Skip to main content

Command Palette

Search for a command to run...

Sürdürülebilirlik Raporu Hazırlama Süreci: Adım Adım Yol Haritası

Sürdürülebilirlik Raporu Hazırlanmazsa Ne Olur?

Published
9 min readView as Markdown
Sürdürülebilirlik Raporu Hazırlama Süreci: Adım Adım Yol Haritası
M
I’m Evren ozmen, a CPA based in Istanbul, advising remote workers, freelancers, and international founders on Turkish tax and cross-border structuring. I focus on practical tax strategies around: 100% service export income deduction Tax residency in Turkey Company formation for foreigners Remote work and international income I break down complex tax rules into clear, actionable guidance — without losing the legal and compliance reality behind them. info@ozmconsultancy.com 🇹🇷 Türkiye genelinde; yazılım ve dijital ürün geliştiren şirketler, yurt dışına uzaktan hizmet sunan profesyoneller, Teknopark firmaları, oyun stüdyoları ve mobil uygulama şirketlerine Türkçe ve İngilizce mali ve vergisel danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. 📘 Insights & Publications: https://medium.com/@evrenozmen 📩 For Online Tax Advisory & Accounting Services/Danışmanlık-Mali Müşavirlik Hizmetleri: info@ozmconsultancy.com

Sürdürülebilirlik Raporu Hazırlanmazsa Ne Olur?

Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS), Kamu Gözetimi Kurumu (KGK) tarafından Resmî Gazete’de yayımlanarak bağlayıcı hale gelmiştir. Dolayısıyla, kapsam dahilindeki şirketlerin rapor hazırlamaması ciddi sonuçlar doğurabilir:

  1. Yasal ve İdari Yaptırımlar

    • KGK’nın yetkisi çerçevesinde, raporlamayı yapmayan şirketlere idari para cezaları ve denetim yaptırımları uygulanabilir.

    • Finans sektörü ve halka açık şirketler için bu durum, doğrudan SPK ve BDDK nezdinde ek incelemelere ve uyum risklerine yol açar.

  2. Kurumsal İtibar Kaybı

    • Yatırımcılar, fon sağlayıcıları ve hatta müşteriler giderek daha fazla şeffaf ESG raporlaması talep ediyor. Rapor hazırlamayan bir şirket, “sürdürülebilir olmayan” algısıyla karşı karşıya kalabilir.

    • Bu durum, hem yerli hem de yabancı sermaye açısından finansmana erişim maliyetini yükseltir.

  3. Uluslararası Rekabetten Düşme Riski

    • AB’nin Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi düzenlemeleri, raporlamayı yapmayan şirketlerin ihracatta ek maliyetlerle karşılaşmasına neden olur.

    • Yani yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa pazarına ihracat yapan firmalar için de raporlama “fiilen zorunlu” hale gelmiştir.

  4. Tedarik Zincirinden Dışlanma

    • Global tedarik zincirlerinde faaliyet gösteren çok uluslu şirketler, alt yüklenicilerinden sürdürülebilirlik raporu talep ediyor. Bu beklentiyi karşılamayan firmalar, zincirin dışında kalma riskiyle karşı karşıya.

📌 Kısacası: Sürdürülebilirlik raporu hazırlamamak yalnızca yasal risk değil; aynı zamanda finansal ve ticari anlamda da ciddi bir dezavantajdır.


Zorunlu Olmasa Bile Neden Sürdürülebilirlik Raporu Hazırlamalıyım?

Bugün birçok şirket TSRS kapsamı dışında olsa da, sürdürülebilirlik raporu hazırlamak stratejik bir yatırım niteliğindedir. Bunun başlıca nedenleri:

  1. Sermaye Maliyetini Azaltır

    • Bankalar ve yatırımcılar, sürdürülebilirlik performansını önemser.

    • Raporlama yapan şirketler, genellikle daha uygun faizli kredi ve yatırım fonlarına erişim imkânı elde eder.

  2. Kurumsal İtibar ve Pazar Payını Artırır

    • Tüketiciler giderek daha fazla “yeşil ürün” ve “sorumlu şirket” talep ediyor.

    • Raporlamayı şeffaf yapan firmalar, doğrudan marka değerini güçlendirir ve yeni müşteri kazanır.

  3. Risk Yönetimini Güçlendirir

    • İklim krizi, enerji maliyetleri, su kullanımı gibi riskler ölçülmeden yönetilemez.

    • Raporlama süreci, riskleri erken teşhis ederek şirketi geleceğe daha dirençli hale getirir.

  4. Uluslararası Uyum Avantajı

    • GRI, ESRS, SASB, TCFD gibi küresel standartlarla uyumlu raporlama yapmak, şirketi global yatırımcılar ve fonlar için görünür hale getirir.
  5. Tedarik Zinciri Avantajı

    • İhracat yapan veya çok uluslu firmalara tedarik sağlayan şirketler için sürdürülebilirlik raporu artık fiili bir gerekliliktir.

📌 Sonuç: Zorunluluk kapsamında olmasanız bile, sürdürülebilirlik raporu hazırlamak finansmana erişim, müşteri kazanımı ve uzun vadeli rekabet gücü açısından büyük avantaj sağlar.

Hangi Sürdürülebilirlik Raporlama Standardını Seçmeliyim?

Sürdürülebilirlik raporu hazırlarken şirketlerin önünde farklı standartlar var. Bu noktada en sık sorulan soru: “TSRS, GRI, ESRS, SASB gibi standartlar arasında hangisini tercih etmeliyim?”

Doğru seçim, hem yasal uyum hem de yatırımcı beklentileri açısından kritik. İşte öne çıkan standartlar:


1. TSRS – Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları

  • Zorunlu kapsam: BIST şirketleri, finans kuruluşları ve eşik değerleri aşan büyük ölçekli işletmeler.

  • Yasal Dayanak: 29 Aralık 2023’te Resmî Gazete’de yayımlandı, 1 Ocak 2024 itibarıyla yürürlükte.

  • Avantajı: Türkiye mevzuatına tam uyum sağlar.

  • Sınırlılığı: Uluslararası yatırımcılar nezdinde tek başına yeterli görülmeyebilir.


2. GRI – Global Reporting Initiative

  • Dünyada en yaygın kullanılan raporlama standardı.

  • Hem çevresel hem sosyal hem de yönetişim konularında detaylı gösterge seti sunar.

  • Avantajı: Uluslararası yatırımcıların tanıdığı ve kabul ettiği en kapsamlı çerçevedir.

  • Sınırlılığı: Veri toplama süreci detaylıdır, şirketler için zahmetli olabilir.


3. ESRS – Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları

  • Avrupa Birliği’nin resmi standardıdır.

  • AB’de faaliyet gösteren veya AB’ye ihracat yapan şirketler için stratejik öneme sahiptir.

  • CBAM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması) kapsamında AB’ye ihracat yapan Türk firmaları için fiili zorunluluk haline gelmektedir.

  • Avantajı: AB fonları, bankaları ve yatırımcıları için güvenilirlik sağlar.

  • Sınırlılığı: Henüz Türkiye’de yeni olduğu için kurum içi adaptasyon zaman alabilir.


4. SASB – Sustainability Accounting Standards Board

  • Sektör bazlı raporlama yaklaşımı sunar.

  • Örneğin finans, enerji, tekstil, teknoloji gibi sektörlere özel göstergeler içerir.

  • Avantajı: Yatırımcılar için karşılaştırmalı veri sunar, özellikle sermaye piyasalarında önemlidir.

  • Sınırlılığı: Tüm konuları kapsamaktan ziyade “finansal açıdan önemli” ESG faktörlerine odaklanır.


  • İklim riskleri ve fırsatları üzerine odaklanır.

  • Özellikle enerji, çimento, demir-çelik gibi karbon yoğun sektörlerde faaliyet gösteren firmalar için kritik.

  • Avantajı: İklimle ilgili finansal risklerin şeffaf şekilde açıklanmasını sağlar.

  • Sınırlılığı: Daha dar kapsamlıdır, tek başına sürdürülebilirlik raporu için yeterli değildir.


Hangi Standart Sizin İçin Doğru?

  1. Türkiye’de faaliyet gösteren ve yasal eşikleri aşan şirketler için TSRS zorunlu.

  2. Uluslararası yatırımcıları hedefleyen şirketler için GRI + TSRS kombinasyonu en güvenli çözümdür.

  3. AB’ye ihracat yapan şirketler için ESRS uyumu kritik hale geliyor.

  4. Sektörel raporlama isteyen yatırımcılar için SASB eklenebilir.

  5. Yüksek karbon salımı yapan şirketler için TCFD mutlaka entegre edilmeli.

📌 Pratik öneri: Türkiye’deki çoğu şirket için TSRS + GRI ikilisi en ideal başlangıçtır. İhracat yapanlar için buna ESRS eklenmeli.

Sürdürülebilirlik Raporu İçin Hangi Veriler Toplanmalı ve Nasıl Ölçülmeli?

Sürdürülebilirlik raporu hazırlarken şirketlerin en kritik adımı doğru verileri toplamak ve ölçmek. Çünkü raporun güvenilirliği tamamen bu verilere dayanır. Yanlış veya eksik veri, hem yasal risk hem de yatırımcı güveni açısından ciddi sorun yaratır.

Peki hangi veriler gerekiyor?


1. Karbon Ayak İzi (GHG Emisyonları)

Şirketlerin raporlamada mutlaka hesaplaması gereken göstergelerden biri sera gazı emisyonlarıdır. Bu hesaplamalar uluslararası standartlara göre yapılır:

  • GHG Protokolü (en yaygın kullanılan metodoloji)

  • ISO 14064 (sera gazı doğrulama ve ölçüm standardı)

Üç temel kapsam vardır:

  1. Kapsam 1: Doğrudan emisyonlar (şirket araçları, üretim tesislerinde kullanılan yakıtlar).

  2. Kapsam 2: Dolaylı enerji emisyonları (satın alınan elektrik, ısıtma, soğutma).

  3. Kapsam 3: Tedarik zinciri ve ürün yaşam döngüsü emisyonları (lojistik, çalışan seyahatleri, hammadde tedariki).

📌 Türkiye’de son düzenlemelerle birlikte küçük ölçekli banka ve finans kuruluşları için Kapsam 3 zorunluluğu kaldırıldı, ancak büyük üretim ve hizmet şirketlerinde Kapsam 3 hala kritikSGREEN TANITIM[69][54] (1).


2. Su Ayak İzi

  • ISO 14046 standardına göre ölçülür.

  • Kullanılan toplam su miktarı, deşarj edilen atık su, geri kazanılan su oranı.

  • Tarım, tekstil, gıda, kimya gibi sektörler için özellikle önemlidir.


3. Enerji Tüketimi

  • Elektrik, doğal gaz, kömür ve yenilenebilir enerji kullanım oranları.

  • Enerji yoğunluğunun (satış başına enerji tüketimi) hesaplanması.

  • AB’nin Yeşil Mutabakatı kapsamında enerji verimliliği göstergeleri kritik hale gelmiştir.


4. Atık Yönetimi

  • Toplam atık miktarı, geri dönüştürülen atık yüzdesi.

  • Tehlikeli atıkların bertaraf yöntemleri.

  • Döngüsel ekonomi uygulamaları (örneğin üretimde geri dönüştürülmüş ham madde kullanımı).


5. Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (LCA)

  • Bir ürünün hammadde çıkarımından, üretim, dağıtım, kullanım ve bertarafına kadar tüm aşamalarındaki çevresel etkisini ölçer.

  • Özellikle ihracat yapan firmalar için Çevresel Ürün Beyanı (EPD) raporları, müşteri taleplerinde standart haline gelmiştir.


6. Sosyal Göstergeler

  • Çalışan sayısı, cinsiyet dağılımı, yönetim kademesinde kadın oranı.

  • İş sağlığı ve güvenliği verileri (iş kazaları, kayıp günler).

  • Çalışan eğitim saatleri, çalışan memnuniyet anketleri.


7. Yönetişim Göstergeleri (Governance)

  • Yönetim kurulu bağımsız üye oranı.

  • Etik kod uygulamaları, yolsuzlukla mücadele politikaları.

  • Veri güvenliği ve siber güvenlik önlemleri.


📌 Özet:

  • Çevresel veriler (karbon, su, enerji, atık, LCA/EPD).

  • Sosyal veriler (çalışan, eşitlik, iş güvenliği).

  • Yönetişim verileri (şeffaflık, etik, siber güvenlik).

Bu veriler toplanıp, uluslararası standartlara göre ölçülmeli, doğrulanmalı ve rapora entegre edilmeli.


Sürdürülebilirlik Raporu Hazırlama Süreci: Adım Adım Yol Haritası

Sürdürülebilirlik raporu hazırlamak göz korkutucu olabilir. Ancak süreci adım adım planladığınızda hem ekim sonu son tarihini yakalamanız hem de uluslararası standartlara uyum sağlamanız mümkün. İşte şirketler için pratik yol haritası:


1. Mevcut Durum Analizi

  • Şirketin mevcut sürdürülebilirlik uygulamaları incelenir.

  • Daha önce yapılmış karbon, su, enerji ölçümleri varsa toplanır.

  • Yönetim kurulu ve paydaş beklentileri belirlenir.

📌 Sonuç: Nereden başlayacağınızı gösteren net bir fotoğraf çıkar.


2. ESG Veri Toplama ve Ölçüm

  • Çevresel, sosyal ve yönetişim göstergeleri için gerekli veriler listelenir.

  • Karbon ve su ayak izi ölçümleri yapılır.

  • LCA (Yaşam Döngüsü Analizi) ve EPD (Çevresel Ürün Beyanı) gerekiyorsa hazırlanır.

📌 Sonuç: Raporun “ham malzemesi” olan sayısal veriler elde edilir.


3. Uygun Standart Seçimi

  • Türkiye’de faaliyet gösteren şirketler için TSRS zorunludur.

  • Yatırımcı beklentilerine göre GRI, SASB eklenebilir.

  • AB’ye ihracat yapan şirketler için ESRS kritik öneme sahiptir.

  • Karbon yoğun sektörler için TCFD mutlaka entegre edilmelidir.

📌 Sonuç: Hangi çerçeveye göre rapor yazacağınız netleşir.


4. Rapor Tasarımı ve İçerik

  • Strateji bölümü: Şirketin sürdürülebilirlik vizyonu ve hedefleri.

  • Çevresel performans: Enerji, karbon, su, atık verileri.

  • Sosyal performans: Çalışan, eğitim, iş güvenliği verileri.

  • Yönetişim: Etik kurallar, risk yönetimi, şeffaflık.

📌 Sonuç: Yalnızca veri listesi değil, stratejik mesaj içeren bir rapor taslağı ortaya çıkar.


5. Doğrulama ve Güvence Süreci

  • Bağımsız doğrulama (third-party assurance) ile rapor güvence altına alınır.

  • Bu aşama, yatırımcı güveni için kritik öneme sahiptir.

  • Örneğin karbon ayak izi raporları ISO 14064 kapsamında doğrulanabilir.

📌 Sonuç: Raporun güvenilirliği artar, paydaşlara şeffaf mesaj verilir.


6. Yayınlama ve Paydaş İletişimi

  • Rapor şirketin web sitesinde yayımlanır.

  • Borsa İstanbul’da işlem gören şirketler için KAP üzerinden duyurulur.

  • Paydaşlara (yatırımcı, müşteri, çalışan) özel iletişim kampanyaları yapılır.

📌 Sonuç: Sadece yasal yükümlülük değil, aynı zamanda güçlü bir pazarlama ve marka iletişim aracı elde edilir.


7. Sürekli İyileştirme

  • Rapor bir defalık değil, her yıl tekrarlanan bir süreçtir.

  • Performans göstergeleri (KPI’lar) takip edilir.

  • Şirket kültürüne entegre edilerek “sürdürülebilirlik bir iş yapış biçimi” haline gelir.

📌 Sonuç: Her yıl daha güçlü ve güvenilir raporlar hazırlanır.

Süper 👍 O zaman SSS – Sık Sorulan Sorular bölümünü ekleyelim. Bu kısım hem semantic SEO için çok güçlü olur hem de okuyucuların aklındaki en kritik sorulara doğrudan yanıt verir.


Sürdürülebilirlik Raporlaması Hakkında Sık Sorulan Sorular (SSS)

1. Kimler sürdürülebilirlik raporu hazırlamak zorunda?

Borsa İstanbul’da işlem gören şirketler, bankalar, finans kuruluşları ve belirlenen eşik değerleri (500 Milyon ₺ aktif, 1 Milyar ₺ net satış, 250 çalışan) art arda iki yıl aşan işletmeler TSRS kapsamında rapor hazırlamak zorundadır.


2. Raporu hazırlamazsam ceza alır mıyım?

Evet. KGK ve ilgili düzenleyici kurumlar tarafından idari para cezaları ve yaptırımlar söz konusu olabilir. Ayrıca, rapor hazırlamamak yatırımcı güvenini ve finansmana erişimi olumsuz etkiler.


3. Zorunlu değilsem rapor hazırlamama gerek var mı?

Zorunlu olmasanız bile rapor hazırlamak büyük avantaj sağlar.

  • Finansmana daha kolay erişim,

  • Tedarik zincirine dahil olabilme,

  • AB ihracatında rekabet avantajı,

  • Kurumsal itibar ve müşteri kazanımı.


4. Rapor hangi tarihe kadar hazırlanmalı?

2024 faaliyetlerine ilişkin raporunuzu 2025 yılı içinde, en geç ekim ayı sonunda yayımlamanız gerekiyor.


5. TSRS ile GRI/ESRS arasındaki fark nedir?

  • TSRS: Türkiye’deki şirketler için yasal çerçevedir.

  • GRI: Uluslararası en yaygın kullanılan raporlama standardıdır.

  • ESRS: Avrupa Birliği standartlarıdır, AB’ye ihracat yapan şirketler için kritik öneme sahiptir.


6. Raporlama için hangi veriler gerekiyor?

  • Çevresel veriler: Karbon ayak izi, su kullanımı, enerji tüketimi, atık yönetimi.

  • Sosyal veriler: Çalışan profili, iş sağlığı ve güvenliği, eğitim saatleri.

  • Yönetişim verileri: Etik kurallar, şeffaflık, bağımsız yönetim kurulu oranı.


7. Raporu bağımsız denetime tabi tutmak gerekir mi?

Bağımsız doğrulama zorunlu olmasa da yatırımcı güveni ve paydaş şeffaflığı için tavsiye edilir. Özellikle karbon ayak izi raporlarında ISO 14064 kapsamında doğrulama yapılması önemlidir.


8. Raporu hangi formatta yayınlamalıyım?

  • Çoğu şirket raporlarını PDF formatında web sitelerinde yayımlar.

  • BIST şirketleri için KAP üzerinden duyuru yapılır.

  • Paydaşlara özel sunum ve özetler hazırlanabilir.


9. Bu süreç şirket içinde mi yapılmalı, dış destek gerekir mi?

Teorik olarak şirket içinde yapılabilir. Ancak:

  • Teknik hesaplamalar (karbon, su, LCA) uzmanlık gerektirir.

  • Uluslararası standartların entegrasyonu profesyonel deneyim ister.

  • Deneyimli danışmanlarla çalışmak hem süreci hızlandırır hem de hata riskini azaltır.


10. Sürdürülebilirlik raporunun şirketime ne faydası olur?

  • Yasal uyum sağlarsınız.

  • Finansmana erişiminiz kolaylaşır.

  • İtibarınız güçlenir ve müşteri kazanırsınız.

  • Riskleri önceden görerek uzun vadeli rekabet gücü kazanırsınız.


📌 Sonuç: Sürdürülebilirlik raporu yalnızca bir “yasal zorunluluk” değil, aynı zamanda şirketin geleceğini güvence altına alan stratejik bir yatırım aracıdır.

👉 Ekim sonu son tarihini kaçırmamak ve raporunuzu uluslararası standartlara uygun hazırlamak için bizimle iletişime geçin.

info@ozmconsultancy.com