Skip to main content

Command Palette

Search for a command to run...

Türk Şirketleri İçin Yurt Dışından Kredi Kullanım Rehberi: Stratejik Yapılandırma ve Mevzuat Uyumu

Türk Şirketleri İçin Yurt Dışından Kredi Kullanım Rehberi: Stratejik Yapılandırma ve Mevzuat Uyumu

Published
12 min readView as Markdown
Türk Şirketleri İçin Yurt Dışından Kredi Kullanım Rehberi: Stratejik Yapılandırma ve Mevzuat Uyumu
M
I’m Evren ozmen, a CPA based in Istanbul, advising remote workers, freelancers, and international founders on Turkish tax and cross-border structuring. I focus on practical tax strategies around: 100% service export income deduction Tax residency in Turkey Company formation for foreigners Remote work and international income I break down complex tax rules into clear, actionable guidance — without losing the legal and compliance reality behind them. info@ozmconsultancy.com 🇹🇷 Türkiye genelinde; yazılım ve dijital ürün geliştiren şirketler, yurt dışına uzaktan hizmet sunan profesyoneller, Teknopark firmaları, oyun stüdyoları ve mobil uygulama şirketlerine Türkçe ve İngilizce mali ve vergisel danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. 📘 Insights & Publications: https://medium.com/@evrenozmen 📩 For Online Tax Advisory & Accounting Services/Danışmanlık-Mali Müşavirlik Hizmetleri: info@ozmconsultancy.com

Türk Şirketleri İçin Yurt Dışından Kredi Kullanım Rehberi: Stratejik Yapılandırma ve Mevzuat Uyumu

Giriş: Yurt Dışı Borçlanmanın Türkiye Şirketleri İçin Stratejik Önemi

Küreselleşen ekonomik ortamda, Türk şirketlerinin rekabet gücünü koruması ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşması, yalnızca yerel finansman kaynaklarına bağımlı kalmamayı gerektirmektedir. Yurt dışından kredi kullanmak, şirketler için sadece bir finansman alternatifi değil, aynı zamanda finansal yapılarının kalitesini dönüştüren stratejik bir araçtır. Yurt dışı piyasalar, genellikle Türkiye piyasasına kıyasla daha uzun vadeli finansman imkanları ve daha rekabetçi faiz oranları sunmaktadır.

Bu yapısal avantaj, özellikle büyük yatırım projelerinde, şirketlerin kısa vadeli likidite risklerini azaltmasını ve yatırım ufuklarını genişletmesini sağlamaktadır. Örneğin, İhracat Kredi Kuruluşları (ECA) veya uluslararası kalkınma bankaları aracılığıyla sağlanan orta ve uzun vadeli kaynaklar 1, şirketlerin büyüme potansiyelini desteklerken, nakit akışı planlamasında önemli bir esneklik sunar. Dolayısıyla, yurt dışı borçlanma kararı, sadece faiz maliyeti optimizasyonundan ibaret olmayıp, bilançonun genel kalitesini yükselten ve yatırım kapasitesini artıran bir kurumsal finansman stratejisi olarak ele alınmalıdır.

Bölüm I: Yurt Dışı Finansman Kaynakları ve Yapılandırma Mekanizmaları

Türk şirketlerinin uluslararası piyasalardan erişebileceği finansman kaynakları çeşitlilik göstermekle birlikte, bunlar genellikle geleneksel bankacılık, kalkınma bankacılığı ve sermaye piyasası araçları olarak gruplandırılabilir.

1.1 Geleneksel Kaynaklar: Uluslararası Ticari Bankalar ve Sendikasyon Kredileri

Uluslararası ticari bankalar, doğrudan kredi ilişkileri kurmanın yanı sıra, özellikle büyük ölçekli ve çok uluslu şirketlerin ihtiyaç duyduğu yüksek tutarlı fonlamayı sendikasyon kredileri aracılığıyla sağlarlar. Sendikasyon kredileri, birden fazla uluslararası bankanın bir araya gelerek tek bir kredi havuzu oluşturduğu ve böylece tek bir bankanın taşıyamayacağı riskleri dağıttığı yapıları temsil eder.

Türkiye Varlık Fonu (TVF) tarafından Hazine garantisi olmaksızın başarıyla tamamlanan 1.1 milyar avroluk sendikasyon kredisi işlemi 2, uluslararası finans çevrelerinde Türkiye ekonomisine ve büyük Türk kuruluşlarının borçlanma kapasitesine duyulan güvenin somut bir göstergesi olarak kabul edilmiştir. Bu tür işlemler, sadece fon sağlamakla kalmaz, aynı zamanda uluslararası piyasalarda şirketin finansal itibarını ve bağımsız borçlanma yeteneğini de teyit eder.

1.2 Kalkınma ve Ülke Kredileri (ECA, EIB, CEB)

Düşük maliyetli ve uzun vadeli finansman arayışında olan şirketler için, İhracat Kredi Kuruluşları (ECA) ve kalkınma bankaları stratejik bir öncelik taşımalıdır.

İhracat Kredi Kuruluşları (ECA) Finansmanı

ECA'lar (Örn: Almanya’da Hermes, İtalya’da Sace, ABD’de US Eximbank), esas olarak kendi ülkelerinin ihracatçılarını desteklemek amacıyla kurulmuş kurumlardır.1 ECA’nın temel işlevi, ihracat işlemlerindeki ticari ve politik riski sigortalayarak, yabancı bankaların Türk alıcılara orta ve uzun vadeli kredi sunmasının önünü açmaktır.

ECA’nın devreye girmesiyle, kredi riski Türkiye’deki yerel kurumsal riskten, ECA’nın yüksek kredi notuna sahip ülkesel riskine taşınır. Bu durum, alıcı Türk şirketi için uluslararası piyasalardaki bağımsız kredi notundan bağımsız olarak, kredi maliyetini önemli ölçüde aşağı çeker. ECA kredilerinin ithalatçı (Türk şirketleri) açısından başlıca avantajları, orta/uzun vadeli finansman, düşük maliyetli borçlanma ve nakit akışı planlamasında kolaylık sağlamasıdır.1 OECD kurallarına göre, ticari kontrat tutarının maksimum %85'i finanse edilebilir ve ticari kontrat tutarının en az %15'lik kısmının ithalatçı firma tarafından ihracatçı firmaya avans olarak ödenmesi beklenir. Ayrıca, yerel inşaat masraflarının ticari kontrat tutarına denk gelen %30'u da finansa edilebilir.1 Büyük ölçekli sermaye harcaması (CAPEX) gerektiren makine ve ekipman alımlarında ECA kredileri, maliyet ve vade avantajı nedeniyle ilk tercih olarak değerlendirilmelidir.

Avrupa Finans Kurumları Kaynaklı Krediler

Avrupa Yatırım Bankası (AYB) kaynaklı krediler, yurt içinde gerçekleştirilecek yeni yatırım, tevsi (genişletme) ve modernizasyon projelerinin finansmanı ile işletme finansmanı amaçlarıyla kullandırılır. Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası (AKKB) kaynaklı krediler ise imalat, inşaat, tarıma dayalı sanayiler, turizm ve lojistik gibi sektörlerde sabit varlık yatırım projeleri ve istihdam artırıcı işletme sermayesi için kullanılmaktadır.1

1.3 Borçlanma Yapısının Optimizasyonu

Yurt dışından kredi kullanırken, borcun para biriminin şirketin gelir elde ettiği para birimi ile eşleştirilmesi (Doğal Korunma/Natural Hedging) kritik öneme sahiptir. Bu eşleştirme, kur riskine karşı en basit ve en etkili korunma yöntemidir ve şirketin borç servis kapasitesini döviz gelirlerine bağlayarak finansal dayanıklılığı artırır.

Bölüm II: Kreditör Gözüyle Değerlendirme ve Durum Tespiti (Due Diligence)

Yurt dışı kreditörler, kredi verme kararı öncesinde, yerel bankaların standart kredi değerlendirmelerinin ötesinde, şirketin kapsamlı durum tespitini (Due Diligence – DD) talep ederler. DD süreci, yatırım veya şirket satın alma kararları kadar, uzun vadeli kredi işlemlerinde de şirketin gerçek potansiyelini, sürdürülebilirliğini ve risklerini ortaya koymak için vazgeçilmezdir.3

2.1 Kapsamlı Durum Tespiti (DD) Aşamaları

Kreditörler, borcun uzun vadede geri ödenebilirliğini teyit etmek için üç temel DD türüne odaklanır:

Finansal Due Diligence (FDD)

FDD, şirketin geçmiş finansal performansını, borç yapısını, kârlılığını ve nakit akışlarını detaylı bir şekilde inceleyerek mali sağlık durumunu ortaya koyar. İncelenen kritik alanlar; gelir ve gider analizi, bilanço ve kâr-zarar incelemesi, nakit akışı ve likidite değerlendirmesi ile varlık ve borçların analizidir.3 Kreditörün amacı, şirketin gerçek finansal gücünü anlamak ve gelecekteki borç servisi kapasitesini objektif olarak öngörebilmektir.

Ticari Due Diligence (CDD)

CDD, finansal verilerin dayandığı iş modelinin uzun ömürlü olup olmadığını teyit etmek amacıyla yürütülür. Odak noktası pazar, rekabet ve şirketin stratejik pozisyonudur.3 CDD kapsamında pazar ve sektör analizi, müşteri segmentasyonu, rekabet analizi ve büyüme potansiyeli değerlendirilir. Uzun vadeli kredi veren bir kurum, sadece mevcut borç karşılama oranlarını değil, aynı zamanda şirketin rekabet avantajlarını koruyarak sürdürülebilir nakit akışı yaratma yeteneğini görmek ister.3

Vergi ve Hukuki Due Diligence (Tax DD)

Vergi durum tespiti, şirketin vergi yükümlülüklerini ve olası risklerini hesaplayarak, bilançoyu gelecekte etkileyebilecek potansiyel mali yükümlülükleri (vergi cezaları, ek ödemeler) ortaya çıkarır.4 Bu inceleme, özellikle şirketin finansal kapanışı (closing) sonrasında beklenmedik vergi risklerinin ortaya çıkarak kredi geri ödeme nakit akışını olumsuz etkilemesini önlemek açısından kritik bir öneme sahiptir.

Bir Türk şirketi, uluslararası krediye başvurmadan önce DD sürecine tam olarak hazırlanmalıdır. Başarılı bir DD, sadece istenen belgeleri eksiksiz sunmak değil, aynı zamanda ticari stratejilerinin uluslararası denetime dayanıklı olduğunu göstermekle ilgilidir. Şeffaflık ve hazırlık, müzakerelerde daha iyi faiz oranları ve esnek teminat şartları elde etmenin temelini oluşturur.

2.2 Teminatlandırma ve Kredi Sözleşmesi Şartları

Yabancı kreditörler, Türk hukuku çerçevesinde ipotek, rehin ve ticari işletme rehni gibi standart teminat yapılarını talep ederler. Bu süreçte, mevcut yerel bankalar lehine tesis edilmiş teminatlar üzerindeki hiyerarşinin ve öncelik sırasının netleştirilmesi esastır. Ayrıca, kredi sözleşmeleri, şirketin finansal performansını belirli eşiklerin üzerinde tutmayı amaçlayan mali şartları (covenants) içerir. Borç/Özkaynak oranı veya EBITDA/Faiz Karşılama Oranı gibi göstergelere dayalı bu şartların ihlal edilmesi, kredinin tamamının geri çağrılması riskini doğurabilir ve şirket yönetimi için sürekli bir mali disiplin gerekliliği anlamına gelir.

Bölüm III: Türk Mevzuatına Uyum ve TCMB Bildirim Yükümlülükleri

Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışından kredi temin etmeleri 32 Sayılı Karar çerçevesinde genel olarak serbest bırakılmıştır.5 Ancak bu serbestiyet, Merkez Bankası (TCMB) tarafından belirlenen sıkı usul ve raporlama yükümlülüklerini de beraberinde getirir.

3.1 Yurt Dışından Kredi Kullanımının Genel Esasları

32 Sayılı Karar’ın 17. Maddesi uyarınca, Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışından hem Türk Lirası hem de nakdi döviz kredisi temin etmeleri serbesttir, ancak bu kredilerin mutlaka bankalar aracılığıyla kullanılması gerekmektedir.5 Serbest bölgede yerleşik firmalar, bu düzenleme kapsamında yurt dışında yerleşik kişi olarak kabul edilmekte 5, bu da onların yurt içi yerleşik şirketlerle yaptıkları işlemleri uluslararası kredi olarak yapılandırmasına imkan tanımaktadır.

Bankalar, yurt dışından gelen bedelin kredi olup olmadığını teyit etmekle yükümlüdür. Bu teyit, gelen transferlere ilişkin SWIFT mesajlarında "kredi" ibaresinin bulunup bulunmadığı kontrol edilerek yapılır. Bedelin kredi olduğunun tespiti durumunda, banka tarafından kredi borçlusundan kredinin vadesi, faiz oranı ve benzeri bilgileri içeren kredi sözleşmesi istenir ve ilgili koşulları sağlaması şartıyla işlem yurt dışından temin edilen kredi olarak kaydedilir.5

3.2 Yurt Dışı Kredilerin Raporlanması ve Bildirim Yükümlülükleri (TCMB)

Yurt dışı borçlanma sürecindeki en kritik yasal gereklilik, TCMB’ye yönelik bildirim yükümlülüğüdür. TCMB tarafından belirlenen kriterlere (en yüksek nakdi kredi bakiyesi, net satış hasılatı, aktif büyüklükleri) uyan firmalara bildirim yükümlülüğüne ilişkin bilgilendirme, genellikle firmanın en yüksek nakdi kredi bakiyesinin olduğu kredi veya finansman kuruluşu tarafından ayrıca yapılır.6

Devletin sermaye hareketlerini tamamen kısıtlamak yerine şeffaflık ve gözetim yoluyla kontrol altına alma stratejisi izlediği bu sistemde, TCMB Yönetmeliği, firma yönetimini Bankaya bildirilecek verilerin tam ve doğru olmasından doğrudan sorumlu tutar.6 Bu, şirket yönetimlerine yüksek bir yasal sorumluluk yüklemektedir. Finans direktörlerinin, yüksek bakiyeli kredilerde TCMB sistemine girilen verilerin doğruluğunu ve zamanında bildirimini titizlikle sağlaması, hukuki risklerin minimize edilmesi açısından zorunludur. TCMB, Sisteme ilişkin bildirim sürelerini, raporlama sıklığını ve usulünü gerektiğinde değiştirmeye yetkilidir.6

Aşağıdaki tabloda, yurt dışından kredi kullanımında temel mevzuat uyumluluk kontrol listesi sunulmaktadır:

Table Title

Yükümlülük Alanı

İlgili Mevzuat

Kapsam ve Detay

Kaynak

Kredi Kullanım Serbestisi

32 Sayılı Karar ve TCMB Genelgesi

Türkiye'de yerleşik kişilerin nakdi döviz/TL kredi temini bankalar aracılığıyla serbesttir.

5

Kredi Teyidi Mekanizması

TCMB Genelgesi Madde 19 (5)

Bankalar, SWIFT mesajlarını kontrol ederek kredinin vadesi ve faiz oranı gibi bilgileri içeren sözleşmeyi talep ederler.

5

Raporlama ve Bildirim Zorunluluğu

TCMB Yönetmeliği

En yüksek nakdi kredi bakiyesi olan firmaların TCMB sistemine veri bildirim sorumluluğu (veri doğruluğu firma yönetiminde).

6

Serbest Bölge Konumu

TCMB Genelgesi

Serbest Bölge firmaları, yurt dışında yerleşik kişi olarak kabul edilir.

5

Bölüm IV: Vergi Yükümlülükleri ve Maliyet Analizi (Stopaj ve ÇVÖA)

Yurt dışı faiz ödemeleri üzerindeki vergi yükümlülükleri, toplam borçlanma maliyetini (All-in Cost of Debt) doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biridir. Bu nedenle, stopaj (withholding tax) uygulamaları ve Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları (ÇVÖA) titizlikle analiz edilmelidir.

4.1 Stopaj Mekanizması ve Standart Oranlar

Türkiye’de yerleşik kurumların, yurt dışındaki dar mükellef kurumlara (banka veya finans kuruluşları) yaptığı faiz ödemeleri üzerinden, Kurumlar Vergisi Kanunu (KVK) Madde 30 uyarınca stopaj yapılması gerekmektedir. Yurt dışındaki bir kurumdan alınan ticari kredi faizleri için standart kurumsal stopaj oranı genel olarak %10 olarak uygulanır.7 Serbest meslek ödemeleri gibi diğer ödeme türlerinde ise bu oran %20'ye çıkabilmektedir.8

4.2 Geçici Düşük Stopaj Oranlarının Stratejik Önemi

Cumhurbaşkanı Kararları (BKK) ile belirli dönemlerde stopaj oranları indirilerek yurt dışı borçlanma maliyeti önemli ölçüde düşürülmüştür. Bu indirimli oranlar, özellikle uzun vadeli krediler için büyük bir maliyet avantajı yaratmaktadır:

  • Vadesi 1 yıldan uzun olan kredilerde uygulanan stopaj oranı %0’dır.9

  • Vadesi 1 yıla kadar (dahil) olanlarda %3.9

  • Vadesi 6 aya kadar (dahil) olanlarda %5.9

Bir şirket için uzun vadeli (örneğin 3 yıl vadeli) bir kredi kullanıldığında %10 yerine %0 stopaj uygulanması, borcun efektif maliyetini (APR) çarpıcı biçimde düşürmektedir. Uzun vadeli yurt dışı kredinin en büyük maliyet avantajı, sadece faiz marjının düşük olması değil, aynı zamanda geçici olarak uygulanan bu %0 stopaj oranıdır. Finans ekipleri, kredi yapılandırması sırasında bu stopaj avantajını (gross-up maddesi dahil) faiz oranları üzerine müzakere ederken mutlaka göz önünde bulundurmalıdır. Ancak, bu oranların uygulama süresi periyodik olarak uzatılmakta olup (Örn: En son 30 Nisan 2024 tarihine kadar uzatılmıştır) 9, sürenin sona ermesi ve oranın standart %10’a dönmesi riski, faiz maliyetini aniden artırabilir.

4.3 Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları (ÇVÖA)

Türkiye'nin borcun alındığı ülke ile Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması imzalamış olması durumunda, genellikle Anlaşma’da belirlenen daha düşük stopaj oranı uygulanır. ÇVÖA hükümleri, geçici düşük stopaj oranlarının sona ermesi durumunda vergi planlamasında temel bir referans noktasıdır. Bununla birlikte, Mali İdare tarafından, BKK ile belirlenen geçici düşük oranlar karşısında ÇVÖA hükümlerinin ne şekilde uygulanacağı konusunda halen tereddütler bulunmakta ve açıklayıcı düzenleme ihtiyacı devam etmektedir.7 Bu hukuki belirsizlik, vergi planlamasını zorlaştırmaktadır.

Aşağıdaki tablo, yurt dışına faiz ödemelerinde stopaj oranlarının sağladığı maliyet avantajını özetlemektedir:

Table Title

Kredi VadesiGeçici Uygulanan Stopaj Oranı (BKK)Standart KVK Md. 30 OranıMaliyet Etkisi (Analiz)
1 yıldan uzun%0%10En büyük maliyet avantajını sağlar; vade uzadıkça avantaj artar.
1 yıla kadar (Dahil)%3%10Standart orana göre %7 puanlık önemli indirim.
6 aya kadar (Dahil)%5%10Kısa vadede dahi maliyet avantajı mevcuttur.
ÇVÖA HükümleriAnlaşmaya Göre DeğişirAnlaşma Oranı (Genellikle %0 - %10 arası)BKK sürelerinin bitmesi durumunda vergi planlamasında temel referans noktasıdır.

Bölüm V: Finansal Risk Yönetimi ve Türev Ürünler (Hedging)

Yurt dışından yabancı para (FX) kredisi kullanmak, kaçınılmaz olarak kur ve faiz riski yaratır. Bu risklerin etkin yönetimi, borçlanmanın sağladığı maliyet ve vade avantajını korumak için hayati öneme sahiptir. Risk yönetimi yöntemleri; sigortalama, aktif-pasif yönetimi ve türev ürün işlemleri olarak gruplandırılabilir.10

5.1 Yabancı Kredi Risk Profili

  • Kur Riski: Türk Lirası’nın yüksek volatilitesi nedeniyle, yabancı para biriminde borçlanılan anaparanın ve faizin TL karşısında değer kaybetme riski, tüm maliyet avantajını hızla silme potansiyeli taşır.

  • Faiz Oranı Riski: Genellikle değişken faizli olarak kullanılan uluslararası kredilerde (Libor/SOFR gibi referans oranlara bağlı), küresel faiz oranlarının artması borç ödeme maliyetini yükseltme riski yaratır.10

  • Likidite Riski: Vade uyumsuzluğu veya beklenmedik teminat tamamlama çağrıları karşısında nakit ihtiyacını karşılama riski.10

5.2 Kur ve Faiz Riskinden Korunma Stratejileri

Yurt dışı borçlanmada türev ürünler, kurumsal risk yönetimi için en temel korunma araçlarıdır.

Türev Ürünlerin Kullanımı

Kur riskine karşı korunmak için Forward, Opsiyon ve Swap sözleşmeleri kullanılabilir.10

  1. Swap Sözleşmeleri: En sık tercih edilen korunma aracıdır.

    • Faiz Swapları (Interest Rate Swap): Değişken faiz ödeme yükümlülüğünü sabit faiz yükümlülüğüne çevirerek faiz artış riskine karşı korunma sağlar.10

    • Kur Swapları (FX Swap): Borç anapara ve faiz ödemelerini belirli bir kurdan sabitlemek için kullanılır.

  2. Forward Sözleşmeleri: Gelecekteki belirli bir tarihte, önceden belirlenmiş bir kurdan döviz alma veya satma taahhüdü vererek kur riskini sabitlemek amacıyla kullanılır.10

  3. Opsiyonlar: Belirli bir fiyattan döviz alma veya satma hakkı (yükümlülüğü değil) vererek esnek korunma sağlar.

Şirketlerin finansal riskleri yönetmek için türev ürün kullanması bir zorunluluk olarak görülmelidir. Kur riskinin kilitlenmesi (hedging), kredi anlaşması müzakereleri sırasında zorunlu bir adım olmalı, opsiyonel bir uygulama olarak bırakılmamalıdır. Aktif-pasif yönetimi ile döviz gelirlerinin borç ödeme yükümlülükleri ile eşleştirilmesi (Doğal Korunma) de riski azaltmanın bir diğer etkili yoludur.10

Aşağıdaki tablo, kur ve faiz riskinin yönetiminde kullanılan temel türev ürünleri özetlemektedir:

Table Title

Risk Türü

Korunma Aracı

İşleyişi

Avantajı

Kur Riski

Forward, Opsiyon, Swap

Gelecekteki kur seviyesini sabitleme veya koruma hakkı satın alma.

Volatiliteye karşı borç geri ödeme maliyetini kesinleştirmek. 10

Faiz Oranı Riski

Swap

Değişken faiz ödeme yükümlülüğünü sabit faize çevirme.

Faiz artışlarından kaynaklanan öngörülemeyen maliyet şoklarını önlemek. 10

Kredi Riski / Likidite

Aktif-Pasif Yönetimi, Türev Ürünler

Vade uyumunun sağlanması, nakit akışı eşleştirilmesi.

Erken ödeme veya teminat tamamlama risklerine karşı bilançoyu güçlendirmek. 10

Sonuç ve Tavsiyeler

Yurt dışından kredi kullanmak, Türk şirketleri için bilançoyu güçlendiren ve rekabet avantajı sağlayan stratejik bir karardır. Bu süreçte başarıya ulaşmak için, sadece fon temini değil, aynı zamanda üç temel disiplinin bir arada yönetilmesi gerekmektedir:

  1. Stratejik Kaynak Optimizasyonu: Özellikle büyük CAPEX projelerinde, ECA kredileri gibi düşük maliyetli ve uzun vadeli kaynakların önceliklendirilmesi, borçlanmanın ekonomik faydasını maksimize eder. ECA’nın risk ağırlığını düşürme gücü, şirketin kendi kredi notundan bağımsız olarak daha uygun koşullarla borçlanmasını sağlar.1

  2. Titiz Durum Tespiti Hazırlığı: Uluslararası kreditörler, sadece finansal performansa değil, iş modelinin sürdürülebilirliğine (Ticari DD) 3 ve olası gizli mali yükümlülüklere (Vergi DD) 4 odaklanır. Şirket, DD sürecinde şeffaflık ve hazırlık sağlayarak daha iyi kredi şartları elde etmelidir.

  3. Mevzuat ve Maliyet Uyumu: Kredi kullanımı serbest olsa da, TCMB’ye doğru ve zamanında bildirim yapma sorumluluğu firma yönetimindedir.6 Ayrıca, yurt dışına yapılan faiz ödemelerindeki %0 veya düşük stopaj oranları 9, borçlanmanın toplam maliyetini dramatik şekilde düşüren en büyük avantajdır ve bu avantajın sözleşme müzakerelerinde korunması önemlidir.

  4. Zorunlu Risk Yönetimi: Türk Lirası’nın volatilitesi göz önüne alındığında, türev ürünler (özellikle Swap) aracılığıyla kur riskinin kilitlenmesi, yurt dışı kredinin sağladığı tüm maliyet avantajını korumak için zorunlu bir finansal disiplindir.10 Yeterli risk yönetimi mekanizması kurulmadan FX borçlanması, yüksek kur riski nedeniyle tüm operasyonel kârlılığı tehdit edebilir.

Yurt dışından Kredi Süreçleri ile ilgili danışmanlık hizmeti almak için bize ulaşabilirsiniz.

info@ozmconsultancy.com