok daha fazla sermaye birikecektir. Bu senaryoda Türkiye’de şirket tutmak, sadece yerel operasyon için gerekliyse değerlendirilebilir; aksi takdirde tüm operasyonu İrlanda’ya taşıma yoluna da gidebilirsiniz.
Eğer her iki ülkenin de avantajlarından faydalanmak istiyorsanız (örneğin Türkiye’de mühendis ekip, İrlanda’da satış ofisi gibi), o zaman her iki tarafta da şirket yapısı kurmak düşünülebilir. Bu karma model, ancak belirli bir büyüklüğe gelmiş işletmeler için anlamlıdır; çünkü hem Türkiye’de %25 kurumlar vergisi ödeyip hem İrlanda’da kuruluş masrafları yapmak küçük bir şirketi zorlayabilir. Yine de, bazı girişimler önce Türkiye’de büyüyüp sonra holding şirketini İrlanda’da kurma yoluna giderek bu geçişi yapmaktadır. Bu sayede yatırım alırken şirket değeri İrlanda şirketinde toplanır, exit (şirket satışı) durumunda yabancı alıcılar için cazip bir yapı sağlanır.
Sonuç: Sektör farkı olmaksızın, tamamen yurtdışına yönelik ve ölçeklenebilir bir iş modeliniz varsa ve bürokratik yüklerin altından kalkabilecekseniz, İrlanda’da şirket kurmak uzun vadede kurumlar vergisi avantajı (%12,5) ile mantıklı görünüyor. Ancak karar vermeden önce hem Türkiye’de hem İrlanda’da vergi ve hukuk danışmanlarıyla detaylı hesaplamalar yapmanız önerilir. İrlanda’da şirket kurmak, sadece vergi avantajı uğruna yapılırsa beklenmedik masraflar yüzünden kazançlı çıkmayabilir – örneğin banka sorunları, yıllık mali müşavir masrafları, yabancı para kur riskleri gibi etkenler kazancı gölgeleyebilir. Hangisinin avantajlı olduğu sorusuna kendi durumunuza göre cevap bulmak için, gelir seviyenizi, büyüme hedefinizi, uluslararasılaşma ihtiyacınızı ve yaşam planlarınızı bir arada değerlendirmelisiniz.
Özetle: Küçük ve yerel bir girişim için Türkiye’de kalmak veya şahıs şirketi olarak çalışmak daha pratik ve düşük maliyetliyken, global bir startup vizyonu için İrlanda’da şirket kurmak güçlü vergi teşvikleri ve erişim avantajları sunar. Gerekiyorsa her iki ülkede birden şirket yapısı kurmak da mümkündür, ancak bu iki durumun farkını iyi analiz etmek ve getiri-götürü hesabı yapmak şarttır. Her şey planlandığı gibi giderse, İrlanda’da şirket sahibi olmak size dünya çapında rekabet gücü kazandırabilir – yeter ki bu hamlenin gereklerini ve sonrasındaki yükümlülüklerini baştan hesaba katın.
İrlanda Şirket Kuruluşu ve Müşavirlik Hizmetlerimiz için bize ulaşabilirsiniz.
info@ozmconsultancy.com






