Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) 2026 Rehberi: Karbon Tahsisatları, Şirketlerin Yükümlülükleri ve Mali Etkileri
Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) 2026 Rehberi: Karbon Tahsisatları, Şirketlerin Yükümlülükleri ve Mali Etkileri

Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) 2026 Rehberi: Karbon Tahsisatları, Şirketlerin Yükümlülükleri ve Mali Etkileri
21 Ekim 2026 tarihli yeni yönetmelik | Şirketler, CFO'lar, mali müşavirler ve yabancı yatırımcılar için rehber
Türkiye, sera gazı emisyonlarının ekonomik bir değer üzerinden yönetilmesine yönelik düzenleyici altyapısını geliştirmeye devam ediyor.
21 Ekim 2026 tarihli ve 33407 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Piyasasının İşletilmesine İlişkin Yönetmelik, emisyon tahsisatlarının alınıp satılacağı piyasanın işleyişine ilişkin kuralları belirliyor.
Düzenleme, özellikle yüksek emisyonlu sektörlerde faaliyet gösteren şirketler açısından yalnızca çevresel uyum meselesi değildir. Karbon tahsisatlarının edinilmesi, elde tutulması ve teslim edilmesi; şirketlerin maliyet yönetimi, nakit akışı, iç kontrol süreçleri ve finansal raporlaması üzerinde etkiler doğurabilir.
1. Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) nedir?
Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (TR ETS), sera gazı emisyonlarının azaltılmasını teşvik etmek amacıyla emisyon tahsisatlarının piyasa mekanizması içerisinde alınıp satılmasını sağlayan düzenleyici sistemdir.
Sistem, emisyonlara bir ekonomik maliyet yükleyerek işletmeleri daha düşük karbonlu üretim yöntemlerine yönlendirmeyi amaçlar.
Basitleştirilmiş örnek:
Bir sanayi işletmesinin belirli bir dönem için 100.000 ton CO₂ eşdeğeri emisyon gerçekleştirdiğini varsayalım.
İşletmenin bu emisyonları karşılamak için kullanabileceği 80.000 tonluk tahsisatı bulunuyorsa, kalan 20.000 tonluk açık için ilgili mevzuat çerçevesinde ek tahsisat edinmesi gerekebilir.
Tersine, işletmenin kullanılabilir tahsisatları gerçekleşen emisyonlarını aşıyorsa, fazla tahsisatlar belirlenen piyasa kuralları çerçevesinde ekonomik değer taşıyabilir.
Bu örnek sistemin ekonomik mantığını açıklamaktadır. Gerçek tahsisat yükümlülükleri, kapsama alınma koşulları ve uygulama dönemleri ilgili mevzuata göre belirlenir.
2. 21 Ekim 2026 tarihli ETS Yönetmeliği neyi düzenliyor?
Yeni yönetmelik, Türkiye ETS piyasasının nasıl işletileceğine ilişkin temel usul ve esasları ortaya koymaktadır.
Düzenlemenin ana konuları şunlardır:
Birincil piyasada emisyon tahsisatlarının ihale yoluyla satılması
İkincil piyasada tahsisatların alım satımı
Piyasa katılımcılarının kayıt ve katılım işlemleri
İşlem Kayıt Sistemi ile piyasa arasındaki bağlantı
Tahsisatların transferi, itfası ve iptali
Teminat, takas ve uzlaştırma süreçleri
Piyasa gözetimi ve katılımcıların yükümlülükleri
Burada önemli bir ayrım bulunmaktadır: Bu yönetmelik, ETS'nin tüm sektörler bakımından kapsamını tek başına belirleyen bir düzenleme değildir. Esas olarak piyasanın işletilmesine odaklanmaktadır.
Bu nedenle bir şirketin ETS kapsamına girip girmediği, tahsisat ihtiyacı ve uygulama takvimi ayrıca değerlendirilmelidir.
3. Birincil ve ikincil karbon piyasası arasındaki fark nedir?
Birincil piyasa, tahsisatların piyasa katılımcılarına ihale yöntemiyle sunulduğu piyasadır.
İkincil piyasa ise tahsisatların piyasa katılımcıları arasında işlem gördüğü piyasadır.
| Özellik | Birincil piyasa | İkincil piyasa |
|---|---|---|
| Temel işlev | Tahsisatların ihale yoluyla satılması | Tahsisatların el değiştirmesi |
| İşlem modeli | İhale | Piyasa işlemleri |
| Şirket açısından önemi | Tahsisat edinimi | Açık veya fazla pozisyonunun yönetimi |
| Mali etkisi | Tahsisat edinim maliyeti | Alım, satım ve fiyat değişimlerinin etkileri |
Şirketler açısından karbon yönetimi yalnızca tahsisat satın alma işleminden ibaret olmayacaktır. Tahsisat ihtiyacının öngörülmesi ve fiyat riskinin yönetilmesi de önem kazanacaktır.
4. ETS hangi şirketleri etkileyebilir?
Türkiye ETS, özellikle sera gazı emisyonları yüksek olan ve ilgili düzenlemeler kapsamında sisteme dahil edilen tesisler açısından önem taşımaktadır.
Potansiyel olarak etkilenebilecek sektörler arasında enerji üretimi, demir-çelik, çimento, alüminyum, kimya ve diğer enerji yoğun sanayi faaliyetleri bulunmaktadır.
Ancak bir şirketin bu sektörlerden birinde faaliyet göstermesi, otomatik olarak ETS yükümlüsü olduğu anlamına gelmez.
Şirketin tesis bazındaki faaliyetleri, emisyon verileri, mevzuatta belirlenen eşikler ve kapsam kararları birlikte incelenmelidir.
Ayrıca ETS kapsamında doğrudan yükümlü olmayan şirketler de tedarikçilerinin karbon maliyetleri nedeniyle dolaylı maliyet artışlarıyla karşılaşabilir.
5. Karbon tahsisatları şirketlerin finansal tablolarını nasıl etkileyebilir?
Karbon tahsisatları, şirketler açısından yeni bir finansal yönetim alanı oluşturabilir.
Özellikle dört başlık öne çıkmaktadır.
Tahsisat edinim maliyeti
İhaleden veya ikincil piyasadan tahsisat satın alan şirketler, bu işlemler nedeniyle nakit çıkışı gerçekleştirebilir.
Emisyon yükümlülükleri
Gerçekleşen emisyonlar karşılığında teslim edilmesi gereken tahsisatlar, finansal raporlama bakımından yükümlülük değerlendirmesi gerektirebilir.
Tahsisatların değerlemesi
Edinilen tahsisatların muhasebeleştirilmesi ve sonraki dönemlerde ölçümü, uygulanacak finansal raporlama çerçevesine ve tahsisatların elde tutulma amacına göre değerlendirilmelidir.
Nakit akışı ve bütçeleme
Karbon fiyatlarındaki değişiklikler, özellikle enerji yoğun işletmelerin üretim maliyetlerini ve nakit akışı tahminlerini etkileyebilir.
Önemli: Yönetmelik, karbon tahsisatlarının VUK, TMS/TFRS veya vergi mevzuatı açısından bütün muhasebe ve vergilendirme sonuçlarını tek başına düzenlememektedir. Bu konular ayrıca teknik inceleme gerektirir.
6. Karbon tahsisatlarının muhasebeleştirilmesi nasıl yapılır?
Karbon tahsisatlarının muhasebeleştirilmesinde öncelikle şu soruların yanıtlanması gerekir:
Tahsisat bedelsiz mi, bedel karşılığında mı edinildi?
Tahsisat emisyon yükümlülüğünü karşılamak amacıyla mı tutuluyor?
Tahsisat alım satım amacıyla mı edinildi?
İşletme hangi finansal raporlama standartlarını uyguluyor?
Gerçekleşen emisyonlar nedeniyle finansal tablolara yansıtılması gereken bir yükümlülük bulunuyor mu?
Bedelsiz tahsisatlar ile satın alınan tahsisatların muhasebe sonuçları aynı olmayabilir.
Benzer şekilde, üretim faaliyetlerinden kaynaklanan emisyon yükümlülüğünün muhasebeleştirilmesi ile ticari amaçlı tahsisat işlemleri farklı değerlendirmeler gerektirebilir.
Türkiye'de vergi amaçlı kayıtlar ile TMS/TFRS kapsamında hazırlanan finansal tablolar arasında farklılıklar oluşması da mümkündür.
Bu nedenle şirketlerin, ilk tahsisat işlemini gerçekleştirmeden önce yazılı bir muhasebe politikası oluşturması uygun olacaktır.
7. ETS işlemlerinde KDV ve kurumlar vergisi uygulanacak mı?
Bu konu şirketlerin en fazla dikkat etmesi gereken alanlardan biridir.
Emisyon tahsisatlarının devri, edinimi veya elden çıkarılmasının vergisel sonuçları, işlemin hukuki niteliği ve yürürlükteki vergi düzenlemeleri çerçevesinde ayrıca incelenmelidir.
Özellikle şu başlıklar değerlendirilmelidir:
KDV: Tahsisat devirlerinin KDV karşısındaki durumu, işlem türü ve uygulanabilir özel düzenlemeler dikkate alınarak belirlenmelidir.
Kurumlar vergisi: Tahsisat satışından doğan gelirler, edinim maliyetleri ve emisyon yükümlülüklerine ilişkin giderlerin vergi matrahına etkisi ayrıca analiz edilmelidir.
Dönem sonu değerlemesi: Kullanılmayan tahsisatların dönem sonundaki muhasebe ve vergi değerlemesi birbirinden farklı sonuçlar doğurabilir.
Belgelendirme: Tahsisat işlemlerinin dayanağı olan kayıt, işlem bildirimi ve finansal belgelerin muhafazası önem taşır.
21 Ekim 2026 tarihli piyasa işletim yönetmeliği, bütün bu sorulara doğrudan bir vergi çözümü getirmemektedir.
Bu nedenle, karbon tahsisatlarının her durumda KDV'den istisna olduğu veya bütün edinim bedellerinin doğrudan gider yazılabileceği şeklindeki genellemelerden kaçınılmalıdır.
8. Türkiye ETS ile Avrupa Birliği CBAM arasındaki ilişki nedir?
Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM), belirli ürünlerin AB'ye ithalatında gömülü emisyonlara ilişkin yükümlülükler öngörmektedir.
Türkiye ETS ise Türkiye'de belirlenen kapsam dahilindeki emisyonlar için ulusal bir piyasa mekanizması oluşturmayı hedeflemektedir.
İki düzenleme birbirinden farklıdır; ancak AB'ye ihracat yapan Türk üreticileri açısından birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle Türkiye'de fiilen ödenen karbon bedellerinin CBAM hesaplamalarında hangi şartlarla dikkate alınabileceği önem taşımaktadır.
Türkiye'de ETS kapsamında tahsisat satın alınması, AB'deki CBAM yükümlülüklerinin kendiliğinden ortadan kalkacağı anlamına gelmez.
9. Şirketler ETS'ye nasıl hazırlanmalı?
Şirket yönetimlerinin ETS hazırlıklarını yalnızca çevre veya sürdürülebilirlik departmanlarına bırakmaması gerekir.
Finans, vergi, hukuk, üretim ve uyum fonksiyonları arasında koordinasyon kurulmalıdır.
Önerilen hazırlık süreci:
Aşama 1 — Kapsam analizi: İşletmenin ve tesislerinin ETS kapsamındaki konumu belirlenir.
Aşama 2 — Emisyon verilerinin incelenmesi: Mevcut sera gazı emisyon raporları, doğrulama süreçleri ve veri kalitesi değerlendirilir.
Aşama 3 — Tahsisat ihtiyacının modellenmesi: Muhtemel tahsisat ihtiyacı ve fiyat senaryoları üzerinden maliyet tahminleri hazırlanır.
Aşama 4 — Muhasebe ve vergi analizi: Tahsisatların kayda alınması, yükümlülüklerin raporlanması ve olası vergisel sonuçlar değerlendirilir.
Aşama 5 — İç kontrol tasarımı: Tahsisat işlemlerine ilişkin yetki, onay, kayıt ve mutabakat süreçleri belirlenir.
Aşama 6 — Yönetim raporlaması: Karbon maliyetleri bütçe, yatırım ve nakit akışı planlamasına dahil edilir.
10. Sıkça sorulan sorular
Türkiye'de karbon ticareti yasal mı?
Türkiye'de emisyon ticaret sisteminin kurulması ve işletilmesine ilişkin yasal ve ikincil düzenleme altyapısı oluşturulmaktadır. 21 Ekim 2026 tarihli yönetmelik, ETS piyasasının işletilmesine ilişkin kuralları düzenlemektedir. Fiilî piyasa işlemleri ve katılım imkânları için uygulama takvimi ayrıca dikkate alınmalıdır.
Türkiye ETS ne zaman başlayacak?
Piyasanın fiilen işlem görmeye başlaması, ilgili uygulama takvimi ve yetkili kurumların kararlarına göre değerlendirilmelidir. Yönetmeliğin yayımlanması, bütün işletmelerin aynı gün tahsisat ticaretine başlayacağı anlamına gelmez.
Her şirket karbon tahsisatı satın almak zorunda mı?
Hayır. Tahsisat yükümlülükleri, ETS kapsamına alınan faaliyetler ve ilgili düzenlemeler çerçevesinde belirlenir.
Karbon tahsisatı ile gönüllü karbon kredisi aynı şey mi?
Hayır. ETS tahsisatı, düzenlenmiş emisyon ticaret sisteminde kullanılan bir araçtır. Gönüllü karbon kredileri ise farklı standart ve mekanizmalar kapsamında oluşturulabilir. Birbirlerinin yerine kullanılabilmeleri ancak ilgili mevzuatın izin verdiği ölçüde mümkündür.
ETS maliyetleri kurumlar vergisinden indirilebilir mi?
Bu soruya bütün işlemler için geçerli tek bir yanıt verilemez. Edinim amacı, giderin niteliği, muhasebeleştirme yöntemi ve vergi mevzuatı birlikte değerlendirilmelidir.
Türkiye ETS yabancı yatırımcıları etkiler mi?
Evet, Türkiye'de ETS kapsamına giren tesislere sahip yabancı sermayeli şirketler bakımından doğrudan etkiler söz konusu olabilir. Diğer yabancı yatırımcılar için ise tedarik zinciri, üretim maliyetleri ve yatırım değerlendirmeleri üzerinden dolaylı etkiler ortaya çıkabilir.
11. Sonuç: Karbon yönetimi finansal yönetimin bir parçası haline geliyor
Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi'nin gelişmesi, şirketlerin emisyonlarını yalnızca çevresel göstergeler olarak değil, potansiyel finansal yükümlülükler ve maliyet unsurları olarak da değerlendirmesini gerektiriyor.
21 Ekim 2026 tarihli yönetmelik, bu dönüşümün piyasa altyapısı bakımından önemli bir düzenlemesidir.
Şirketler açısından öncelik, ETS kapsamındaki konumlarını belirlemek ve tahsisat işlemlerinin muhasebe, vergi, finansal raporlama ve nakit akışı üzerindeki etkilerini önceden analiz etmek olmalıdır.
Professional Advisory | ETS Tax & Financial Impact Review
Is your Turkish company prepared for the financial and tax implications of emissions trading?
The introduction of Türkiye's Emissions Trading System may create new accounting, tax, reporting and compliance considerations for industrial businesses and foreign-owned Turkish subsidiaries.
We assist companies in assessing the financial and tax implications of regulatory changes, including accounting treatment, corporate tax considerations, transaction documentation and cross-border reporting matters.
Request a professional consultation with CPA Evren Özmen to discuss the implications for your Turkish operations.
Website: https://evrenozmen.com.tr
Disclaimer: This article provides general information based on the regulation published on 21 October 2026. It does not constitute a company-specific legal, accounting or tax opinion.
About the author
- Evren Özmen is an Istanbul-based CPA / SMMM advising remote workers, freelancers, contractors and international founders on Turkish taxation of foreign-client income. Founder, OZM Consultancy. Core topics: Turkish tax residence, foreign-client invoicing, VAT on exported services, service export deductions under GVK 89/13 and KVK 10/1-g, sole proprietorship, limited company setup and accounting review. Primary contact: info@ozmconsultancy.com Business website: https://ozmconsultancy.com This profile and Evrenozmen.com.tr provide general information. Case-specific review is required before applying any tax position.
Comments
Join the discussionNo comments yet. Be the first to comment.




