Kooperatiflerde Ortak Alan Kullanımı, Para Cezaları ve Görev-Yetki Uyuşmazlıkları: Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları Işığında Genel Bir Değerlendir
Kooperatiflerde Ortak Alan Kullanımı, Para Cezaları ve Görev-Yetki Uyuşmazlıkları: Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları Işığında Genel Bir Değerlendir

Kooperatiflerde Ortak Alan Kullanımı, Para Cezaları ve Görev-Yetki Uyuşmazlıkları: Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Kararları Işığında Genel Bir Değerlendirme
Kooperatifler, üyelerinin (ve zaman zaman kiracı konumundaki üçüncü kişilerin) birlikte yararlandıkları ortak alanların kullanımını düzenlemek üzere çeşitli kararlar alabilir, bu kararlar doğrultusunda kural ihlali söz konusu olduğunda da para cezası veya işgal tazminatı uygulayabilirler. Aynı şekilde, kooperatifin sunduğu hizmetlerden yararlanan kişilerin –kooperatif üyesi olsun olmasın– hizmet bedelini ödemesi gerektiği de Yargıtay kararlarıyla ortaya konmuştur.
Bu yazıda, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin farklı kararlarını inceleyerek:
Kooperatifin ortak alan kullanımı ve kural ihlaline karşı yaptırım uygulama yetkisi,
Kiracılar (üye olmayanlar) ve kooperatif arasındaki ilişki,
Para cezası/işgal tazminatı nedeniyle başlatılan icra takiplerine itirazlar ve
Bu uyuşmazlıklarda görevli ve yetkili mahkeme
konularını ele alacağız.
1. Kooperatifin Ortak Alan Kullanımını Düzenleme ve Para Cezası Yetkisi
23. Hukuk Dairesi 2016/8043 E., 2017/626 K. sayılı kararında;
Kooperatifin olağan genel kurul toplantısında, ortak alanların kullanımına ilişkin site yönetim kurallarını ihlal edenlere para cezası uygulanmasına dair bir karar alındığı,
Bu kararın hem kooperatif üyeleri hem de o sitede/kullanım alanında kiracı olarak bulunan kişiler açısından bağlayıcı nitelik taşıdığı,
Para cezası (işgal tazminatı) ödemesi istenmesine rağmen kişi ödeme yapmazsa kooperatifin icra takibi başlatabileceği,
Genel kurul kararının iptaline ilişkin bir yargı kararı olmadığı sürece, kooperatif yönetim kurulu tarafından uygulanmaya devam edilebileceği
açıkça belirtilmiştir.
Benzer şekilde, 23. Hukuk Dairesi 2014/9179 E., 2015/4758 K. ve 2015/8320 E., 2017/3493 K. kararlarında da ortak kullanım alanlarına mal koyma, araç park etme, işgal etme gibi eylemler nedeniyle uygulanan para cezalarının hukuka uygun olduğu ve genel kurulun böyle bir yetkiyi yönetim kuruluna devredebileceği ifade edilmiştir.
Özetle: Kooperatif genel kurulunca alınmış ve geçerli olan (iptal edilmemiş) kararlar, kooperatif tüzel kişiliğine ait ortak alanların kullanım kurallarını koyabilir; bu kurallara aykırı davranışlara para cezası ya da işgal tazminatı öngörebilir.
2. Kiracı (Üye Olmayan) Kişilerin Kooperatif Kararları Karşısındaki Durumu
23. Hukuk Dairesi 2011/4651 E., 2012/1856 K. sayılı kararında “kooperatifin ortağı olsun veya olmasın, kooperatif hizmetlerinden yararlanan kişiler, hizmetin karşılığı olan borçları ödemek zorundadır” şeklindeki ifadeyle, üye olmayanların da hizmet aldığı veya kooperatifin ortak alanından faydalandığı durumlarda kooperatife karşı sorumlu olduğu vurgulanmıştır.
Aynı doğrultuda, 2015/8320 E., 2017/3493 K. ve 2014/9179 E., 2015/4758 K. kararlarında da,
Kiracının kooperatif üyesi olmamasına rağmen, kiraladığı iş yerinde/taşınmazda kooperatifin düzenlediği site kurallarına uyma zorunluluğu bulunduğu,
Bu kurallara uyulmaması halinde kiracının da para cezasına muhatap olabileceği,
Para cezasının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğuna karar verildiği
görülmektedir.
Özetle: Bir kişinin kooperatif üyesi olması gerekmeksizin, kooperatifin yetki alanındaki ortak alan ve hizmetlerinden yararlanması halinde; genel kurul kararları (site yönetim kuralları, para cezası, işgal tazminatı vb.) o kişiyi de bağlar.
3. Para Cezası/İşgal Tazminatından Doğan İcra Takipleri ve İtirazın İptali
Kooperatifler, ortak alanları ihlal eden veya ödemekle yükümlü olduğu bedeli ödemeyen (aidat, bakım ücreti, işgal tazminatı vb.) üyelere ya da kiracılara karşı icra takibi başlatabilirler. Bu takiplere yapılan itirazlar, genellikle iki noktada toplanmaktadır:
Alacağa İtiraz: Kişi, kooperatifin alacak talebinin haksız olduğunu, kendisinin bu bedeli ödemekle yükümlü olmadığını iddia edebilir.
Yetki İtirazı: Takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı savunulabilir.
3.1. Alacağa İtiraz
Yukarıda değinildiği üzere, Yargıtay kararlarına göre:
Geçerli bir genel kurul kararı varsa,
Kooperatif bu karar uyarınca para cezası veya işgal tazminatı kesme hakkına sahipse,
İtiraz edenin gerçekten kural ihlalinde bulunduğu veya hizmet aldığı halde bedelini ödemediği sabitse,
…itiraz büyük olasılıkla haksız kabul edilmekte ve itirazın iptaline karar verilmektedir. Ayrıca icra inkar tazminatı (yargılama sonunda talep edilmesi halinde %20 oranında) da eklenebilmektedir.
3.2. Yetki İtirazı
HMK m.14 ve İİK m.50 yollamasıyla, kooperatif ile üyesi arasındaki davalar (icra takibi dahil), kural olarak kooperatifin merkezinin (ikametgahının) bulunduğu yer mahkemesi ve icra dairesinde görülür. Bu, kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralıdır ve üye- kooperatif arasındaki uyuşmazlıklarda bu uygulanır.
Fakat ilgili kişi üye değilse (örneğin arsa sahibi veya kiracıysa) genel yetki kurallarına göre (HMK m.6) ya da sözleşmeden (ifadan) doğan yetki (HMK m.10) gibi farklı yetki kuralları devreye girebilir.
23. Hukuk Dairesi 2012/4851 E., 2012/6401 K. ile 2012/3225 E., 2012/5223 K.: Üye- kooperatif arasındaki takiplerde kooperatifin merkezinin bulunduğu yer icra dairesi yetkilidir.
23. Hukuk Dairesi 2015/6598 E., 2017/948 K.: Eğer kooperatif üyesi olmadığını iddia eden fakat fiilen kooperatif hizmetinden yararlanan (zımni sözleşme ilişkisi) biri söz konusuysa, bu durumda ifanın yapıldığı yer icra dairesi ve mahkemesi yetkili olabilir.
Özetle:
Üye ise: Kooperatif merkezi esas alınır (kesin yetki).
Üye değil ancak kooperatifin sunduğu hizmetten yararlanıyorsa: Genel yetki veya sözleşmenin ifa yeri dikkate alınır.
4. Görevli Mahkeme: Asliye Ticaret mi Asliye Hukuk mu?
Kooperatiflerin genel kurul kararları veya ana sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m.99 “bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayılır” demektedir.
23. Hukuk Dairesi 2020/1691 E., 2020/4051 K. kararında, şu hususlar özellikle vurgulanmıştır:
6102 sayılı TTK’nın 4. maddesi uyarınca, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava kabul edilir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 99. maddesi ise kooperatif ile ilgili (kanun kapsamındaki) bütün davaların ticari dava olduğunu belirtir.
Dolayısıyla, kooperatifin alacak, ceza makbuzları, genel kurul kararlarına dayalı işgal tazminatı talepleri gibi konularda, davada taraf üye olsun veya olmasın, uyuşmazlık kooperatif mevzuatından kaynaklandığı için, “Asliye Ticaret Mahkemesi” görevli kabul edilir.
Fakat bu kuralın da ayrıntıda istisnaları ve tartışmaları olabilir. Ancak Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, genel eğilim olarak kooperatifin genel kurul kararlarından doğan para cezaları, işgal tazminatı, aidat gibi hususlardaki uyuşmazlıklarda Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevli olduğunu dile getirmektedir.
Sonuç ve Değerlendirme
Yukarıdaki Yargıtay kararları, kooperatiflerin ortak alan kullanımını düzenleyen, ceza ve işgal tazminatı öngören kararlarının hukuken geçerli olduğunu ve üye olmayan kiracıların dahi bu kararlara uymak zorunda olduğunu ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda:
Kooperatif genel kurul kararı geçerliliğini koruduğu sürece (iptal kararı olmaması halinde), yönetim kurulunca para cezası veya işgal tazminatı uygulanabilir.
Kiracılar ve üye olmayanlar, kooperatifin hizmet ve ortak alanlarından faydalanıyorsa, alınan kararlara uymakla yükümlü olup, kooperatifin bu kişilere karşı da alacak davası veya icra takibi açması mümkündür.
İcra takibi sürecinde itiraz edilecekse;
Alacağın dayanağını oluşturan genel kurul kararının iptal edilip edilmediği,
Kooperatif üyesi olup olunmadığı veya
Yetkili icra dairesi / mahkeme hususları somut olaya göre değerlendirilmeli,
Ve özellikle 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m.99 gereği uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu gözden kaçırılmamalıdır.
Görev bakımından ise, kooperatif mevzuatından doğan bir sorun söz konusu olduğu için Asliye Ticaret Mahkemesi genellikle görevli sayılır.
Bu noktada, kooperatifler ve kooperatifle iş ilişkisine giren kişiler (üyeler, kiracılar, arsa sahipleri vb.) açısından, hem ortak alan kullanım kurallarını hem de para cezası/işgal tazminatı uygulamalarını düzenleyen genel kurul kararlarının önemi büyüktür. Herhangi bir uyuşmazlık yaşanmaması adına, taraflar genel kurul kararlarını önceden incelemeli, yükümlülüklerini bilmeli ve gerektiğinde mevzuata uygun adımlar atmalıdır.
Özet İpuçları:
Kooperatif genel kurul kararları, kooperatifin ortak alanlarında yaptırım uygulamaya elverişli bir dayanak oluşturur.
Üye olun ya da olmayın, kooperatifin hizmetlerinden yararlanıyorsanız ya da onun sınırları içinde bir taşınmaz işgal ediyorsanız, bu kararlar bağlayıcı olabilir.
Bu kararlardan kaynaklanan alacak davaları ve icra takipleri, kural olarak ticari dava niteliğindedir ve Asliye Ticaret Mahkemesi görevli kabul edilir.
Yetki bakımından, üye ile kooperatif arasındaki uyuşmazlıklarda kooperatif merkezinin bulunduğu yer icra dairesi/mahkemesi genellikle yetkilidir.
Üye dışı kişilerde (kiracı, arsa sahibi vb.), somut olayın koşullarına göre (genel yerleşim yeri, ifa yeri vb.) HMK’nın genel hükümleri devreye girebilir.
Bu konudaki Yargıtay 23. Hukuk Dairesi kararlarının tamamı, kooperatiflerin ortak alan kullanımı, kiracıların sorumluluğu, para cezaları, işgal tazminatı, görev ve yetki mevzularında rehber niteliğinde olup; hem kooperatif yöneticilerine hem de kooperatif alanlarında faaliyet gösteren üye ve kiracılara ışık tutmaktadır.





